|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Viral Hepatitle Savaşım Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. İsmail Balık, dünyada, yılda 50 milyon kişinin, Türkiye'de ise 100-150 bin kişinin Hepatit B'ye yakalandığını ve Türkiye'de 5 milyon Hepatit B taşıyıcısı bulunduğunu bildirdi. Milli Eğitim Bakanlığı Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü ile Viral Hepatitle Savaşım Derneği işbirliğinde ve Glaxo Smith Kline ilaç firmasının katkılarıyla gerçekleştirilen "Halkın Hepatit B Konusunda Bilinçlendirilmesi Kampanyası" kapsamında düzenlenen "Hepatit B Bilgilendirme Seminerleri", Başkent Öğretmenevi'nde başladı.
6 ilde Hepatit semineri düzenlenecek
Toplantının açılışında konuşan Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürü Esat Sağcan, amaçlarının halkın Hepatit B konusunda bilgilendirilmesini sağlamak olduğunu söyledi. Sağcan, 6 ilde yapılacak 300'er kişilik iki ayrı seminer ile toplam 3 bin 600 kişiye doğrudan ulaşmayı hedeflediklerini bildirdi. Seminerde bilgi veren, Viral Hepatitle Savaşım Derneği Genel Sekreteri ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İsmail Balık, Hepatit B'nin yaşamı tehdit edici bir hastalık olduğunu söyledi.
En etkin koruma aşı ile mümkün
Prof. Dr. İsmail Balık, sağlık personelinde, virüsü taşıyan kişilerle birlikte yaşayanlarda, kan transfüzyonu yapılan kişilerde, damar yolundan ilaç bağımlılarında, diş tedavisi görenlerde, hemodiyaliz hastalarında, hayat kadınlarında hastalık kapma riskinin daha fazla olduğunu anlattı. Hepatit B virüsüne karşı en etkin korunmanın aşı ile mümkün olduğunu vurgulayan Balık, aşının, yüzde 95 oranında bağışıklık sağladığını, bu bağışıklığın en az 5 yıl devam ettiğini ifade etti. Balık, Türkiye'de 5
milyon hepatit B taşıyıcısı bulunduğunu ve bunların 12 binin tedavi gördüğünü bildirdi. Balık, hastalığın, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde daha fazla görüldüğünü de kaydetti. Hastalığın, Hepatit B virüsü olarak bilinen bir virüsün karaciğere yerleşerek hasar vermesi ve karaciğerin işlevini göremez hale gelmesi olduğunu belirten Balık, virüsün, hastanın veya sağlam taşıyıcının kan ve diğer vücut sıvılarında (tükürük, ter, süt, sperm sıvısı, vajen sıvısı) bulunabildiğini ifade etti.
|
|
|
|
|
|
|