T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

K Ü L T Ü R

Dengeli derin strateji

Uluslararası ilişkiler uzmanı Ahmet Davutoğlu yeni kitabı "Stratejik Derinlik"te, uluslararası konumunu jeopolitik, jeoekonomik ve jeokültürel boyutlarıyla ele aldığı Türkiye'nin dış politika parametrelerini değerlendiriyor.

Ülkemizin uluslararası ilişkiler alanında yetiştirdiği en önemli isimlerden biri olan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu'nun bilinç düzlemlerinin en görüneni olan 'stratejik derinliği', ahlaki ve bilimsel sorumluluk dengesi içinde incelediği kitabı "Stratajik Derinlik / Türkiye'nin Uluslararası Konumu" adlı kitabı Küre Yayınları arasından çıktı.

Özellikle uluslararası ilişkiler, bölgesel analizler, mukayeseli siyaset felsefesi, mukayeseli medeniyet tarihi araştırmalarını kapsayan, değişik alanlarda kaleme alınmış çok sayıda çalışması farklı dillerde yayınlanan Davutoğlu, Stratejik Derinlik'le yine bir çok önemli bir esere imza atıyor. "Türkiye'nin Soğuk Savaş sonrasındaki stratejik konumunu belirlemeye ve yeniden değerlendirmeye çalışmanın en zor yanı, kendisi de son derece dinamik bir çevrenin içindeki konumunu anlamaya çalışma çabası olmasıdır" diyen Davutoğlu, 584 sayfalık hacimli, kapsamlı ve derinlikli çalışmasında bu zorlu çabaya soyunuyor.

Yol ayırımında strateji

Türkiye'nin tarihinin önemli yol ayrımlarından birinde bulunduğunu söyleyen yazar, ülkenin kendi tarih ve coğrafya derinliğini rasyonel bir stratejik planlama ile bütünleştirerek dinamik bir atılım potansiyeline dönüştürebileceğini savunuyor. Ülkenin tarihi derinliğiyle, stratejik derinliği arasında yeni ve anlamlı bir bütün oluşturmak ve bu bütünü coğrafi derinlik içinde hayata geçirme sorumluluğundan bahsederek Türkiye'nin stratejik açıdan "mihver ülke" konumunda olduğunu vurguluyor.

Yazar, "Türkiye'nin, sorumluklarını yerine getirmesi durumunda yeni dengelerin oluşacağı uluslararası konjonktürlere, daha uygun şartlarda giren merkez bir ülke konumu kazanacağı"nı tespitini yapıyor. Ülkenin hem iç dinamizminin, hem de uluslararası ilişkilerdeki küresel, kıtasal ve bölgesel ölçekli dinamik unsurlarının tasvir, açıklama, anlama, anlamdırma ve yönlendirme boyutlarıyla incelenmesinin hissedilen stratejik teori eksikliğinin giderilmesine ve alternatif bakış açılarının ortaya konulmasına katkı sağlayacağının altını çiziyor.

Parametreler ne olmalı?

Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu kitabında, strateji oluşturmada etkin olan faktörleri üç ana kısımda açıklıyor. Birinci kısım; bir ülkenin güç denklemi ve unsurlarının (coğrafya, tarih, nüfus, kültür, ekonomi, teknoloji, askeri kapasitenin), stratejik zihniyet, kültürel kimlik, planlama, siyasi irade, strateji oluşumunda insan unsurunun, güç parametreleri ve savunma sanayiinin incelendiği bölümlerden oluşuyor.

İkinci kısımda; soğuk savaş sonrası dönem ele alınıyor ve Türkiye'nin jeopolitik yapısı yeniden yorumlanıyor. Özgün bir kavramsallaştırmayla, Türkiye'nin jeopolitik etki alanı olan Yakın Kara Havzası (Balkanlar-Ortadoğu-Kafkaslar), Yakın Deniz Havzası (Karadeniz-Adriyatik-Doğu Akdeniz-Kızıldeniz-Körfez-Hazar Denizi) ve Yakın Kıta Havzası (Avrupa-Kuzey Afrika-Güney Asya-Orta ve Doğu Asya) tanımları açıklanıyor. Bu havzalar, Türkiye'nin bölgesel etki alanlarının (hinterland) kademeli tarzda genişletilerek, uluslararası konumunun güçlendirilmesinde dış politika stratejisinin jeopolitik temelini oluşturduğu için üzerinde önemle duruluyor.

Üçüncü bölüm ise kitapta daha geniş bir yer tutuyor. Beş bölümden oluşan bu kısımda; ilk olarak dış politikanın stratejik araçları ele alınıyor: Soğuk Savaş döneminde ortaya çıkan NATO, AB, İKÖ ve Soğuk Savaş sonrasında gündeme getirilen veya yeniden yapılandırılan ECO, KEİ, Türk Dünyası zirveleri ve D-8. Diğer bölümlerde; Balkanlar, Ortadoğu, Orta Asya ve Avrupa Birliği hem kendi iç dinamikleriyle hem de Türkiye'yle olan ilişkileri bağlamında inceleniyor.

Küre Yayınları / Tel: 0 212 589 12 95

 
Gülün alımlı bir rakibi o
Nazan Bekiroğlu denemelerini Mor Mürekkep'ten sonra Mavi Lale / Yitik Lale'de biraraya getirdi.
'The Özal' kitabı
Gazeteci Mehmet Ali Birand ile Soner Yalçın'ın Turgut Özal'a yakın olmuş 66 tanığın onbin sayfalık anılarından kaleme aldığı "The Özal Bir Davanın Öyküsü" adlı kitap, 5 günde ikinci baskıyı yaptı. Doğan Kitapçılık'tan piyasaya çıkan kitapta, Özal'ın suikastten sonra kaset pazarlığı için İsviçre'ye Ahmet Selçuk'u göndermesinden, öldüğü gün Köşk'te yaşananlara kadar bir çok olay, tanıkların ağzından dile getiriliyor. Gazeteci Abdi İpekçi'nin anısına ithaf edilen kitapta, Özal'ın ilk parti kurma düşüncesinin ne zaman doğduğu, Semra Özal'ın Adnan Kahveci'yi neden sevmediği, Cem Karaca'nın affedilmesi, Çetin Altan'la dostlukları, 24 Ocak Kararlarının hazırlanışı, ithal sigara yasağının nasıl kaldırıldığı, Özal'a düzenlenen suikastle ilgili gelişmeler, ikinci suikast girişiminin nasıl önlendiği, Körfez Savaşı dönemi ve Özal'ın hayatındaki bazı özel olaylar" tanıklarının ifadeleriyle yer alıyor. Kitapta Semra Özal'ın yanısıra, Özal'a yakın olan isimlerden Engin Güner de, Özal'ın suikast sonrası yaptığı araştırmalarda ulaştığı son noktayı şöyle dile getiriyor: "İsim olarak yani toparlanan şeylerin, ortaya çıkan delillerin ve yahut ipuçlarının belli bir isme doğru gittiği şüpheleri vardı. Bunu açıkça telaffuz etmemişti ama iş ve basın dünyasından bir isim etrafında yoğunlaşmaktaydı." Yazar Soner Yalçın, kitabın adını "Ayakları Türkiye'de, kafası Amerika'da" olduğu ve Türkiye'yi "Küçük Amerika" yapmak istediği için "The Özal" olarak koyduklarını söyledi. Mehmet Ali Birand'la birlikte Özal Belgeseli hazırlarken yüzlerce bilginin çöpe gitmesinden rahatsızlık duyduğunu ve kafasında bunu kitap haline getirme fikrinin doğduğunu anlatan Yalçın, 66 önemli tanığın anlatımıyla bu kitabı hazırladıklarını söyledi.
26 Mayıs 2001
Cumartesi
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED