T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

D Ü N Y A

DÜNYA TÜRKİYE'Yİ NASIL GÖRÜYOR?

Derviş yakında bavulunu toplar

Kemal Derviş'in "Bakan olmasaydım TL'ye yatırım yapardım" dediği gün TL yüzde 12 değer kaybetti. Halk Derviş'i hâlâ bir kurtarıcı olarak görüyor. Dünya Bankası'nın eski uzmanına güvenilmeyecek de kime güvenilecek? Ama bunun bir bedeli var. Ekonomi doktoru Türkler'e önce acı bir reçete yazacak. Bütçe açığı daha şimdiden GSMH'nın yüzde 14'üne ulaşmış durumda. Bu da Derviş'i yakında "kötü adam" rolüne sokabilir. Zaten partisiz Derviş'in Ankara'nın siyasi labirentlerinde ne kadar süre ayakta kalabileceği de belli değil. Rahatsızlık belirtileri şimdiden ortaya çıktı. Bazıları Derviş'in fazla güçlü bir konuma geldiği kanısındalar. Bu doğru. Derviş'in, arpalıklarından vazgeçmek istemeyen politikacılarla çatışması kaçınılmaz. İstanbul'daki bir yabancı bankacı, Derviş'in yakında bavulunu toplayacağı görüşünde. Ama Derviş'in politikaya atılacağını ve hatta Başbakanlık'ta gözü olduğunu söyleyenler de var. Bu durumda Derviş herhalde yeni bir parti kurmayı deneyecek. Bu kriz, Ankara'daki politikacıların algıladıklarından çok daha ciddi. Türkiye'de huzursuzluk büyüyor. İşletmeler kapanıyor, iflaslar artıyor, medyada kitle halinde işten çıkarmalara ilişkin haberler yayımlanıyor. FRANKFURTER RUNDSCHAU

Krizin bedeli demokrasi olabilir

Bir varolma mücadelesi veren Türkiye ekonomik iflasla karşı karşıya. Bir sosyal patlamaya ilişkin belirtiler görülüyor. Yüzbinlerce Türk, günlük ekmeğini alamıyor, orta direk çökmek üzere. Türkiye, yolsuzluklara bulaşmış politikacıların yaptıklarının bedelini demokrasi ile mi ödemek zorunda? Krizden altı hafta sonra bile hâlâ bu işin nasıl yürüyeceğini söyleyemeyen Ecevit hükümeti, halkın kendisine tanıdığı krediyi tüketti. Sokaklarda askere yönelik çağrılar artıyor. Bu krizin bedeli sonunda demokrasinin kendi olabilir. DER TAGESSPIEGEL

Türkler internet gazetelerini izliyor

Türkiye'deki gazetecilerin söyledikleri veya yazdıklarından dolayı demir parmaklıklar arkasına konmalarında bir gariplik yok. Türkiye'nin önde gelen gazetelerinden Sabah'ın sahibi, fikirlerinden ötürü değil; şüpheli iş ilişkileri yüzünden cezaevine kondu. Bilgin, 1985 yılında Sabah gazetesini çıkarmaya başladığında, dönemin Başbakanı Turgut Özal'ı da içine alan skandalları eşi görülmemiş bir cesaretle ortaya çıkardığı için kahraman ilan edilmişti. Daha sonra Özal, gazetelere 3 milyar dolar teşvik sağladı. Sabah ve rakibi Doğan Medya aslan payını kabul ettiler. Bilgin'in tutuklanması, artık medya patronlarının korunmaları konusunda politikacılara güvenemeyeceklerini gösteriyor. Kriz nedeniyle nüfuzlarını daha da kaybedebilirler. Üç bin gazeteci işten çıkarıldı. Gazete satışlarının düşmesine şaşırmamak gerekir. İki milyon Türk, şimdiye değin Türkiye'nin katı basın ve yayın yasalarından etkilenmemeyi başaran ve sayıları gittikçe artan bağımsız ve bedava internet haber sitelerini kullanıyor. THE ECONOMIST

Yunan basını: Türkiye uçurumun kenarında

Yunan Ependitis gazetesi, "Türkiye yine hasta adam" manşetiyle verdiği haberinde, Türk ekonomisinin iflasın eşiğine geldiğini ve politik istikrarın yavaş yavaş kaybolduğunu yazdı. Türkiye için "Uçurumun kenarında" başlığını kullanan To Vima gazetesi ise, Türkiye'nin siyasi istikrarının sarsılmaya başladığını kaydetti. Gazete, Kemal Derviş'in tüm çabalarının politikacıların anlaşmazlığı yüzünden bir anlam taşımadığını vurguladı. Kathimerini gazetesi ise "Türkiye nereye gidiyor" başlığını kullandığı haberinde, dış yardım gelmezse Türk ekonomisinin iflasa sürükleneceğini ileri sürdü. ATİNA



11 Nisan 2001
Çarşamba
 
Künye
Temsilcilikler
Reklam Tarifesi
Abone Formu
Mesaj Formu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED