T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
MHP'nin malum süreçle imtihanı

El insaf, "57. hükümet, ülkede bir uzlaşma ve hoşgörü iklimi yaratarak bir taraftan siyasetin klasik zaaflarından kurtulmasını sağlamak, diğer yandan da Türkiye'nin önünde devasa bir engel olarak duran sosyo-ekonomik problemleri çözmek hedefiyle" mi, yoksa siyasetin klasik zaafları üzerine "iktidar" bina eden çevrelerin (o çevrelerin adını zikretmeyelim, hadi!) tabir-i amiyane ile, "gönlünü hoş etmek" için mi kurulmuştur?

Uzun bir cümle oldu, biliyorum.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, Samsun'da, partisinin 5. Genişletilmiş Bölge İstişare Toplantısı'nda yaptığı konuşmadan sözediyorum.

Ateşli bir konuşmaydı.

Ama, "beklenen" olmadı.

Bahçeli, Telekom'la ilgili yaşanan tartışmalara girmedi, "Öksüz-Derviş kavgası"ndan hiç sözetmedi.

Genel şeyler söyledi.

Yolsuzlukların üzerine bundan sonra da kararlılıkla gideceklerini, yolsuzluk operasyonlarının engellenmemesi gerektiğini, başlayan operasyonların "acil olarak" sonuçlandırılmasında öncelikle siyasetçilerin (Kimi fesat çevrelerine göre Mesut Yılmaz'ın) üzerine büyük görev düştüğünü filan anlattı...

Eh, siyasetçi refleksidir, TBMM'nin çıkardığı yeni yasaları ve "Derviş programı"nı da "özellikle" kendi partisine maletti.

Sonra, nereden estiyse, "siyaset kurumu"na yönelik planlı "yıpratma kampanyası"yla ilgili bazı ifşaatlarda bulundu:

"Demokrasiyi yeterince kavrayamamış birtakım unsurların siyaset kurumunu rencide edip zayıflatmayı amaçlayan tutum ve davranışları, siyaset içinden de doğrudan veya dolaylı destek bulmaktadır. Bunu strateji olarak belirleyen çevrelerin, elbetteki Türkiye'nin geleceği açısından iyi niyetli planları ve arzuları bulunmamaktadır. Varlık sebebi demokrasi ve hukukun üstünlüğünü temin etmek olanların, siyaset kurumuna ve siyasetçiye karşı geliştirilen reaksiyon ortamına katkı sağlamaya çalışması izahı güç ve telafisi zor davranışlardır."

İyi de, siyasetçiye karşı reaksiyon ortamına katkı sağlayanlar (kimlerse onlar), aynı zamanda bu hükümetin teşekkül etmesine psikolojik zemin hazırlayanlar değil miydi?

Bunu es geçti...

Bahçeli'ye sorarsanız, bu hükümet Türkiye'nin önünde devasa bir sorun olarak duran sosyo-ekonomik problemleri çözmek hedefiyle kurulmuş ve başarılı olmuştur.

Doğrudur, bu hükümetin "başarılı" olduğu alanlar var.

Başarının kıymeti, MHP'nin varlığıyla daha da bir anlam kazanıyor.

"CHP'ye ne hacet, biz varız... MHP olarak CHP'nin boşluğunu biz doldururuz" buyurarak, geçmişin otarşik, sıkıdüzenci, "enternasyonalizm bulaşığı" CHP'sinden farklı düşünmediklerini beyan etmiş, "hükümet ortağı" olarak nasıl bir siyasi yönelim içinde olacaklarının ipuçlarını vermişlerdi ama, biz yine de bunu masum bir "zihin sürçmesi" olarak kabul ediyoruz.

Ama, hukukun tepetaklak edildiği, "kuvvetler ayrılığı" ilkesinin ayaklar altına alındığı, dahası "siyaset kurumu"na olan güvenin ortadan kaldırıldığı malum sürece karşı MHP'nin hangi direnç noktasında durduğunu da merak ediyoruz.


14 Mayıs 2001
Pazartesi
 
MEHMET E. YAVUZ


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED