|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Dahi / deli sanatçı Salvodar Dali, Doğu-Batı dergisinin sorularını, tüm samimiyetiyle ve bıyıklarının yardımıyla cevaplıyor. Cevapsız kalan tek soru: Pasta'nın mı yoksa kremanın mı önce yeneceği?
Üç ayda bir yayınlanan ve belli konular üzerine özel sayılar çıkaran düşünce dergisi Doğu Batı, son sayısında "Avrupa"yı ele alıyor. Avrupa'yı dört ana başlık altında, boşluk bırakmaksızın tartışan Doğu-Batı, Avrupa'nın bir kez değil birçok kez kurulduğu temel savından hareket ediyor. Temel savlarını, "ne Yunan görkemini dile getirmek ne de her şeyi sınırlı evrelere kilitleyip, sözgelimi Romalılık hastalığıyla (romanite) bütün bir yapıyı açmaya çalışmak değil" diye açıklıyor derginin genel yayın yönetmeni Taşkın Takış sunuş yazısında. Dergi Avrupa'yı, sadece bir yapı olarak değil, yapı-çevre, alt-üst, Avrupa-Türkiye (Pasta-Krema) denklemleriyle açıklıyor. Yaşlı kıta Avrupa, kendi küllerinden yeniden doğan ve her defasında yeniden Avrupalılaşan bir kıta. Zira Avrupa, karşılıklı etkiler bakımından her ayrı dönemde yeniden yapılanmış, dolayısıyla bir çok kez Avrupalılaşmıştır. Avrupa'nın Grekleşmesi, Latinleşmesi, Romalılaşması, Germenleşmesi, Hristiyanlaşması ayrı ayrı süreçler, ayrı ayrı etkileşimlerdir. Her adaptasyon farklı bir Avrupa üretmiş, her bölünme Avrupa'nın kültürel sınırlarına esneklik kazandırmıştır. Doğu'dan gelen Hristiyanlık sabit bir İncil coğrafyası çizememiştir ve Hristiyanlık toprakları, dolayısıyla Hristiyanlık bilinci ve epistemesi sürekli değişmiştir. Aydınlanma döneminin değerleri bazen insanlığa müjde olarak getirilmiş, aynı değerler bazen Kant, Voltaire, Montesquieu gibi düşünürlerce ırkçılığa, Avrupa-merkezli bir şiddete bürünebilmiştir. Avrupa'nın birincil kaynakları var mıdır yoksa tüm özgünlüğü ikincil kaynakları bir araya getirip buradan -sentez yoluyla- olağanüstü sonuçlar üretmesinde mi aranmalıdır? Avrupa'nın papalık, krallık ve burjuvazi üçgenindeki alışverişinden nasıl ortak bir kimlik türetilebilir? Türetebilir mi, türetemez mi? Kaldı ki son derece kıskanç ulus-devlet birliklerinin ortak bir kimlik arayışını engellediği düşünecek olursa... Burada, Avrupa tarihi açısından çatışma kültürü büyük bir önem kazanmaktadır. Avrupa hakkındaki bir soruşturmada, çekilecek fotoğrafın hangi kareleri öne çıkarılabilir? Öncelikle öne çıkarılması gereken tek bir kare var mıdır? Doğu-Batı, yaşlı kıtayı tüm bu ve benzeri sorular etrafında ele alıyor ve açımlıyor. Konuyu "Bir Kıta: Avrupa", "Osmanlı-Avrupa: Bir Tarihçe", "Bir Rüya: Avrupa Birliği" ve "Türkiye-Avrupa: Bir İkilem" başlıklarıyla boşluk bırakmaksızın tartışıyor. Her bir tartışma ise konunun uzmanı önemli isimler tarafından yapılıyor. Hasan Bülent Kahraman, Aslı Çırakman, Betül Çotuksöken, Recep Boztemur, Serdar Taşçı, Murat Belge, Ali Akay, Mehmet Ali Kılıçbay, Oğuz Adanır, Ahmet Ulvi Türkbağ, Vehbi Hacıkadiroğlu, Halil İnalcık, Kürşat Ertuğrul, Ali Karaosmanoğlu, Dilek Barlas ve Hüner Tuncer'in Avrupa üzerine yazıyor. Ömer Naci Soykan, Ali Utku ve Immanuel Kant ise derginin üçleme bölümünün yazarları. Doğu-Batı Tel: 0 312 433 29 59
|
|
|
|
|
|
|