|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Demokratikleşeceğiz, iyi hoş da, iş dönüp dolaşıp, giderek "yürütme organı"na dönüşen MGK'da düğümlenmiyor mu? Bazı askerlerin, MGK yaptırımlarının "demokratik" teamüllerle bağdaşmadığını söyleyenlere karşı sitem yüklü olduğunu biliyoruz. Gazetelerden istihbar ettiğimiz kadar, MGK'nın Silahlı Kuvvetler'le karıştırılmasına içerliyorlar. Birçoğu şunu söylüyor: "MGK anayasal bir kurumdur. Onu Silahlı Kuvvetler'in yerine koyuyorlar. Yanlış yapıyorlar." Haklıdırlar. MGK anayasal bir kurumdur. Doğru... 61 anayasasıyla birlikte ihdas edilmiştir. O da doğru... MGK anayasal bir kurumdur, meşruiyetini 61 anayasasından almaktadır da, 61 anayasası meşruiyetini nereden almaktadır? 60 darbesinden... 61 anayasası, malum, görece "özgürlükçü" ve demokratik bir metindi; Türk anayasa tarihi açısından "ileri" bir adımdı. Ama korporatistti. Meşruiyet temeli yoktu. 61 anayasasının korporatist yapısına, ilk, 61 özgürlükler ortamını "yetersiz" bularak Aydemir cuntasında yer alan rahmetli İdris Küçükömer dikkat çekmişti. (Gerçi hoca, Aydemir tecrübesini müteakip girdiği derin muhasebe süreciyle bu gençlik hastalığını atlatmış, daha sonra ona "Düzenin Yabancılaşması"nı yazdıracak zihni tefekkür ortamına dalmıştı ya, bu diğer bir bahis.) Küçükömer'i bu demokratik (!) metine tavır almaya zorlayan, hiç kuşkusuz MGK'nın varlığı ve siyaset üzerindeki ağırlığıydı. Erken günahı bu "durum"a dikkat çekmek olan hoca, 70'li ve 80'li yıllarda Türk entelijansiyasının boy hedefi haline geldi, dışlandı, handiyse 80'lerin sonuna kadar mücrim bir hayat yaşadı ve Asaf Savaş Akat'ın ifadesiyle, daha yaşarken "onlar" tarafından ölüme terkedildi. İttihat ve Terakki subaylarına göre, insanın "asker olmamaktan başka bir kusuru" olamazdı. Çünkü asker düzeni ve disiplini temsil eder. Sivil ise, kaosu ve başıbozukluğu. Başıbozuk, Osmanlı siyaset terminolojisinde asker kökenli olmayan, ancak devlet yönetiminde etkin rol üstlenmiş sivil görevlilere verilen addı. Sonra sonra, düpedüz "sivil" anlamında kullanılır oldu. Bir "başıbozuk" olarak Küçükömer, "anayasal" olarak kılıflansa da, parlamento üzerinde bir güç, bir otorite tanımıyordu; "itaatkar kul" değil, "vatandaş" ve "birey" olmak istiyordu. MGK kuşkusuz "anayasal bir kurum"dur, ama referanslarını insanda "asker olmamaktan başka bir kusur" aramayan o "bildik" kabulden alırsa ne olacak?
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |