|
|
|
|
Dünkü gazeteleri açınca, "Bugün Hürriyet'in manşetine takılmak en isabetli seçim olur" diye düşündüm. Manşet aynen şöyleydi: "AB'yi mabeyi dinlemediler" (!) "Ne Avrupa Birliği teftişi, ne de Diyanet uyarıları işe yaradı, bu yıl da kurbanlar sokaklarda ve hijyenik olmayan koşullarda kesildi." Hürriyet, manşetten verdiği habere içerde iki tam sayfa ayırmıştı. Bu iki sayfanın başlığı da "AB kimin umurunda" olarak düşünülmüştü. Sayfayı süsleyen küçük haberlerden birinde Dicle Üniversitesi'nden bir psikiyatr çocukları kurban kesilirken uzakta tutmak gerektiğini, aksi halde çocukların "kekeme" olabileceğini açıklıyordu. İç sayfada yer alan küçükçe bir fotoğraf da çok etkileyiciydi. "Kesildikten sonra sevebildi" resimaltıyla sayfaya giren bu fotoğrafta 0-2 Otoyolu Mahmutbey çıkışında bir boğanın başını okşayan 7 yaşındaki Ali'yi görüyorduk. Ali boğanın bedeninden ayrılmış başını usul usul okşuyor, "Kesilmeden önce onu sevmek istiyordum, fakat yanına yaklaşmaya korkuyordum. Ancak şimdi sevebildim" diyordu. Ali'de "kekemelik" alâmetlerinden hiç iz yok; bedeniyle "Amcalar"ın meşgul olduğu boğanın henüz tam soğumamış kafasını (boğanın gözlerinden hâlâ ateş fışkırıyor) usul usul okşuyor... Hürriyet'in manşetten işaret ettiği "AB'yi mabeyi dinlemeyenler" belli ki bu bayram işi daha da genişletmişler. Az biraz yeşillendirilmiş otoyol yamaçları gibi. İstanbul'da adına "park" denilen her karış toprakta bir kurbanlık kesilmekteydi. Yine gazete ve televizyon haberlerinden öğrendik ki, bayramın ilk günü yüzlerce kişi kurban keserken kendisini yaralamış, onlarcası boğaların boynuz ve çiftesine hedef olmuştu. Büyük şehirlerde ipini kopartmış bir boğanın onlarca kişiyi ardına katarak onları saatlerce uğraştırdığını da izledik. Kurban derisi toplayan birçok kişinin gözaltına alındığı yolunda haberler de vardı... Neler oldu bu memlekete? Benim bildiğim, yakın yıllara kadar altındaki kurbanı elinden kaçıran kasap görülmüş bir şey değildi. Benim bildiğim, bir hayvanı onbeş kişinin zaptedemeyip yardıma itfaiyenin çağrıldığı durumlar yakın zamana kadar hayal bile edilemezdi. Bedeninden ayrılmış bir boğa kafasını usul usul okşayan çocuklara da rastlanmazdı. "Parklar"da iki yaşındaki fidanlara hayvan asıldığını da görmezdik. Kana bulanmış çimenler üzerinde kurban etini parçalamaya çalışan kimseler de yoktu. Bayram günü kurbanlıklarını güzel güzel kurban eden o güzel insanlar hangi güzel atlara binip nereye gittiler? Nereye gittiler de, Hürriyet'in "AB'yi mabeyi dinlemediler" diye manşet atmasına fırsat verdiler? Ben de biliyorum ki özellikle İstanbul olmak üzere büyük şehirlerimiz artık hiçbir usul ve âdabın devamına izin vermiyor. Oralar artık herkesin herşeyden önce canının ve malının derdine düştüğü birer gayri insani yerleşim yerleri... Oralarda artık herkes iyice anladı ki, kimsenin kimseye faydası yok... Kurban mı keseceksin; topla aileden birkaç kişiyi, yatır hayvanı bir "park"a, al bıçağı eline, doldur "poşet"lere eti ve arkanda bıraktıklarına bakmadan hızla uzaklaş oradan... Zaten görüyorsun, senin oylarınla işbaşında olan "Belediye" de sesini hiç çıkarmıyor. Burası böyle bir yer; sadece ama sadece kendini düşüneceksin.. "AB'yi ve mabeyi dinlemeyenler"i bu yola sokanlar da utansın...
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |