T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Becerikli Bürokratlar ve Askere Tekmil Veren Siviller Cumhuriyeti!

Türkiye'nin neden krize girdiği ve krizden neden bir türlü sıyrılamadığı gün geçtikçe daha iyi ve daha dramatik bir şekilde anlaşılıyor. Herkes şunu anlasın ki, bu ülke çapalı kur uygulamasının döviz üzerinde yarattığı baskıyı kaldıramadığı için değil, her alanda tel tel döküldüğü için krize girdi. Tel tel dökülmeye gelince... Sanılmasın ki, dökülen sadece siyasettir. Değil. Siyasetten çok önce; adı "sivil toplum örgütü" olan ama başlarındaki çarıklı erkan-ı harp taifesi yüzünden her dönemde "sivil toplum"a düşman olan kuruluşlar dökülmektedir. Hem de şecaat arzederken, sirkatin söyleye söyleye dökülmektedir.

Ülkenin en büyük ticaret birliği olan TOBB'un Başkanı, kriz gününe kadar kayıtsız şartsız destek verdiği hükümete hala "kıyak" yapabilmek için askerden lojistik temin etme peşinde koşuyorsa, o toplumun ve o birliğin sivilliğinden söz edilebilir mi? TOBB Başkanı, başında bulunduğu birliğin en hayati kararı vereceği toplantının arefesinde "gizlice" Genelkurmay'a gidip ne görüşür, niye görüşür! Ne görüştüğünü dün yaptığı konuşmadan anlıyoruz: "Türkiye'de siyaset dibe vurdu. İktidarıyla muhalefetiyle bütün partiler tıkandı, siyaset çözüm üretemiyor vs."

Sadece iktidarı değil muhalefeti de aynı kefeye koyduğuna göre, bu sözlerin bir adım sonrası "teknokrat" ya da "ara rejim"hükümetidir. Olsun! Fuat Miras için farketmez! Nitekim, bu konuşmayı yaptığı toplantıda asıl tıkananın kendisi ve kendisi gibi sivil toplum örgütlerini devlet partisi gibi yönetenler olduğu apaçık ortaya çıkıyor da ne oluyor? Başkan, "hükümete istifa çağrısı"ndan kaçınıyor, neyse ki aklı başında oda başkanları bastırıyor da sonuç bildirisine bu geç kalan istifa çağrısı giriyor. Bu durum elbette Miras'ı güç durumda bırakmıştır. Bir geceyarısı Miras'ı "durumu paşama izah etmeye" giderken Genelkurmay'ın tellerinden etrafı kolaçan ederek atlarken görürsek şaşırmayalım. Ama telleri aşıp, basına görünmeden gizlice içeriye girmeyi başarsa bile büyük ihtimalle, "Aldırma, hükümet de zaten şu yasaları falan çıkarsın gidecek" cevabını alacaktır.

Türkiye'yi bugünkü krize düçar eden temel faktör beceriksiz iktidar ve sorumsuz bürokrasi kadar "yandaş" sivil toplum örgütleridir. Hükümetle kolkola ekonomik istikrar kampanyaları düzenleyenler, "10 yıl önümüzü görüyoruz... Türkiye enflasyonu yeniyor" sloganları atanlar asıl suçlulardır.

Tıpkı, "dünyanın en başarılı merkez bankası başkanları" gibi...

Yeni Şafak'tan Murat Kelkitlioğlu'nun ortaya çıkardığı ve kesinlikle "yılın haberi" kalitesindeki skandalın kahramanı olan Merkez Bankası eski Başkanı Gazi Erçel'in içine düştüğü durumu gördükten sonra da neden krizde olduğumuzu anlamak daha kolaylaştı. Biliyorsunuz Erçel, krizin patladığı 19 Şubat günü Halk Bankası'ndaki 52 milyar liralık "TL hesabı"nı dövize çevirtti. Üst düzey bir bürokrat olarak bu utanç verici fırsatçılığa müracaat eden eski Başkan bu dahiyane kararla, kendisine yüzde 100'e yakın para kazandırmayı başardı. Kendisini aklamak için de "Bu işlemde benim devalüasyonu bilmem ve ona göre talimat vermem kesinlikle mümkün değildir. Dalgalı kura geçiş kararı bu işlemden üç gün sonra 22 Şubat`ta alınmıştır. O zamana kadar da devalüasyon ile ilgili bir karar mevcut değildir" dedi.

Erçel, bu sözlerle kendisini aptal yerine koyuyor, ki iki kez üst üste, "en başarılı Merkez Bankası Başkanı" seçildiğine göre bu pek mümkün değil. Geriye bizi aptal yerine koyma ihtimali kalıyor ki, iki kez üst üste mali krize girdiğimize göre bu pekala mümkün. Türkiye'yi krize işte bu kalibreye sahip bürokratlar soktu...

Bu ülkede siyaset tıkanmışsa, asker-bürokrasi de, "sivil toplum"u devlete pazarlayan birlik ağaları ondan önce tıkanmıştır.

Seçtiklerimizi hırpalamayı biraz olsun bırakıp, bir fiske de seçmediklerimizin yanağına vurmayı deneyelim. Hükümeti gönderelim ama yüksek sesle, "çözüm Meclis içinde" diyebilelim.

Unutmayalım, burası "beceriksiz siyasetçiler ülkesi" olduğu kadar "sivilleri askere tekmil veren, uyanık bürokratlar cumhuriyeti"dir de...


11 Nisan 2001
Çarşamba
 
MUSTAFA KARAALİOĞLU


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED