|
|
|
|
İkibinli yıllara girmeden az önce başlayan son IMF'li süreç, Kemal DERVİŞ'li kabineyle yeni bir programa başlangıç mı yapacak, Kurban Bayramı'ndan sonra? İnsanlara yeni bekleyişlerin aşısını sürekli şırıngalayabilir misiniz, iyimserliklerin sürdürülmesi anlamında? Bunun ne tutarlı ne de gerçekçi olabileceğini söyleyebiliriz. Ekonominin, edebi romanlardaki kurgusal hayat düzleminde izlenebilecek mükemmellikte yanlış yerlerde duran köşetaşlarını asıl yerlerine yerleştirerek, aksaklıklarını giderivermek mümkün değildir. Kemal DERVİŞ'ten tılsımlı bir program bekleyenlerin sükût-u hayale uğrayacaklarını şimdiden söylemek zor değil. Çünkü ekonomik hayatın argümanlarına, yeni bir programın felsefi temelleri içerisinde yeni işlevler yüklemek, hiç de kolay olmayacaktır. Reel sektörün aktörlerine kulak kabartacak olursak, yükselen kötümserlik imajına yönelik görüşlerinin yoğunluk kazanmaya başladığını işitebiliriz. Basında işverenlerin ücret ödemelerinde sıkıntı yaşadıkları hususuna dikkat çekilmektedir, bu anlamda. Zaten pratikte de gözlemlenen budur. Üretimi gözardı ederek, yeni bir iktisadi program yapılabilir mi? Türkiye'nin bence en öncelikli sorunu, birey başına üretimi yükseltememektir. Para ve faiz politikalarının üretimi artırmada katkısı olmadığı gibi engellemesi de varsa, var seyreyle o iktisadi programın halini. İhracatı daralan bir ekonominin gayrı safi milli hasılasını düzenli yükseltmesi de beklenmemelidir. Uluslararası piyasalarda rekabet edebilir üretimi sürekli yapabilmek gerekmektedir, bunun için. Yatırım için giriş yapmış istikrarlı yabancı sermaye temininin altyapısını da beceremeyen bir iktisat politikası, spekülasyonu önleyemeyecektir. Yeni bir iktisadi programın üretilebilmesi için sosyal tarafların görüşlerini dikkate almamak, çok önemli zaaftır. İşverenlerin üretiminin tüm aşamalarında işçilerle beraber yüklenecekleri yükleri önceden bilmeye hakları vardır. Çünkü reel sektörün her tür iktisadi yükün yüklenicisi olduğunda kuşku yok. Kemal DERVİŞ'in iktisat felsefesinin liberal mi, devletçi mi olduğu hususunda ciddi yorumları yakında görmeye başlayacağız. İşte bu noktada yenilgiye uğramış IMF politikalarının kötü bir tekrarını yaşamazsak ümitvar olabileceğiz. Üretim ve istihdam politikalarında, toplumun beklentileriyle uyum göstermeyen ve sürekli işsizlik artışını pompalayan bir yapılanma gerçekleşirse, toplumsal dengelerin bozulacağını söylemek kehanet olmaz. Bunun sosyal sonuçları da beklenmelidir. Ancak bütün insanların iktisadi faaliyetler içerisinde yerlerini almalarını sağlayacak bir yapılanmayı başlatan iktisadi programın desteği artabilecektir. Çöken programın böyle bir özelliği bulunmuyor, işsizlik sürekli artış gösteriyor, firmalar ya küçülüyor ya da kapanıyordu. Küçülmenin benimsenmesine dayalı bir iktisadi programın toplumdan beğeni alması umulmamalıdır. Konjonktürü küçülmeye değil büyümeye yönlendirebilirsek, bireylerin aktif katılımı daha içtenlikle gerçekleşebilecektir. Açlığa yönelen bir gidişin bireylerden destek alması ve fedakarlık oluşturması, zaten insan yaratılışı ile uyumlu da değildir. Gayreti uyaran, ümitsizliği kıran ve fert başına düşen üretimi arttırabileceğine inanılan bir iktisadi programı bekleyebilir miyiz, acaba? İşte işverenlerin sıkıntısını giderecek programın ana esasları. Maliye, istihdam ve para politikalarındaki maliyet artırıcı unsurlar, rasyonel noktalara çekilebilmelidir, mutlaka. Yüksek sosyal güvenlik primleriyle ek istihdam mecburiyetlerinin parçalanmayı ve hatta istihdamdan kaçınmayı teşvik etmediği söylenemez. Öyleyse fazla işçi çalıştıran işverenleri caydırıcı ve cezalandırıcı ek maliyetlerin, üretimi düşürücü etkisi küçümsenmemeli. Diğer bir deyişle yeni program, birim üretimdeki sosyal maliyetleri düşürerek işe başlamayı ve vergiyi tabana yaymayı hedefleyip becermeli; enflasyonu düşürmek gibi karmaşık bir sonuca hayalci yaklaşımlar içermemelidir. Bütün iktisadi sürecin uyumlu sonuçlara varmasıyla enflasyon da kendiliğinden düşüşe geçecektir, kanımca. Zaten enflasyon karşıtı iktisat politikalarının üretimden kopuk olarak düzenlenmesi yanlıştır. Not: Bütün okuyucularımızın Kurban Bayramı'nı tebrik ediyorum.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |