T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Necisin birader?

"Sağcı mısın, solcu mu?" sorusu meşhurdu evvelden. Bıyıkları yeni terlemeye başlayan delikanlılar bile, üçlü-beşli gruplar halinde bir araya gelerek, muhite yolu düşen yabancı birinin yolunu kesip böyle sorgu-sual ederlerdi.

- Necisin birader? Sağcı mısın, solcu mu?

Maksat, o yabancının hayat görüşünü öğrenerek gerekirse onunla yardımlaşmak, işbirliğine gitmek, birşeyler öğrenmek, öğretmek yahut tartışmak değil, apaçık dayak atmaktı.

"Ne sağcıyım ne solcu, futbolcuyum futbolcu" şeklinde tekerleme türünden bir acayip cevap da epey yaygınlaşmıştı.

Garibim, en çok dayak yiyenler de "Ne sağcıyım ne solcu..." diyenler olurdu genellikle.

Klasik olan "Atatürkçü" kimliğinden başka, Ecevitçi, Demirelci, Erbakancı, Türkeşçi, Özalcı gibi muhtelif kimlikler geliştirildi zaman içinde; kimi diğerinden önce, kimileri eş zamanlı olarak.
Ya şimdi?
Şimdi pek muteber değil o türlü tekerleyip yuvarlayıvermeler.
Şekil biraz değişti.
Bakınız:
Dervişçiyim...
Dervişçisin...
Dervişçi...

Zeki şoför

Yazılışı "Enişten"e benziyor ama, okunuşu "Aynştayn" şeklinde olan ünlü bilim adamı Einstein, konferanslarına hep özel şoförüyle giderdi.

Bir konferansa gitmek üzere yola çıktıklarında şoförü "Efendim, uzun zamandır siz konuşmanızı yaparken ben de arka sıralarda oturup sizi dinliyorum ve artık neredeyse, söyleyeceğiniz her şeyi kelimesi kelimesine biliyorum" dedi.

Ünlü bilim adamı, gülümseyerek ona bir öneride bulundu:

"Peki, şimdi gideceğimiz yerde beni hiç tanımıyorlar. Bugün palto ve şapkalarımızı değiştirelim, benim yerime sen yap konuşmayı. Ben de arka sırada seni dinlerim."

Şoför, gerçekten de çok başarılı bir konuşma yaptı ve sorulan her soruyu doğru cevapladı. Sona doğru, tam yerine oturacağı sırada, dinleyicilerden biri, o güne kadar hiçbir konferansta sorulmamış bir soru yöneltti.

Şoför, hiç duraksamadan soruyu soran kişiye döndü ve "Böylesine basit bir soruyu sormanız gerçekten çok garip" dedi.

Sonra da arka sıraları işaret ederek şöyle devam etti: "Şimdi size şoförümü çağıracağım ve sorduğunuz soruyu, göreceksiniz, o bile cevaplayacak."

Sahtekârlar

- Basında da bir sürü sahtekar var, kabul etmek lazım.
- Kaç sürü beyim, kaç sürü!..

Devamlılık

Bir kriz biter, bir başka kriz başlar. Bizde kriz bitmez arkadaşlar. Çünkü, malumunuz, "Devlette devamlılık esastır."

Çekirge ve EP

- Ekonomik programa toplumun bütün kesimlerinden destek bekleniyor Hocam. Bu ne demek, açıklar mısınız?
- Şu demek: Bundan herkes zarar görecek.

TENGİZ-NOVORSİSK HATTINDAN GELEN KAZAK PETROLÜ BOĞAZ'IMIZDAN NASIL GEÇECEK?

Memlekette adam yok!

- Memlekette adam yok hemşehrim!..
- O?
- O liboş!
- Şu?
- Mürteci!
- Bu?
- Irkçı!
- Öteki?
- İkinci cumhuriyetçi!
- Beriki?
- Sahtekar!
- Sen nesin?
- Ben 'Atatürkçü'yüm.

a gider, gittiği yerde A olur

Ali Kırca atv'den ayrılınca, atv'nin a'sı düşer, geriye sadece tv kalır.
Bu rastgele bir lakırdı değil azizim, göreceksiniz...
Tabii, devamı da var. Ali Kırca, Star'a geçince ne olur?
Ne olacak, "Astar" olur.


28 Mart 2001
Çarşamba
 
MEHMET ŞEKER


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED