|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
"Türkiye'yi askerden fazla seven kimse yok!" Bu söz, Kemal Derviş'e ait. Gazetecilerle görüşmesinde, Türk Telekom'un satışı ile ilgili olarak Genelkurmay'ın kaygılarını değerlendirirken söyledi bunu Derviş. İlginç bir cümle. Dikkat ettim tavrına, nazik bir biçimde tanımlamak gerekirse, bir "gönül okşama" üslûbu sezdim. Sonra neden söylemiş olabilir diye düşündüm. İyi iletişim amacı güdülmüş olabilir meselâ, politik yapılanma için taşların döşenmesi hedeflenmiş olabilir, ya da tabiî bir Türk vatandaşı refleksi ile davranılmış olabilir... Hangi amaçla söylenmiş olursa olsun, geleceğe dönük "Derviş imajı"nı besleyen seçilmiş bir cümle olduğu muhakkak. Derviş'in siyasî geleceği Türkiye'nin gündeminde. Derviş siyaset eksenli soruları "Böyle partisiz bakan olarak uzun süre devamı sağlıklı değil" diye cevaplandırarak "siyasî hesap" boyutunu açık bırakıyor. Siyasî hesabın nasıl ete-kemiğe bürüneceği henüz net değil. "Sol"da trafik son derece yoğun ve muhtemel ki, Derviş eksenli politik hesap yapanlar var. Ama liderlik sorunu sanırım hesapları karıştırıyor. Derviş'le senli benli sımsıcak sohbete koyulan Baykal, "Al liderlik senin olsun, solu toparlayalım" der mi? Ya da Derviş, Baykal'ın liderliğindeki CHP'ye gelirse tılsım devam eder mi? Ya da Derviş, beş parçaya bölünmüş soldan bir bütünlük çıkarabilir mi? İşin o tarafı ayrı, ama Derviş için siyaset alanının dikensiz gül bahçesi niteliğini andırdığı söylenebilir. Tükenmiş iktidar kadroları, kapatma dâvâsı süren bir ana muhalefet, Derviş gelinceye kadar halktan en yüksek puanı alan Tayyip Erdoğan'ın yasaklı statüsünün netleşmemesi... İşte bu ortamda Derviş için açık bir siyaset alanı var. ANAR'ın nisan anketinin sonuçları geldi. Bu durum açık seçik görülüyor. Anketi değerlendireceğim, özellikle Derviş'le FP boyutunu siyasî alternatif olma bakımından değerlendireceğim, sanırım FP camiasının üzerinde çok çok düşünmesi gerekli hususlar var bu anket sonuçlarında... ANAR anketine göre nisan ayında iktidar partilerinin seçmen desteği yüzde 15,2 (evet sadece bu), muhalefet partilerinin desteği yüzde 35 olarak gözüküyor. Seçmenin yüzde 10,2'sini "kararsızlar", yüzde 39,6'sını da "hiçbir partiyi desteklemeyenler" oluşturuyor. Üç iktidar partisi yüzde 15, 7 muhalefet partisi yüzde 35... Mevcut partiler için facia görüntüsü bu. Peki "Derviş parti kursa ona oy verir misiniz?"sorusuna yüzde kaç "evet" cevabı vermiş? Yüzde 41,5 "Oy vermeyeceği"ni söyleyen yüzde 44,4, "görüş belirtmeyen" yüzde 14,1. Fazilet Partisi, şu an mevcut partiler içinde en çok oy alan parti olarak gözüküyor. Yüzde 9,2. Ama ilginç bir tesbit var. Partililere de "Kemal Derviş bir parti kursa bu partiye oy verilir mi?" sorusu sorulmuş. Bu soruya FP'lilerin verdiği cevapta yüzde 16,7'lik bir kesim "oy veririm" diyor, yüzde 66,7'si "oy vermem" diyor, yüzde 16,7'si de fikir belirtmemiş. Kemal Derviş, diğer partilerden de oy alıyor, hatta daha çok oy alıyor ama ben FP'den aldığı oyun altını çizdim, bunun bir sebebi var. O sebebe geçmeden önce, bir iki rakam üzerinde daha düşünmenizi isteyeceğim. ANAR anketinde deneklere "Partilerin nisan 2001'de gösterdikleri performansa 10 üzerinden not vermeleri" istenmiş. Burada bizzat FP'li seçmenin FP'ye verdiği not dikkat çekici: Yüzde 6,3. FP seçmeninin "Kemal Derviş'e güveniyor musunuz?" sorusuna verdiği "evet" cevabı yüzde 35, yine FP seçmeninin "Kemal derviş'in açıkladığı yeni ekonomik programı olumlu bulan" FP seçmeninin oranı da yüzde 35,3'ü buluyor. Bir rakamın daha altını çizdim ANAR anketinde, onu da sizlerle paylaşmak istiyorum. Cumhurbaşkanı ve siyasilere 10 üzerinden verilen ortalama başarı notunda Recai Kutan, 2 ile Muhsin Yazıcıoğlu'nun (2,1), Tansu Çiller'in, Bahçeli'nin, Derviş'in (4,9) ve Sezer'in (7,4) altında yer alıyor. Recai Kutan'a FP'lilerin verdiği başarı notu ise 5,7... FP seçmeni Cumhurbaşkanı Sezer'e 6,6, Derviş'e ise 3 not vermiş. Ve son rakam "TBMM millet iradesini yeterince temsil ediyor mu?" sorusunun cevabı ile ilgili. Deneklerin yüzde 13,4'ü temsil ettiğini, yüzde 77,8'i temsil etmediğini ifade ediyor, yüzde 8,8'i de görüş bildirmiyor. Bu rakamların söyledikleri ne? -Derviş etkin bir siyasî figürdür artık ve önemli toplumsal tabanı vardır. -Mevcut siyasî kadrolar ciddî erozyon halindedir. -Derviş'e en ciddi rakip olması beklenen FP de şu haliyle, oy tabanının en azından bir bölümünden emin değildir. FP tabanı bile kendi partisinin ve liderinin performansına "orta" bir not vermektedir. Ve artı, FP'nin oy yüzdesi, yüz güldürecek bir seviyede değildir. Oynamadan maksat ütmektir, denilir. Siyaset de, halka hizmet için ama halktan yetki alarak yapılır. Yetki için halkın önüne, onunla sağlıklı iletişim kuracak kadroları çıkarmak gerekir. Kişilik itibariyle çok saygı duyulacak insanlar, halkla iletişimde zorlanabilir. İletişimin sırrını bulmak lâzımdır. Halkın (işçinin, iş adamının, çiftçinin, memurun, esnafın, gençlerin, kadınların) önüne halkın sevebileceği, sizin de güvenebileceğiniz birisini çıkarabiliyorsanız bugün bu anlamda yenilenmenin tam zamanıdır. Bu anketler, bir yerde, sadece uzakları değil, insanın bizzat kendi tabanını, yani sağını-solunu doğru okuma fırsatı veriyor. Şayet okuduğumuzu anlar, gereğini yaparsak, çok da olumlu gelişmelere kapı aralayabiliyor.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |