|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
![]() Gümrük Müsteşarı Nevzat Saygılıoğlu, rüşvet ve yolsuzluklar konusunda Türkiye'nin kokuştuğunu, gümrüklerin ve diğer kamu kuruluşlarının da bu kokuşmuşluktan payını aldığını söyledi. Saygılıoğlu, Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı'nın (TESEV) Türkiye'de Yolsuzluk Hane Halkı Araştırma Sonuçları'nı değerlendirdi. Gümrükçülerin rüşvette trafik polislerini izlediği araştırmada sıralamanın çok önemli olmadığını kaydeden Gümrük Müsteşarı, "Burada trafik polisi, gümrük, maliye, tapu, eğitim ve sağlığın kaçıncı sırada olduğundan daha ziyade kamudaki rüşvet yelpazesinin bu kadar geniş olması düşündürücüdür" dedi. Rüşvet olayının alan ve veren yönleri bulunduğuna dikkat çeken Saygılıoğlu, vatandaşın rüşveti ya tıkanan bürokrasiyi aşmak ve hakkını almak için ya da haksız, kanunsuz bir işlem yaptırmak için verdiğini ifade etti. Aç insan batağa çabuk düşer
Müsteşar Saygılıoğlu, rüşveti alanlar yönünden de şu değerlendirmede bulundu: "Bu konuda kamu açısından 3 gerçekle karşı karşıyayız. Bunların ilki ücretlerin düşüklüğü. Bu düşük ücretlerle, rüşvetle mücadele zor. Bugün 200 milyon lira maaş alanların elinden 200 milyar liralık, trilyonluk işlem dosyaları geçiyor. Aç insan, bataklığa daha çabuk düşer. Bürokrasideki dağınıklık, bu çarkın bana göre bir başka nedeni. Aynı işi yapan birden fazla idarenin yanısıra, aynı birimde bile bir konuda birden fazla mekanizma bulunuyor. Aynı şekilde aidiyetin, kurumsal etiğin olmaması da rüşvet ve yolsuzluğu alanlar yönünden etkileyen bir diğer unsur." Saygılıoğlu, rüşvet ve yolsuzluklarla mücadelede öncelikle buna neden olan etmenlerin ortadan kaldırılması gerektiğini de vurguladı ve "Rüşvet alanın arsız, ahlaksız olduğu yerde, rüşvet veren de ahlaksızdır" dedi.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |