T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R

KorkmuYORUM

Galatasaray Milan maçı bugün ve hiç endişem yok. Çünkü eksikli, yaralı, moralsiz Galatasaray, Şampiyonlar Ligi'nde oynamayı daha iyi beceriyor da ondan. Aslında size bir sır vereyim. Bu maçı benim bildiğim GS kazanır. Karşılarında Türk olunca GS'lı futbolcuların elleri ayakları birbirine karışıyor. Ama oynadıkları takımda 6 kişiden fazla yabancı oldu mu, onları kimse tutamıyor. Örnek verelim hemen, son yıllarda GS'ın FB'ye karşı üstünlük kazandığı ortada. Neden mi? Sebebi gayet açık çünkü FB'de Türk oyuncu daha az. Sarı kırmızılılar karşılarında 6-7 tane yabancı görünce Milan veya PSG diye saldırıyorlar. Kupa maçını hatırlayınız. Önce karşılarında Türk takımı var diye, pasif oynayıp, oyunu gevelediler. Ama o da ne? Türk oyuncu sadece karşı kalede var. O da bizim "türkoğlutürk" Rüştü. Adamlar bir saldırdı, ama sadece oyunu eşitleyecek kadar süre kalmıştı. Maç da 4-4 bitti. Ama penaltıları Türk kaleciye atamadılar.

Bu kadar basit işte. Ben çözdüm durumu. Bir de kadınlar futboldan anlamaz derler.

Not: Gazetemizin spor müdürü sayın ve çok sevgili Ümit Aktan her GS maçı öncesi KorkuYORUM başlıklı yazılar yazıyor. Böylece bir sihir yarattığına inanıyor ve maçı garantiye alıyor. Kendisi Mekteb-i Sultanî mezunu olduğundan, yani sonradan görme GS olmadığından kendisini mazur görüyorum ama ben korkmuYORUM.

Nouma'nın bitmeyen bayramı

Nouma Ankaragücü'ne attığı iki golün ardından "Scala'yı neden öptün" diye soran gazetecilere şöyle cevap vermiş: "Öpüşmeyi Türklerden öğrendim."

Ah be kara şövalyem, kara kartalım; peki topsuz alanda yumruk atmayı, tükürmeyi, el hareketleri yapmayı, küfretmeyi nereden öğrendin?

Kafana taktığın rengarenk bandanalarla, süslü püslü halinle kaykaylara binmeyi diyelim Fransa'da öğrendin. Kabul.

Maç oynanırken kafa ve yumruk atmayı gol atmak kadar iyi beceriyorsun, bu da kabul.

Bunları haber yapan gazetecilerle kavga ettin, hakaret ettin, tamam bu da kabul.

Peki Türkiye'de seni kim öptü de, öpmeyi öğrendin. Beşiktaş taraftarı ve yönetiminin öpmediği kesin. Onlar seni "olduğun gibi" kabul etmek olgunluğunu gösterdiler.

Çünkü eğer onlar öpseydi şimdi sen ve kaykayın bayramı Lens'te geçiriyor olurdunuz.

Diyelim öpmeyi gerçekten bizlerden öğrendin; bak, öğrenmenin yaşı yokmuş.

Bak, küçümsediğin Türkiye'de güzel şeyler de oluyormuş.

Bak azmin elinden hiçbir şey kurtulmazmış.

Ha gayret, Gaziantep maçından sonra Scala babanın elini öp e mi, biz bayramlarda öyle yaparız. Aslında, biz seni taraftarın yaptığı gibi, yani olduğun gibi kabul edelim. Duble başarın hatırına hadi affedelim.

Çünkü Nouma anladık ki, sana her gün bayram...

"Bi kısım medya"

Mustafa Denizli Fenerbahçe'nin düşmanının çok olduğunu söylemiş. Mustafa Hocam, bütün hakemler dostunuz ya zaten, boşversene düşmanları, yani olsa da ne farkeder? Benim gibi milyonlarca Fenerbahçeli aynı fikirde hocam bilginiz olsun. Hakem desteği olmadan da, yıllarını futbola adamış sporcuların kasıtlı faulleri olmadan da maç kazanılır. "Bi kısım medya" Fenerbahçeyi şimdiden şampiyon ilan etti diye neden motivasyonunuz bozuluyor anlamıyorum. Bunları yazanlar veya söyleyenler düşmanınızsa eğer, (ki siz öyle nitelendiriyorsunuz) hiç korkmayın hocam. Size ne Türkiye'deki gazetelerden ne de başkanınızdan zarar gelir. Bizim spor basınımız İtalyanların yanında sütten çıkmış ak kaşık gibi kalır. Bizde de masa başı haber olur, atmasyon olur, hatta asparagas pek boldu , ama o kadar da değil. O zaman düşman kim? Hele başkan Aziz Yıldırım, her zaman sizin arkanızda değil mi? O halde korkmak niye?

İnanın bana hiç biri Cecchi Gori kadar, hiç birri La Gazetta Dello Sport kadar korkunç değiller.


7 Mart 2001
Çarşamba
 
ELİF AKTUĞ


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED