|
|
|
|
Kritik soru şu: Puma, avının peşinden ne kadar koşar? Puma koşusunu avının cüssesine göre ayarlar. Yani ceylanı yakalamak için harcadığı süreyi asla bir tavşan için harcamaz.
İnsanoğlunun eşref-i mahlukat olduğuna şüphe yok. Lakin, hayvanlardan alacağı çok dersler var. Sadece ilkokulda okuduğumuz ağustos böceği ile karıncadan, karga ile tilkiden değil; kazlardan ve pumalardan da. Kazların beraber uçuşta nasıl iki misli hıza ulaştıklarını bir ara yazmıştım. Bugün size aptal puma sendromundan söz etmek istiyorum. Türkçede "pire için yorgan yakmak" veya (tam uymasa da) "papaza kızıp oruç bozmak" gibi deyişler var. Bu sözlerle anlatılmak istenen, genel olarak şudur: Yaptığımız her işi önce kafamızla, sonra elimizle yapalım. Maliyetini hesaplamadığımız işlere girişmeyelim. Hele hele, maliyetinin getirisinden çok yüksek olacağı açık seçik olan işlere asla bulaşmayalım. Puma, malumunuz (yahut gayr-ı malumunuz) olduğu üzere, vahşi kedilerin uzak atalarından bir acayip hayvandır. Yaklaşık iki metre uzunluğunda, benekli bir yırtıcı. Bu harika orman kedisi birçok özelliğiyle ünlüdür. Fakat en çok da hızlı ve kıvrak koşusuyla bilinir. Avının peşine düştüğü andan itibaren, giderek hızlanan, vücudunun bütün eklem ve kaslarını ortaya çıkaran hareketlerini seyretmek tam anlamıyla bir zevktir. Ancak, bu koşu bazan pumanın, bazan da paçasını kurtarmaya çalışan kurbanın zaferiyle sonuçlanır. Kritik soru şudur: Puma, avının peşinden ne kadar koşar? Ormanların vahşi avcısını, medeniyetlerin kurucusu insandan ayıran ve ona çoğu zaman örnek haline getiren, pumanın hesaplı koşusudur. Puma, avının peşinden sürdürdüğü ölüm koşusunu, her zaman avının cüssesine göre ayarlar. Yani ceylanı yakalamak için koştuğu süre ile, tavşanı yakalamak için harcadığı süre aynı değildir. Puma 'insan' değildir; onun için, sadece ara sıra değil, her zaman 'aklını' kullanır. Sizi merakta bırakmayayım: Vahşi pumamız hemen bir masraf/kazanç hesabı yapar ve koşusunu bu hesaba göre ayarlar. Koşarken harcadığı enerji miktarı, avından elde edeceği potansiyel enerji miktarını aştığı zaman, koşmaktan vazgeçer. 'Yenilgiyi' kabul edip başka bir av arar. Binaenaleyh, ceylanın peşinden fazla, tavşanın peşinden ise çok daha az koşar. Aptal puma yoktur; ama hepimiz tecrübeyle biliriz ki, insanlar arasında aptal puma sendromu son derece yaygındır. Pumanın davranışının tersini yapan, mesela bir tavşanın peşinden yıllarca koşan, sonra yakaladığı avı bir öğünde bitiren nice 'delikanlı' var aramızda. (Onlardan birini görmemek için, yıllardır aynaya bakmıyorum!) Başarının sırrı pumalıkta, yani harcanan emek ile ulaşılan sonuç arasındaki dengeyi iyi tesbit etmekte yatıyor. Şimdi söyleyin bakalım: Sizin de benim gibi yıllardır peşinde koşageldiğiniz tavşan ne? Kaz aklı deyip geçmeyin!
Göç eden kazları gökyüzünde süzülürken seyredenler bilir, V şeklinde bir ekip meydana getirerek uçarlar. Bilim adamlarının merakını çekmiş ve araştırmışlar, kazlar niçin V şeklinde uçuyorlar diye. Ulaştıkları sonuç, pumayı inceleyenlerin ulaştığından çok farklı değil. Uçmakta olan her kaz, kanat çırptığında arkasındaki kazın kanatlarını yukarı kaldıran bir hava akımı meydana getiriyor. Böylece topluluk halinde uçan kazlar, yalnız uçan kazlardan %71 daha hızlı uçuyorlar. Kazlardan biri V grubundan çıktığı zaman, uçmakta güçlük çekiyor. Çünkü kaldıraçlı hava akımının dışında kalmıştır. Vakit kaybetmeden hemen gruba geri dönüyor ve V'nin gücünü kullanıyor. Hülasa, ortak hedefi olan ve bu hedefe kilitlenerek ekip oluşturan 'adam' kafalı kazlar, birbirlerinin kuvvetinden yararlanarak etkilerini neredeyse ikiye katlıyorlar. Kendilerine kaz kafalı denmesinden hiç hazzetmeyen insanlarsa, yalnız başlarına çırpınıp duruyorlar.Burada da kritik soru şu: Ekibin lideri hiç yorulmuyor mu? Sonuna kadar ekibin başında mı kalıyor? Hayır! Kısa zaman sonra yoruluyor ve yerini hemen arkasındaki iki kazdan biri alıyor. Şef en arkaya geçiyor ve bu liderlik değişimi yolculuk boyunca devam ediyor. Çağdaş işletme diliyle söylersek, liderlik sorumluluğu paylaşılıyor; böylelikle topluluk ivme kazanıyor. Arkadan uçan kazlar, sürekli bağırarak öndekileri coşturuyor ve hızın kesilmemesini sağlıyorlar. Son bir gözlem: Ekipteki kazlardan biri rahatsızlanır veya avcılar tarafından vurulup da uçamayacak hale gelirse, hemen muazzam bir sigorta sistemi devreye giriyor. İki kaz gruptan ayrılarak yaralı kazın yanına gidiyorlar. Yeniden uçabilene veya ölümüne kadar yanından ayrılmıyorlar. Sonra başka bir V topluluğuna katılarak kendi gruplarına yetişinceye kadar onlarla beraber uçuyorlar. Söyleyin şimdi: Aranızda en kaz kafalı kim?
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |