|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bayram şuuru diriltir
Hem Doğu hem de Batı kültürü aldınız. Bu iki kültürü kıyasladığınızda 'bayram' sizde nasıl bir izlenim uyandırıyor? Bayram gibi hadiseleri iki yönden incelemek mümkün. Birincisi dinin emrettiği bir sosyal davranış modeli, diğeri ise insanları daha sonra sosyal hayatlarına giren ve kutlamak için bir araya geldikleri etkinliklerdir. Bütün semavi dinlerin bayram ya da bayrama benzer etkinlikleri vardır. Mesela Hıristiyanlar'ın İsa (a.s.)'nın doğum günü olarak kabul ettikleri 24 Aralık Noel Bayramı gibi. Paskalya "yumurta boyama" onlar için bir bayramdır. Bunlar dînî kökenli bayramlardır. Bu dînî kökenli beraberlikler insanlarda topluluk şuurunu yeniden diriltme, nefsini yeniden gözden geçirme ya da Ramazan Bayramı gibi bir ödüllendirme özelliği taşırlar. Ama her şeyden önce ilahi bir kaynaktan bir buyruk olarak algılanması gerekirken, toplumların sosyal ve ekonomik şartlarından dolayı, özellikle kapitalist ekonomi "sinekten yağ çıkartma" hesabı her şeyi kullanıp her şeyi değerlendirerek bayramların öz karakterlerini yavaş yavaş kaybettirdiler. Ramazan Bayramı'na 'Şeker' Bayramı denmesi yozlaştırmadır. Bayramın şekere endekslenmesidir. Aslında Ramazan Bayramı'nın anlamı, Ramazan ayı boyunca çekilen meşakkatin ödüllendirilmesidir. Yoksa şekerin tüketilmesi işi değildir. Kurban Bayramı da hacla ilgilidir. Hacca gidemesek bile bu sevinci yaşamak için kurban kesilir. Bu yozlaşma durdurulamazsa 30 yıl sonra Şeker Bayramı bir tür Sevgililer Günü'ne dönüşebilir. Kurban Bayramı da bir tür sosis, bonfile bayramı olabilir. Bizler bayramların daima ana karakterlerini konuşmalı, hayatın gündemine taşımalı ve hiç olmazsa bir Kurban Bayramı'nda ben Müslüman bir toplumun üyesiyim diye hatırlamasına vesile olmalıyız. Batı da kendi bayramlarını yozlaştırdı mı? Tabii ki. Mesela Noel Bayramı. Aziz Nicola mümin bir Hıristiyan. Fukaraya ve yardıma muhtaç insanlara birkaç eşyayı torbaya doldurup, kimselere görünmeden hanelere yardım dağıtan bir kişidir. Böylece, kendi peygamberlerinin doğum günü kabul ettikleri bir günde hediyeleşerek onun duasını almaya çalışmışlardır. Ancak değişe değişe bu noktaya geldi. Dînî hüviyetinden soyutlandı. Biz de, Noel Bayramı'nı kutlayan ve bayramlarda tatile çıkan bir toplum haline geldik, bu size çok ilginç gelmiyor mu? Şöyle bir düşünün Belçika'da yaşıyoruz. Kurban Bayramı yaklaşıyor ve Belçikalılar müthiş bir heyecan içindeler. Demezler mi adama sana ne bu bayramdan. Ama biz yaptığımız zaman tuhaf gelmiyor. Biz Batı ile uyum içinde olmamız ve onlarla düşman olmadığımızı göstermek için takvim almış olabiliriz bundan herhangi bir sakınca yok. Ama bu takvim bizim kimlik şuurumuzu zedelememelidir. Taklitçilik başımıza çok büyük sorunlar açtı. Ama kötü durumlara karşı bizim şuuraltımızda iyi bir şeyler de var. Ramazan geldiğinde alkol kullanan bir sürü insan alkol kullanmıyor. Haramdır, helaldir gibi endişesi olmayan insanlar bunu yapıyor. Hayatta hiç namaz kılmayan insanların bayram sabahı bayram namazına gittiğini görürüz. Bu insanlarımızın bilinçaltında iyi bir şeylerin olduğunun, dinin derin köklerinin hayatımızın her safhasında olduğunun göstergesidir. Bayram kutlayan eski Türkiye ile yeni Türkiye arasında ne fark var? Nerede eski bayramlar demiyorum. Eski bayramların daha güzel olduğuna inanmıyorum. Eskiden benim imkanlarım daha kısıtlıydı. Daha küçük ve kısıtlı bayram yaşıyordum. Şimdi çanak antenle akşam namazını Mekke'den canlı izliyorum. Ekonomik imkanım daha geniş olduğu için daha çok insana yardım edebiliyorum. Ama şunu da belirtmeliyiz, eskiden içtenlik daha yoğundu. Acıların ve yoksulluğun ortak paylaşımı toplum arasındaki bağları güçlendirirdi. Eğer acılar ve yoksulluk belli bir grup tarafından hiç kayda alınmadan yaşanıyor ve bunu bir grup yaşıyorsa bu hasret doğurur. Çatışma çıkar. Eskiden sosyal sınıflar bu kadar birbirinden ayrılmış, ayyuka çıkmış değildi. Zenginle fakir arasında o kadar fark yoktu. Olsa da iki gömlek farkı vardı. Farklılık az olduğu için samimiyet ve paylaşım daha yoğundu. Bu özlenebilir.
Behçet GÜNGÖR
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv Bilişim| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |