T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

G Ü N D E M

Deprem kol geziyor

Manisa ve Çankırı'dan sonra dün de İstanbul sarsıldı. Bakırköy açıklarında meydana gelen 3,5 büyüklüğündeki sarsıntı, deprem korkusunu yeniden gündeme getirdi.

Geçtiğimiz günlerde Manisa ve Çankırı'yı yoklayan deprem, İstanbul'da da kendini hissettirdi. 23 Mart'ta Manisa Kırkağaç'ta 3, 22 Mart'ta Çankırı'nın Orta ilçesinde 4.3, ve Afyon Bolvadin'de 4.8 büyüklüğünde meydana gelen depremlerin ardından dün de İstanbul'da 3.6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nden alınan bilgiye göre, merkez üssü Bakırköy açıklarında Marmara Denizi'nde, dün saat 15.08`de, 3.5 büyüklüğünde bir deprem kaydedildi. Odağının şehre yakın olması dolayısıyla, aletsel değeri küçük olmasına rağmen deprem, İstanbul'un büyük bölümünde hissedildi ve korkuya yolaçtı.

Söylentiler korkutuyor

Son günlerde Nisan ayında İstanbul'da deprem olacağına dair çıkan söylentiler dolayısıyla diken üstünde olan İstanbullular, depremi hisseder etmez sokağa fırladı. Deprem, daha çok İstanbul'un güney sahillerinde, Kadıköy, Eminönü, Zeytinburnu, Bakırköy, Yeşilköy, Avcılar ve çevresinde hissedildi. Bölgedeki itfaiye müdürlüklerine ait araçlar daha önceden alınan karar gereği garajlarından dışarı çıkarılarak hazır duruma getirildi. Paniğin ardından depremin büyüklüğü ve merkezi ile ilgili Kandilli Rasathanesi'nden yapılan açıklama sonrası vatandaşlar ev ve işyerlerine döndü.

Işıkara: Olağan bir deprem

Kandilli Rasathanesi Müdürü Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğuna dikkati çekerek, bu tür aktivitelerin yurdun her yerinde olabileceğini kaydetti. Bakırköy açıklarında meydana gelen depremin yerleşim birimlerine yakın olması nedeniyle özellikle Bakırköy, Yeşilköy ve Avcılar'da daha çok hissedildiğini ifade eden Prof. Dr. Işıkara, "Bu deprem de olağan depremlerden biridir" dedi.

Hasar yok

İstanbul Valiliği Afet Yönetim Merkezi'nden sorumlu Vali Yardımcısı Ali Cafer Akyüz, depremden sonra "herhangi bir hasar kaydı alınmadığını" söyledi. Akyüz, depremin ardından ilçelerdeki kriz merkezleriyle bağlantı kurulduğunu kaydederek, "Deprem sonrası herhangi bir hasar kaydı alınmadı" diye konuştu.

Tehlike batıya kayıyor

Kandilli Rasathanesi'nden Doç. Dr. Esen Arpat, tarihsel depremlere ve aralarındaki zaman dilimlerine bakıldığında, Marmara fay hattının batısında kırılma riskinin daha yüksek olduğunu söyledi. Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi'nce Mecidiyeköy Kültür Merkezi'nde düzenlenen, "Marmara'nın Deprem Tehlikesi" konulu panelde konuşan Arpat, sismik haritalar eşliğinde Marmara fay hattını ayrıntılarıyla anlattı. Arpat, Gölcük önlerinde başlayan Marmara fayının Tekirdağ'a kadar üç parça halinde uzandığını kaydetti. 17 Ağustos depreminde Gölcük'teki fayın boşaldığını belirten Doç. Dr. Arpat, bu kısımda şu anda herhangi bir risk unsurunun bulunmadığını, fayın doğu kısımında da henüz risk oranının yüksek düzeyde olmadığını bildirdi. İTÜ'den Doç. Dr. Berkan Ecevitoğlu da Gölcük'te başlayan Doğu Marmara fay hattının Kartal açıklarından geçerek Küçükçekmece önlerine kadar uzandığını, Batı Marmara fay hattının ise Tekirdağ önlerinden başlayarak Büyükçekmece açıklarına kadar geldiğini ifade etti. Ecevitoğlu, Gölcük'teki fayın 17 Ağustos depreminde Yalova'ya kadar enerjisini boşalttığını ve risk unsurunun fayın batı kısmında yoğunlaştığını belirtti.



25 Mart 2001
Pazar
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED