T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R

Devlet geleneği ve hediye

Geçen hafta haber bültenlerinin kendini holding olarak tanımlayan artistin (adını niye vereyim? Zaten ziyadesiyle yağlı ekmeğine bir kat da ben mi yağ süreceğim?) gözyaşları kadar bile ilgi göstermediği bir olay yaşandı Sinop Valiliğinde. Japon dışişleri görevlisi hidro elektirik santral için araştırmalar yapmak üzere Sinop'a gitmiş, Sinop valiliği de kendisine bir hediye vermek istemişti. Ne var ki bu hediye Japon görevli tarafından ret edildi. Çünkü Japon kanunlarına göre devlet görevlisinin alacağı hediye 50$ geçmemeliydi.

Memurunun alacağı hediyeyi bile kanuna bağlayan ve kanuna harfiyen uyan japon görevliye hayran olmamak mümkün değil. Hele de Clinton'ların trilyonluk hediyelerinin Beyaz Saray da skandala dönüşmesinin üzerinden henüz birkaç ay geçmişken ...

Osmanlı devlet geleneğinde büyüklerin küçüklerine hediye verme anlayışı hakimdir. Bunun için herkes kendinden yukarda olanların hediyesini kabul eder, kendinden aşağıda olanlara hediye verirdi. Bu anlayış çöküş devrine kadar geçerliliğini korumuş olup astın üstüne hediye vermeye kalkması en hafif kelimeyle densizlik olarak telakki edilirdi.

Devlet memurunun iktidar alanını daraltmamak için hediye kabul etmezliğine Halide Nusret Zorlutuna'nın babası Avnullan Kazımi'nin (Emine Işınsu'nun dedesi) tavrı çok güzel bir örnektir. Avnullah Kazımi İttihat ve Terakki ile başı hoş olmayan bir adamdır. Kendisi pek çok defalar mahkum edilmiş 1909'da Kerkük Mutassarrıflığına tayin olunmuştur. O sırada Antakya'da Ermeni ayaklanması başlamıştır. Avnullah Kazımi bey'in geçeceği yollarda Türkler arasında "Avnullah Kazımi Ermenidir" dedikodularının yayılması için gayret sarf edilmiş, diğer taraftan Ermenilere de "Türklere ek kuvvet getirdi" diye söylenmiştir. Böylelikle bir taraftan kurtulsa diğer taraftan kurtulamayacağı bir ateş çemberi oluşturulmuştur.

Komplocuların değil Allah'ın dediği olduğundan Avnullah Kazimi meşakkatli bir yolculuğun ardından Kerkük'e vasıl olur. Adet olduğu üzere o bölgenin ileri gelenleri derhal yeni mutasarrıfa çuvallarla erzak gönderirler. "Misafirin gelir gelmez çarşıya alış-verişe çıkması doğru değildir." Kendisi evde yokken gelmiş olan çuvalları mutasarrıf derhal sahiplerine iade eder. Hanımının "Burada adet böyle imiş" demesi üzerine gürler: "Ben böyle adet bilmem, istemem. İşte koskoca Osmanlı İmparatorluğu bu sakim adetler yüzünden acınacak hale düştü. Devlet batıyor hanım, batıyor. Devlet nüfusu iki çuval pirinç, üç teneke yağ için oyuncak ediliyor. Hediye imiş, hediye hısım akraba arasında, yakın ahbaplar arasına verilir, alınır. Bana pirinç hediye eden adam kim imiş?.. Hiç tanımadığım bir insan ilk günden iki çuval pirinçle mutasarrıfın sakalını ele alacak. Arkadan bir başkası yağ "hediye" edecek, bir üçüncüsü fasulye.. Bunları kabul edene sonra altınlar da gelir. Sonra artık mutasarrıf; eşrafın, ağaların kuklasıdır; arada biçare ezilir, ne olursa millete olur, fakir fukaraya olur."

Halktan hediye almamak konusunda öylesine titizdir ki, hanımı doğum yapınca loğusa hediyesi getirmesinler diye sokaklarda tellal bağırtır.

Hiç kimseden hediye kabul etmeyen, halka hizmet etmeyi görev bilen paşa Kerküklüler tarafından o kadar çok sevilir ki, adı bir menkıbe halesi içinde bugün dahi Kerkük'te yaşatılmaktadır.

Avnullah Kazımi Bey'in hediye konusundaki ilkesi öz fakat çok etkileyici: "Akrabalar ve ahbaplar birbirine hediye verir." Akraba ve ahbapların dışında zenginler fakirlere hediye verir. Bundan öte insanların birbirine vermeye kalktıkları şeyin adı hediye değil rüşvettir. Hadis-i şerifte "Rüşvet alan da veren de haramdadır" buyrulmuştur.

Tüketimi körüklemek üzere icat edilmiş bilumum günler sayesinde hediye vermenin de almanın da bir adabı kalmadı artık. Kandil, bayram hediyeleri vermek zor geliyor da, sevgililer günü, anneler, babalar günü, öğretmenler günü, yılbaşı hediyesi vermek hiç zor gelmiyor.


2 Mart 2001
Cuma
 
FATMA K. BARBAROSOĞLU


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED