|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kusura bakmayın, bugün hiç havamda değilim. Burada yazacaklarımla, yüzünüze ince bir tebessüm iliştirmenize yardımcı olabileceğimi sanmıyorum. Belki sizin de canınızın sıkılmasına sebep olacak şu okuduğunuz satırlar. Zira bilirsiniz, can sıkıntısı da bulaşıcıdır ve mikrobu bakışlarda, kelimelerde gizlidir. Yüz ifademi görmediğiniz halde, içimden geçenleri sizinle paylaşırken, bildiğim kelimeleri eğip bükerek, arada bir cümlelere takla attırarak, çoğu zaman, ufak tefek de olsa, hoşunuza gidecekler birşeyler bulabiliyordunuz; bugün bulamazsanız lütfen kusura bakmayın. Dedim ya, bugün hiç havam yok. Ölümler ne kadar çok etkiliyor bizi! Hiç tanımadığımız insanların ölümü bile... Bir gün kendimizin de öleceğinden emin olduğumuz; hayatın geçici ve ölümünse her can için kaçınılmaz olduğunu bildiğimiz halde... Malatya semalarında infilak ederek düşen askerî uçakta şehit olan askerlerimizin acısı üzerine bu fakir, ne yazabilir ki! Keşke onların yerinde ben olsaydım dersem, abarttığımı düşünür müsünüz? Varsayalım öyle düşündünüz... İşte bu, yanıldığınızın resmidir. Kaç kişiye nasip olur o mertebeye erişmek? Şehit ailelerinin acılarını paylaşabileceğimi de sanmıyorum. Yüreğimde hissediyorum o acıyı, hissetmeye çalışıyorum ama çok iyi biliyorum ki ateş düştüğü yeri yakar. Biz, belki bir hafta sonra ya da bir ay sonra, bu acı olayı unutmasak da başka konularla ilgileneceğiz. Hatta yarından itibaren. Ya onlar?.. Eşleri, çocukları, anne babaları, sevdikleri... Ömür boyu sürecek o kayıpların acısı. Dinmemecesine! İleride, tam alışmış gibi göründükleri anda, ufak bir iz, bir işaret, bir uçak sesi belki, tekrar gözyaşlarına boğacak onları. Sonunda Olacağı buydu. Hasan Kaçan ekibi topladı ve Arıza çıktı. Bugün bayilerde. Çağdaş Türkçe Sözlük
Adil Şen'in Fecre Doğru'da hazırladığı sözlüğün ilginizi çekeceğini düşünüyorum. Aba: Altından sopa gösterilen giysi. Badana: Her yere sürülebilen, ekseriya beyaz, sulandırılmış olup, cümle yolsuzlukları, pislikleri anında kapatan boya. Can: Dünyanın her tarafında en değerli, ülkemizde meçhul ya da malum failler tarafından bolca tüketilen kıymetsiz şey. Çam: Kozalakgiller familyasının örnek bitkisi olup, seksene yakın türü bulunan, en çok devirdiğimiz ağaç. Dağ: Başı, eteği, ardı, önü, evi, adamı, ayısı ve özel kanunları olan çoğunlukla fare doğuran yeryüzü şekli. Ecinni: Her türlü yolsuzluğu yaptıktan sonra kayıplara karışan yaratık taifesi. Fare: Beceriksiz hükümetlerin vaatlerinden sonra dağ tarafından doğurulduğu ileri sürülen zararlı yaratık. Gaga: Bütçeyi en zayıf noktasından delmeye yarayan ucu kıvrık ve sarkık burun. Haber: Dünyada kutsal, bizde yamultulup çarpıtılarak hiçbir geometrik şekille izah edilemeyen bilgi. Hakim: Cüzdanı ile vicdanı arasında sıkışmış mahkum. Iskarta: TSE ölçülerine uymayan bilim, düşünce ve devlet adamlarının dinlendirildiği bölme. İhtilal: Netekim, kafamıza esince yaptığımız eylem türü. Jargon: Öğrenildiğinde her kapıyı açan sihirli maymuncuk. Kanun: Türk musikisinde kucağa yatırılarak çalınan, telli, mızraplı, hayatımızı düzenleyen çok numaralı söz. Leylek: Sonbaharda gidip ilkbaharda dönen, fakat ekonomik ve siyasal kriz münasebetiyle bu sene hiç görülmeyen kuş. Millet: Asilinden çok vekili itibarlı bulunan topluluk. Naz: Çoğu aşık usandıran, azı işe yaramayan eda. Ocak: Ortasına incir ağacı dikilen yer. Borç
İMF'nin verdiği/vereceği kredi üzerine atasözlerimizi hatırladık... Borç yiyen kesesinden yer. - Bizdeki de amma keseymiş ha! * * * Borç yiğidin kamçısıdır. - İyi diyorsun da yiğit nerede?
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |