T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Medya haberleri

Bir süredir, "Aydın Doğan Sabah'ın arkasından çekildi" denilip duruyor da ben inanmıyordum. Aydın Bey'in kendi gazetelerinde sıkı tasarruf tedbirleri uygulatmasına karşılık desteklediği Sabah'ın cicili bicili ekler vermesi, promosyon kampanyaları düzenlemesi, Doğan Grubu'nda şikâyetlere sebep oluyordu. Yine de, "Artık destek yok" haberlerini ihtiyatla karşılıyordum...

Doğan Dış Ticaret AŞ tarafından Sabah muhasebesine çekilmiş bir mesaj, nasıl olduysa, benim faks cihazıma da ulaştı. Sabah'ın mâlî sorumlusu Mustafa Dinçer'in de bilgilendirildiği yazıyla, Doğan Dış Ticaret, on günlük desteğin bedelini talep ediyor... 1-9 Mayıs 2001 arasında SEKA'dan alınan gazete kâğıdı tutarı 427 milyarın kendilerine, dergiler için alınan kuşe kâğıt tutarı 228 milyarın da MBS'ye ödenmesi gerekiyormuş... Genel müdür Şener Mustaoğlu imzalı yazı böyle diyor. Galiba Sabah artık tek başına.

Sürekli tiraj kaybettiği için Sabah'ın kâğıt ihtiyacı azalıyor. Altı ay önceki satış neredeyse yarıya düştü. Biraz daha dişini sıksa, Zaman, satışta Sabah'ı geçebilir... Sabah'ı çıkartanlar açısından tek teselli, tiraj kaybının hemen her gazeteyi vurması; toplam satışlar 1 milyon daha azaldı. Hürriyet, Posta ve Akşam her hafta 30-40 bin okur kaybediyor... Milliyet bir ara 150 bine yaklaşmıştı; bavul promosyonu ve Migros'ta bedava dağıtılarak yeniden 200 binin üzerine çıktı...

Hürriyet ve Milliyet'ten çıkartılan yazarlar bir süre sütunsuz kaldılar. Sonunda Cumhuriyet eski Cumhuriyetçiler'e sahip çıkmaya başladı; Nilgün Cerrahoğlu ile Yalçın Doğan, yazılarını, bundan böyle eski gazetelerinde yayımlayacaklar... Umur Talu ise Star'da yazmaya başladı...

Star Grubu bir süredir ilginç bir performans sergiliyor. Sonradan iptal edilen frekans ihalesi öncesi Kanal-6'yı gruba kattı Cem Uzan... Aynı günlerde, Turkish Daily News'ün "Türkiye'nin tek İngilizce gazetesi" olma imtiyazını sona erdiren 'Turkish News' gazetesini çıkarmaya başladı. 'TN'ün başında eski TDN'ci Semih İdiz bulunuyor. Şimdi de, Cem Uzan'ın, karar alma mekanizması içerisinde yer alanları etkilemeyi amaçlayan kaliteli bir gazete çıkarma arzusu herkesin dilinde; geçmişte Milliyet'i yönetmiş Umur Talu'nun bu amaçla gruba kazanıldığı söyleniyor...

Yeni gazete projesi üzerinde çalışan biri de Ufuk Güldemir. Cumhuriyet'in Washington temsilciliği dönüşü Star televizyonunda, Sabah ve Milliyet gazetelerinde yayın yönetmenliğinde bulunmuş Ufuk Güldemir, sonunda, belli bir çevrenin ilgiyle izlediği internetteki 'Habertürk' portalını devreye soktu. Hergün, binlerce internet kullanıcısı, günde bir kaç kez girip son haberleri Habertürk'ten alıyor... Bu denemenin başarısı Güldemir'e, internetteki uygulamayı gazeteye dönüştürme cesareti vermişe benziyor. Duyduğuma göre, 'Habertürk' adını taşıyacak az sayfalı (12-16) bir gazete için kolları sıvamış bile. Dünya gazetesi binasında kendisine bir bölüm ayrılmış...

Gazetelerin çok sayıda elemanı işten çıkartması az sermayeyle büyük işler yapmak isteyenlere cesaret veriyor. İnternet ortamında haber üreten çok sayıda site birbiri ardına açılıyor; hatta kurulan ittifaklar yıkılıp yollar ayrılınca yepyeni siteler de ortaya çıkıyor. Gazete-dergi yayınlama, ya da televizyon kurma ile mukayese edildiğinde, internette haber sitesi sahibi olma çerez kabilinden bir masrafla gerçekleşebiliyor. Bunun getirdiği iki sorun yaşanıyor: Biri, her sitenin kendini duyurması çok güç; altın değerinde bilgiler, çoğu kez, kimsenin uğramadığı sitelerde ilgi bekliyor... Bir de, internet yayıncılığının yasal çerçevesi olmadığı için, çoğu kez, yalan-yanlış kaleme alınmış haberler ve sorumsuz yorumlarla insanların kafaları karıştırılıyor... "Yasal boşluk var" deniliyor, ama geçtiğimiz günlerde, bir haber sitesi yöneticisi, 'devlete karşı unsurlar içeren' bir mesaja yer verdiği gerekçesiyle yargılanıp uzun süreli hapis cezasına çarptırıldı.

Benim, "Şu sıralar medyada köklü altüst oluşlar zamanı" beklentim istikametinde henüz ciddi bir gelişme olmadı. Sabah kayan bir yıldız, Hürriyet'in başını çektiği grupta da kan kaybı gözlerden kaçmıyor... Ancak, 'yeni medya düzeni' denilebilecek bir yöne doğru ciddi bir adım atılmış değil. Yeni Şafak, neredeyse tek tabanca, bu dönemin mücadeleci gazetesi olma çabasında. Satışıyla etkisi arasında bu denli uçurum bulunan bir başka gazete hatırlamıyorum ben...

"Nisan Aydın Doğan'ın ayı olacaktı" hatırlatmasını yapanlara, "Kemal Derviş de 15 yasanın 15 günde çıkmasını istemişti" cevabını veriyorum ben. 15 günde çıkmadı yasalar, belki sayıları da 15 olmayacak; ama yasalar çıkıyor... Aydın Bey'deki huzursuzluk had safhada. Bu durum da, Ertuğrul Özkök'ün yazılarına yansıyor. Geçen gün, "Medya patronu başbakan olsa ne olur?" diyen bir yazı bile yazdı Hürriyet yönetmeni... Patronunu 'imparator' olarak görmemesi, başbakanlık için düşünmesi ilginç geldi bana...

Gazetelerin net satışlarıyla ilgili bendeki son tablo 16-22 Nisan arasına ait (bin adet olarak): Hürriyet 471, Posta 393, Sabah 324, Türkiye 308, Star 236, Zaman 225, Güneş 194, Akşam 184, Milliyet 180, Takvim 152, Gözcü 145, Cumhuriyet 47, Radikal 42... Elime geçen bilgi notunda, Yeni Şafak'la birlikte Akit ve Milli Gazete'nin satış rakamları da yoktu.


14 Mayıs 2001
Pazartesi
 
TAHA KIVANÇ


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED