T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

K Ü L T Ü R

Kurtlar sofrasındaki Türkiye

Gazeteci-yazar Mehmet Barlas son kitabında, süper güçlerin 20. yüzyıl boyunca dünyanın en stratejik bölgelerinden biri olan Türkiye üzerinde yaptıkları siyasal pazarlıkların panaromasını çıkartıyor.

Ülkemizin deneyimli ve kalemi güçlü yazarlarından birisi olan Mehmet Barlas'ın son kitabı 'Türkiye Üzerinde Pazarlıklar' Birey Yayınları arasından çıktı. Daha önce 1970'li yıllarda yayınlanan kitabı, kriz psikozundan bir türlü kurtulamayan Türkiye'nin muzmin sorunları yüzünden yeniden yayınlamaya karar veren Barlas, eserde geride bıraktığımız yüzyılın siyasal ve tarihi gelişmelerinin kritiğini yapıyor.

Dışarıya değil içeriye bakalım

Kitabının önsözünde, "İç ve dış düşmanlar aramak yerine, 'nasıl dünyalı oluruz' sorusuna cevap aramanın zamanı gelmiştir, geçmektedir. Bu düşüncelerle, 'Türkiye Üzerine Pazarlıklar'ın yeni basımını sunuyoruz" diyen yazar, içerde yapay sorunlar üretip bu sorunlarla boğuşmak yerine dünya konjöktüründeki gelişmelere yönelmemizin daha doğru olacağını düşünüyor.

Sosyal, siyasal, ekonomik problemlerimizin kaynağını dışarda iz sürmekle değil, ancak kendimizle yüzleştiğimiz takdirde çözebileceğimize inanan yazar, dış kaynakların üzerimizdeki yönlendirici etkisini de görmezlikten gelemiyeceğimiz kanısında.

Barlas, kitapta, Ortadoğu, Balkanlar, Kafkaslar ve Avrupa'ya bölgesel yakınlığıyla önemli bir stratejik konuma sahip olan Türkiye'nin jeopolitik önemini, Osmanlı'nın bugün başka güçlerin egemenliğine kaptırdığı eski hinterlandındaki siyasal oyunları, içerdeki çalkantıların nedenini dışarda aradıkça daha da çıkmaza giren Türkiye'nin yakın dönem siyasal tarihini analiz ediyor.

Dünyanın gözü boğazlarda

Yüzyıllardır üzerinde oynanan politik oyunlar nedeniyle bir satranç tahtasını anımsatan Türkiye'nin, 'soğuk harp'e Amerika'nın yanında ısınmasının nedenleri, son zamanların en gözde stratejik noktaları arasında bulunan 'boğazlar'ımıza göz koyan süper güçlerin politik entrikaları, Türkiye'deki iç çatışmaların perde arkası, yeryüzünde derin izler bırakan II. Dünya Savaşı sırasında Türkiye'nin savaşın muhatapları arasında yaşadığı köşe kapmaca, II. Dünya Sava'şının başladığı sıralarda Türkiye'nin önde gelen devletlere karşı izlediği politikalar, Türkiye'yi sinsice bu savaşa sokmaya çalışan rakip güçlerin kendi aralarındaki kavgalar, Türkiye'nin 'Ulusal çıkarları'nı öne sürerrek ABD'yle fülört etmeye başlaması ve son yüzyılın hızla değişen dünya gündemi eserde ele alınan konular arasında bulunuyor.

Dünya dengelerini sarsan II. Dünya Savaşı'ndan sonra, Türkiye'nin atıldığı siyasi macerayı irdeleyen bir seyir defteri niteliğinde Türkiye Üzerinde Pazarlıklar.

Yaşadığımız anın geçmişe bakarak daha iyi değerlendirilebilieceği savını bir kez daha destekleyen bu eserde usta gazeteci Mehmet Barlas, aşçıları değişse de menüsü bir türlü değişmeyen 'kurtlar sofrası'nın bir asırlık güncesini yorumluyor.

Mehmet Barlas kitapta; yakın tarihte Türkiye üzerine hangi pazarlıklar yapıldı?, hangi ülke Türkiye'deki dostların desteklenmesi için para yardımında bulundu?, ülkenin II. Dünya Savaşı'na girmesini kim, neden istiyordu?, büyük devletlerin boğazlar üzerindeki oyunları nelerdi?, Yalta ve Postdam'da Türkiye üzerine neler konuşuldu?, Türkiye'nin soğuk harbe ABD'nin yanında girmesinin hikayesi nasıl başladı? ve ülkedeki iç çatışmaların sebepleri nelerdi? sorularının cevaplarını çok net olarak veriyor. Kısaca Barlas, son yüzyılın hikayesini anlatıyor.

Birey Yayınları, Tel: 0 212 511 33 69

 
Dadının masalları dünyayı dolaşıyor

Yazdığı kadar boyuyor da
Akit Gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak'ın, yağlıboya çalışmalarından oluşan 5 tablosu Eskidji Müzayede Evi'nde pazar günü saat 15.00'te yapılacak bir açık arttırmada satışa sunulucak. Dilipak'ın resme olan ilgisi kaleme olan yatkınlığı ve yetkinliği derecesinde. 30 yılı aşkın bir süredir resimle de haşır neşir. Sanatçı yazarın Eskidji Müzayede Evi'nde 120 dolar ile 250 dolar arasında değişen fiyat listesiyle satışa sunulacak eserleri genellikle soyut çalışmalardan oluşuyor. Vaktiyle Güzel Sanatlar Akademisi'ne girmek için resim dersleri alan Dilipak, belki bu rüyasını gerçekleştiremedi ama, tablolarındaki performansıyla resme olan tutkusunu hayata gerçirmiş oluyor. Resimlerini ağırlıkla sembolist akımın etkisiyle tasavvur eden Dilipak, tablolarındaki ilginç kompozisyon örgüsüyle okuyucu kitlesini resme olan yetkinliğiyle de şakınlığa uğratacak.
5 Mayıs 2001
Cumartesi
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED