|
|
|
|
Söylenildiğinin aksine grubumuzdaki en büyük rakibimiz İsveç değil, Slovakya'ydı. Slovakya, Çekoslovakya'dan ayrıldığından buyana kendini ispat etmeye çalışan, her gün daha da güçlenen klasik bir Doğu Bloku takımı. Bir kere tam bir ekip oyunu oynuyorlar, çok iyi kapanıp çok hızlı açılıyorlar, hücümda süratle çağalıyorlar. Bir de fizik olarak çok güçlüler. Bu açıdan bakıldığında Ali Sami Yen'de Milli Takım'ımızı zor bir gece bekliyordu. İlk dakikalardaki Slovak ataklarından bayağı korktuk doğrusu. Kalemizde de tehlikeler yaşadık. Bereket Rüştü adındaki panter devleştikçe devleşti de mağlup duruma düşmemizi önledi. Gerçekten de 'atan'larımızın sustuğu bu dakikalarda 'tutan'ımız muhteşem performansıyla takımımızı ayakta tuttu. Yediği golde ise yapacak bir şey yoktu... Emre'siz başlama talihsizliğini hiçbir takım veya hiçbir hoca yaşamak istemez. Eğer 'Süper bücür' oynasaydı sonuç çok farklı olurdu. Defansta Bülent, Alpay, Fatih üçlüsü hem savaşçı hem takipçi idi. Ancak Fatih'in çok başarılı oynadığı maçlarda bile bu kadar rizikolu futbolu, gol de yediriyor işte... Orta alanda Ümit tam bir görev adamı. Kaptan Ogün inanılmaz dinamikti, o vuruşu direkte patlamasaydı, zor maçı üç puanla tamamlayacaktık.. Abdullah eski günlerinden örnekler verdi. Bir eksiğimiz, Arif'siz oynayan Hakan'ın son hareketi yapamamasıydı. Penaltıdaki ustalığı galibiyete ulaşmamıza yetmedi. Biz İsveç'ten, İsveç Slovakya'dan, Slovakya da Türkiye'den beraberlik kopardı... Demek ki her şey sıfırlandı... Büyük bir avantajı teptik. Ama içerde veya dışarda puanları toplayıp mutlaka finallere gideceğiz. Biz buna yürekten inanıyoruz. Yeter ki moral bozmayalım ve Güneş ve ekibine destek olalım...
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |