T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Bir şükür namazı da benden

Burada açıkca ilan ediyorum, karşılaşacağım muamele, göreceğim tepki ne olursa olsun bir şükür namazı da ben kılacağım...

Eğer ülke iktisadi, siyasi, sosyal problemlerle karşılaştığında yabancıların müdahalesine, etkisine, baskısına gerek kalmaksızın çözümü yine kendisi bulursa;

Eğer milletin temsilcisi dediğimiz parlemanto parti liderlerini değil, halkı temsil etmeye, liderlerinin değil halkın yararına iş yapmaya başlarsa;

Eğer yolsuzlukların üzerine şal örtülmez, hangi kişi, kurum ve partiden gelirse gelsin en etkin denetim mekanizması işletilirse;

Eğer halkın temsilcilerinin seçilmesi önündeki engeller kaldırılır, siyasi liderler oligarşisine son verilirse;

Eğer temel hak ve hürriyetleri çiğnenen kimseler yabancı mahkemelere gitme gereğini duymaz, bu ülkenin hukuk sistemine güvenir hale gelirlerse;

Eğer hızlı ve adil bir yargılanma imkanları sağlanır, kimse hakkını aramak için çek-senet mafyasına gerek duymazsa;

Eğer okullarımız ideolojinin değil ilmin ve gelişmenin öncülüğünü yapar, başarıda bilgi ve beceriden öte hiçbir kriter aranmazsa;

Eğer YÖK başkanı çıkar "bir zamanlar ideolojik saplantılarla temel hak ve hürriyetleri çiğnememiz yanlış oldu; geçmiş yanlışlıklar için özür diliyoruz. Bundan böyle bütün çabamız üniversitelerin hür düşüncenin, özgün fikirlerin ve bilimsel araştırmaların merkezi olması için çalışmaktır" derse;

Eğer YAŞ kararlarıyla kendilerine savunma hakkı verilmeden "disiplinsiz" subayların görevlerine son verilmez, verilenlere yargıya gitme hakkı tanınırsa, bir gün önce stratejik yerlerde görev yapan insanların bir gün sonra hiçbir kamu kurumunda görev alamaz olmalarının önüne geçilirse;

Eğer medya gücün ve güçlünün medyası olmaktan çıkar, doğru haber ve objektif yorumun aracı haline gelirse;

Eğer kimse inancı, felsefi görüşü, kılık ve kıyafeti yüzünden ayrımcılığa uğramaz, kimseye zenci muamelesi yapılmaz, kamu görevine girmede liyakattan başka kriter aranmazsa...

Evet eğer bunlar gerçekleşirse -bu kadarcık "eğer" yeter; iki rekatlık bir şükür namazı kılacağız diye bütün "eğer"leri sıralamaya gerek yok- söz veriyorum istediğiniz yer ve zamanda bir şükür namazı da ben kılacağım. İsterse hakkımda soruşturma açılsın, isterse görevime son verilsin... Değmez mi?

"Bu da iş mi, bunlar yerine gelince bütün millet şükür namazı kılar" dediğinizi duyar gibiyim. Ama doğrusu bir iki şart yerine geldi diye bir meydanda şükür namazı kılıp da laikliğini sevdiğimin ülkesinde kendimi riske atamam. Ben bütün şartlar yerine gelirse kılacağım, ilgili yüce makama duyurulur. İşte burada açıkça söz veriyorum.


18 Mayıs 2001
Cuma
 
M.AKİF AYDIN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED