|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kabineden askere vize
Bakanlar Kurulu toplantısından sonra yapılan açıklamada, ABD'nin Afganistan'a yönelik başlattığı Sürekli Özgürlük Harekatı kapsamında 90 kişilik bir harekat grubunun görevlendirilmesinin kararlaştırıldığı bildirildi.
Hükümet, "Sürekli Özgürlük Harekatı" kapsamında, yaklaşık 90 kişilik bir özel harekat grubunun görevlendirilmesini kararlaştırdı. Bakanlar Kurulu toplantısı sürerken Çankaya'ya çıkan Başbakan Bülent Ecevit, çıkışta, asker gönderilmesi için Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'den onay alındığını açıkladı. Bakanlar Kurulu toplantısından sonra yapılan Başbakanlık Açıklaması'nda Kuzey İttifakı güçlerini yönlendirme, insani yardım harekatına askeri destek, gerektiğinde sivil halkın tahliyesine yardım sağlamak amacıyla harekatı destekleyen ülkelerin bazılarından kuvvet talebinde bulunduğu anımsatıldı. Türkiye'den tam destek Sözkonusu talebin, 26 Ekim 2001 tarihinde hükümete ulaştığı belirtilen açıklamada, şöyle denildi: "Türkiye, ABD'nin 11 Eylül 2001 günü gerçekleştirilen terörist saldırılarını takiben başlatmış olduğu 'Sürekli özgürlük harekatı'na, terörizm ile küresel ölçekte mücadele edilmesini savunan yerleşmiş tutumu ve NATO Antlaşması'nın 5. maddesi çerçevesindeki yükümlülüklerini dikkate alarak tam destek vermiştir. Türkiye ilk aşamada hava sahasını ve 2 askeri havaalanını ABD'nin insanı yardım ve askeri amaçlı uçuşlarına açmış, lojistik destek sağlamıştır." Son olarak ABD'nin "keşif, teröristlerle mücadele, Kuzey İttifakı güçlerini yönlendirme ve insani yardım harekatına destek, masum halkın korunması ve gerektiğinde sivil halkın tahliyesine yardım sağlamak amacıyla" harekatı destekleyen ülkelerden kuvvet talebinde bulunduğu belirtilen açıklamada, bu talebin, koalisyon ortakları, askeri ve sivil makamlarca etraflıca inecelendiği ifade edilen açıklamada, konunun Cumhurbaşkanı'na arzedildiği belirtilerek şöyle denildi: Harekat insanlığın yararına "TBMM'nin 10 Ekim 2001 tarih ve 722 sayılı kararında belirtildiği üzere ABD'nin terörizme karşı başlattığı 'Sürekli özgürlük harekatı'nın başarıya ulaşması, tüm insanlığın yararınadır. Bu harekatı, İslam'a karşı bir eylem gibi göstermeye kalkışanlar, barış dini olan İslam'ın yüce değerleriyle çelişmektedirler. Yapılan bu değerlendirmeler neticesinde, TBMM'nin verdiği yetkiye istinaden NATO yükümlülüklerimizin ışığında ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1368 ile 1373 sayılı kararları doğrultusunda ayrıca terörizmle mücadele siyasetimizin sürdürülmesinin bir gereği olarak söz konusu talebin karşılanması ve yaklaşık 90 kişilik bir özel harekat grubunun görevlendirilmesi hükümetimizce kararlaştırılmıştır. Söz konusu karar alınırken yukarıdaki hususların yanı sıra, Kuzey İttifakı'nın eğitim ve hazırlıklarının geliştirilmesine Afgan halkının insanı ihtiyaçlarının karşılanmasına, Afganistan'da tüm etnik grupların katılacağı geniş tabanlı bir yönetimin oluşturulmasına katkıda bulunarak, bu ülkeyi istikrara kavuşturmak ve Afgan kardeşlerimizin esenliğine hizmet etmek amaçlanmıştır." Ecevit: Savaşın içindeyiz Afganistan'a asker gönderilmesi kararının ardından Başbakan Bülent Ecevit, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu durumu, "Olumlu veya tehlikeli sonuçları olabilecek bir sürece girdik" diye özetledi. Ecevit, Afganistan'a ilk aşamada gönderilecek olan ve 90 kişiden oluşan birliğin en kısa sürede bölgeye hareket edeceğini belirterek, birliğimizin Afganistan'ın kuzeyinde konuşlanacağını ve ABD birliklerinin içinde görev yapacağını açıkladı. Yeri ve zamanı belirsiz Başbakan Bülent Ecevit, birliklerimizin sıcak çatışmalara girip girmeyeceği yönündeki sorulara ise "Sıcak savaşın nerede olacağı ve ne zaman biteceği belli değil" diye cevap verdi. Başbakan Bülent Ecevit Afganistan'a asker gönderilmesiyle ilgili Bakanlar Kurulu kararının ardından gazete ve televizyonların Ankara temsilcilerine açıklamalarda bulundu. Başbakanlık merkez binasında yapılan toplantıya Dışişleri Bakanı İsmail Cem ile Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Uğur Ziyal de katıldı. Terörle mücadeleye atıf Konuşmasının başında Türkiye'nin terörle mücadeleye verdiği önemi anlatan Başbakan Ecevit, 11 Eylül'den sonra terörizme karşı açılan mücadelede Türkiye'nin kayıtsız kalamayacağını söyledi. Afganistan'a gönderilecek birliğin en kısa sürede bölgeye intikal edeceğini belirten Başbakan, birliğin Afganistan'ın kuzeyinde ve Amerikan birliklerinin içinde görev yapacağını ifade etti. Ecevit harekatın seyrine göre ilave asker gönderilip gönderilmeyeceği sorusuna ise net bir yanıt vermekten kaçındı. Başbakan Ecevit Afganistan'a asker gönderilmesi konusunda soruları yanıtladı. Pearson: ABD Türkiye'ye minnettar ABD'nin Ankara Büyükelçisi Robert Pearson, Türkiye'nin Afganistan'da Kuzey İttifakı'nı eğitmek üzere asker gönderme kararı için, ABD'nin "minnettar" olduğunu söyledi. Türk-Amerikan Dernekleri Asamblesi'nin (ATAA) 22. yıllık konferansında konuşan Pearson, "Türk hükümetinin verdiği karardan olağanüstü minnettarız. Bu, bizim yakın işbirliğimize bir örnek. Bu katkıya olağanüstü minnettarız ve Türk hükümeti ile detayları görüşüyoruz" dedi. Büyükelçi Pearson, "Türklerin karakterini, tarihini biliyoruz. Gerekirse, amaçlara ulaşmak için fedakarlık yapabilirler" diye konuştu. Atatürk'ü örnek aldık ABD Başkanı George W. Bush ise, ATAA 22. yıllık konferansına gönderdiği kutlama mesajında, Atatürk'ün, "bir savaşta zafere ulaşmanın hızlı ve en etkili yolu, uluslararası bir koalisyon kurmaktır. Bu şekilde saldırgana, saldırgan davranışlarıyla sonuç alamayacağı gösterilebilir'' sözünü hatırlattı. Sezer: Türkiye terörü iyi biliyor Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, konferansa gönderdiği kutlama mesajında ise, terörü yenerek normal hayata dönme tecrübesine sahip Türklerin edindiği tecrübenin, ABD`nin iyileşme çabalarına katkıda bulunacağına inandığını bildirdi. Türkiye'nin de terörist saldırılara yıllarca hedef olduğunu hatırlatan Sezer, "Türkiye ve Türk halkı yıllarca terörizmden çekti. Yine de terörizmi nasıl yeneceğimizi ve normale nasıl döneceğimizi öğrendik. Eminim ki, Türkiye'deki acı deneyimi yaşayan Türk asıllı Amerikalılar da ABD`nin iyileşme çabalarına katkıda bulunuyorlar" ifadelerini kullandı. 'Dinler savaşı'nın önüne geçtik Bu arada Dışişleri Bakanı İsmail Cem, terörizmin dini ya da coğrafyası bulunmadığını söyleyerek, Türk hükümetinin kararının herkese "harekatın İslam'a karşı olmadığına ilişkin verilen önemli bir mesaj" olduğunu kaydetti. Cem, "İç endişelere yönelmeden önce, biz Türkiye'de bunun sadece ABD`nin savaşı olduğunu düşünmüyoruz. Bu aynı zamanda bizim, Türkiye'nin savaşıdır" diye konuştu. Türkiye'nin zor durumu?
Ramazan yaklaşıyor. Harekat Ramazan'da devam edecek mi? Bu durumTürkiye'yi İslam ülkeleri karşısında zor durumda bırakır mı?
Daha önceki cephe gerisindeydi. Bu kez doğrudan cephenin içinde yer alıyor. Bu hükümet politikalarında bir değişiklik mi söz konusu?
Soru- Birliğin görev alanı belli mi?
Genelkurmay Başkanı Kıvrıkoğlu Afganistan'a kara harekatını bir bataklığa saplanılması olarak değerlendirmişti.
Karar Genelkurmay'a tebliğ edildi mi?
ABD'nin içinde yer almakla, bizim Afganistan'da sıcak savaşın asli unsuru olacağımız ortaya çıkıyor.
Asker talebi bize hangi kanaldan geldi?
İslam ülkeleri ile temas kuruluyor mu?
Eşgüdümden söz ederken, hükümet, MİT ve TSK'dan söz ettiniz. Sayın Cumhurbaşkanı'nı saymadınız.
IMF ve Dünya Bankası'ndan bir talep oldu mu?
Türkiye'nin attığı adımı hangi tarihi dönemle karşılaştırıyorsunuz.
Saadet Partisi Anayasa Mahkemesi'ne gidiyor Saadet Partisi, hükümetin Meclis'ten aldığı asker gönderme yetkisini iptali için gerekli olan 110 imzayı topladı. Saadet Partisi'nin iptal dilekçesini Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'na bugün veya en geç Pazartesi günü vermesi bekleniyor. Anayasa'nın 90. maddesine göre asker göndermeye izin verme yetkisinin Meclis'te olmasına rağmen hükümet tezkere ile bu yetkiyi Meclis'ten aldı. Saadet Partisi, asker gönderme yetkisi konusunda hükümete yetki verilmesinin yeni bir içtüzük ihdası olduğunu belirterek, "Anayasa'nın 90. maddesine göre asker gönderme yetkisi Meclis'indir. İçtüzük gereğince asker gönderme yetkisi ancak belirli süre için tanınabilir. Ama hükümetin süresiz olarak yetki alması İçtüzük ve Anayasa'ya aykırıdır" görüşlerine yer veriliyor. Saadet Partisi, asker gönderme yetkisi veren tezkerenin iptalinden önce "geçikmesinde telefisi imkansız zararlar doğacağı" gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasını da isteyecek. Çiller: Bir kaç kuruşa asker gönderiyorlar DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, ABD'nin isteği doğrultusunda Afganistan'a asker gönderilmesine karşı olmadıklarını ancak 'bir kuruş alabilmek için asker gönderiliyor görüntüsü' bulunduğunu söyledi. Çiller, "Türkiye, köşeye sıkıştırılmışken dünya kamuoyunun önünde sürüklenerek hem Meclis'te asker gönderme yetkisini almak mecburiyetinde bırakılmış, hem de istemeden asker gönderecek hale gelmiştir. Birkaç kuruşa muhtaç, onu alabilmek için askeri gönderen bir konuma itilmiştir." Savaşa, Türkiye'yi bu hale getirenler gitsin ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras, "Hükümet, Türkiye'yi, Kuzey İttifakı'nı eğitmekle bitmeyecek bir askeri maceraya sürüklüyor" dedi. Uras, yaptığı yazılı açıklamada, "Türkiye'nin adım adım bugünden yarına bitmeyecek bir savaşın içine çekildiğini" öne sürdü. İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ise, "Mehmetçik'i Afganistan'a göndereceklermiş. Ecevit, Bahçeli, Yılmaz, Çiller ve diğer ne kadar Amerikancı varsa onları da yanlarına alıp gidip savaşsınlar" dedi. Perinçek, Amerikancılar da Afganistan'a gidip savaşsınlar da Türkiye de onlardan kurtulsun" diye konuştu. Taliban: ABD'lilere katılan herkes düşmanımızdır
Taliban, Müslüman bir ülkeden olsun ya da olmasın, Afganistan'a Amerikan güçlerine destek için gelecek tüm askerlerin "düşman" olarak kabul edileceğini bildirdi. Taliban'ın İslamabad büyükelçisi Abdülselam Zaif, bir soru üzerine, "Müslüman bir ülkeden ya da bir başkasından gelecek ve Amerikalılar'a katılacak tüm askerler bizim için düşman olacaklardır" dedi. Zaif, "Eğer Afganistan'a saldırırlarsa, kendimizi savunuruz" dedi. Abdülselam Zaif, bu açıklamaları, gazetecilerin Türkiye ve Japonya'nın Amerikan askeri harekatına desteği konusunda sordukları soru üzerine yaptı.
|
|
|
|
|
|
|
|