T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
F-tipi ölümler

Artık haberleri gazetelerde yer bulamadığı için okurların işi kolay; bilmediklerinizin vicdanınızı sızlatma gücü yoktur. Ancak, sıkça ulaşmaya başlayan ölüm haberleri yüzünden bizim işimiz bayağı zor. Cezaevlerinde ölüme yatanlardan hergün hayatını kaybedenler oluyor; onlarla dayanışma içine girmek için aynı eylemi dışarıda sürdürenlerden de ölenler var...

Konunun hassasiyeti, eylemin 'ölüm' sözcüğü ile birlikte anılması kadar eylemcilerin örgüt bağlarından da kaynaklanıyor. Şiddet kültürüyle beslenen topraklarda, terör, bir eylem biçimi olma özelliğini -maalesef- sürdürüyor; gencecik insanlar, doğru bildiklerini başka yöntemlerle ifade edip taraftar toplamaya çabalamak yerine şiddetin diline başvurma yanlışlığına düşebiliyor. Her fikir akımı, her ideoloji, 'hayatı' öncelemeli, ayakta kalmayı yüceltmelidir; bizde 'ölümü' kutsayan, ölümle ders vermeyi yeğleyen ideolojilere takılanlar çıkabiliyor...

'Ölüm orucu' geçen Ramazan ayında tartışıp tükettiğimiz, şimdilerde kimsenin aklına gelmeyen bir konu. Oysa, cezaevlerinde ve dışarıda bu eylemi sürdürenler var. Geçmiş yıllardaki benzer eylemlerden farklı olarak, bu defa, su ile birlikte vitamin de alındığı için her zamankinden daha geç geliyor ölüm; ama geliyor... Önceki gün, dayanışma için eylem sürdüren yaşlıca bir kadın hayatını kaybetti...

Eylemin sebebi şu sıralarda yaygın kullanıma kavuşmuş 'F-tipi cezaevleri'... Mahkumlar hücre sistemi olduğu ve tecride imkân sağladığı gerekçesiyle 'F-tipi' cezaevlerine karşılar. Adalet bakanı Prof. Hikmet Sami Türk, Batı ülkelerinde de bulunduğunu söylediği bu tip cezaevlerinin, bazı yasalarda değişikliğe gidilerek, ortak alan eksikliğinin giderilmesi ve görüş kolaylığının sağlanması ile daha kabul edilebilir hale getirileceği vaadinde bulunmuştu. Yapımı bitmiş cezaevlerinin kullanıma açılması yasa değişiklikleri sonrasında düşünülmekteydi.

Ramazanda yaşanan cezaevi isyanları, 'F-tipi' uygulamasının öne alınmasına yol açtı; artık yasa değişikliğini diline dolayan da yok. Yasalar değişmediği için, F-tipinde kalanlar görüşe çıkamıyor, ortak alanlardan yararlanamıyorlar... Tam bir kısır döngü: Ölüm orucu ve isyana sebep gösterilen uygulama yanlışları eylemler sebebiyle değişmeden sürüyor; uygulama yanlışı sebebine bağlanan eylemler de bu defa 'F-tipi' cezaevlerinde yürütülüyor...

Bir insanın hayat ile ölüm arasında bocalaması, hatta ölümü yeğlemesi büyük bir trajedidir. Türkiye, son zamanlarda, bu trajediyi bir çok alanda yaşıyor. Oysa, aslolan hayattır ve insanın yaşama hakkı kutsaldır. Bir tutuklu veya hükümlünün kendi hayatını tehlikeye atacak bir eylemi sürdürmesi ne kadar yanlışsa, o eylemin kendi gözetimindeki cezaevlerinde sürdüğünü bilen devletin onu sona erdirmek için fazla bir çaba göstermemesi daha da yanlıştır. İsyan sırasında devletten yana oluşan halk desteği, ölümlerin artarak sürmesi durumunda, yeniden kaybolabilir. Özellikle, devlet adına verilen 'iyileştirme' sözleri istikametinde adımlar gereken hızla atılmıyorsa...

En büyük üç ilimizin baro başkanları, geçtiğimiz hafta, ölümle biten cezaevi eylemlerini sona erdirmek için bir açık çağrıda bulundu. Hayata karşı ölümü tercih eden eylemcilerin sağlık durumlarının 'iyileştirilemez' hale girdiğini gördükleri için yapıldı bu çağrı. İstedikleri, hücre sistemi yerine mâkul sayıda mahkumun birarada kalabileceği, ortak mekânlarda buluşabileceği, birlikte spor yapabileceği bir biçimsel değişikliğe uğratılması F-tip cezaevlerinin... Bunun için de gerekli yasal değişikliklerin hemen yapılması... Hükümetin bu alanda adım atmaya başlaması üzerine, üç baro başkanı, eylemcilere dönüp "Siz de ölümle oynaşmaktan vazgeçin" deme hakkına kavuşabilecek...

Bizde devlet teröristle pazarlık etmez, 'terörist' bildiğini ölüme lâyık görür; ancak ne çare, bugünün dünyası, mahkumun da 'insan' olduğu için belli hakları bulunduğuna inanılan bir dünya. Türkiye, cezaevi eylemleri yüzünden, kendini zor duruma düşürüyor. Ölümlerin artması durumu daha da güçleştirecektir.

Şiddetten arınmış, hayatı kutsal bilen bir Türkiye'ye ihtiyacımız var.


11 Nisan 2001
Çarşamba
 
FEHMİ KORU


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED