|
|
|
|
28 Şubat'ın İçişleri Bakanı Meral Akşener, önceki gece, bir televizyon programında "resmen" sorgudan geçirildi. Programı yöneten şahıs, Akşener'e, Köstebek skandalından telekulak olayına, tarihi MGK toplantısından Başbakanlık'taki yemeğe kadar, kamuoyunun merak ettiği pekçok soruyu sordu, cevaplarını aldı; yetinmedi, ara sorularla konuğunu zor durumlara düşürdü. Bu arkadaşın huyudur: Araştırıcıdır, didikleyicidir, bir gazetecide bulunması gerekli tüm hususiyetlere sahiptir, ama "araştırıcı" nazarını, nedense, bazı konuklarından sakınmaktadır. Örneğin, Akşener'den önce, "28 Şubat postmodern darbesi"nin mimarı Oramiral Güven Erkaya'yı konuk etmişti; bırakın araştırıp sorgulayıp didiklemeyi, demokrasiyi inkıtaa uğratmakla övünen bu komutan karşısında adeta nezaketten çatlamıştı. Programa telefonla katılan gazeteci Orhan Uğuroğlu ise, Akşener'i ve darbe teşebbüsünü ortaya çıkaran Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu'nu suçladı. Ne demekmiş, Bülent Orakoğlu ne hakla, hangi cüretle "darbe istihbaratı" yaparmış! Bu arkadaşa göre darbe yapmak suç değil, ama darbe teşebbüsünü ortaya çıkarmak "vatana ihanet"le eşdeğer... Orakoğlu'nun askerî savcılık kararıyla tutuklanması, yargılanıp hakkındaki tüm suçlamalardan beraat etmesi Uğuroğlu'nu tatmin etmiyor; telefonun diğer ucunda "Sen nasıl olur da darbe istihbaratı yaparsın?" diye bas bas bağırıyor. BÇG'ye itirazı yok. Andıç'lara da... Malum sürecin açtığı kulvarda yürüyen hırsız, soyguncu, hortumcu taifesine de.. Bu arkadaş aynı zamanda Parlamento Muhabirleri Derneği Başkanlığı'nı yürütüyor. Evet, sivil bir gazeteci. Derviş ABD vatandaşı mı?
Osman Başeğmez adlı okurum, gönderdiği elektronik mektupta, "ekonomi mehdisi" Kemal Derviş'in hangi ülkenin vatandaşı olduğunu soruyordu: "Ekonomimizi, umutlarımızı emanet ettigimiz şahıs hangi pasaportları taşıyor? Yıllardır ABD'de yaşadığını ve eşinin ABD'li olduğunu duyunca ister istemez aklıma geldi. Türkiye Cumhuriyeti'nin sade bir vatandaşı olarak, aidiyeti benim açımdan önemli değil. Cottarelli de Türk vatandaşı değildi zaten... Benim merak ettiğim şu: Derviş ABD vatandaşı olmak için Türk makamlarından izin almış mıdır? Diyelim ki aldı. Amerikan çıkarlarını korumaya yemin etmiş birine ne ölçüde güvenebiliriz? Demokrasimizin en utanç verici enstantanesinde 'anaokulu çocuğu' edasıyla 'dışarı, dışarı' diye bağırarak el çırpan saygıdeğer DSP milletvekilleri acaba bu konuda ne düşünüyor?" Derviş iddiaları yalanlıyor, "Hayır, ABD vatandaşı değilim" diyor. Peki, Merve Kavakçı'nın aidiyetini sorun yapan Sayın Bülent Ecevit ve değerli medya mensupları bu konuda bir "araştırma" yaptı mı?
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |