T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Kurtköy'de uçan trilyonlar

Birkaç gündür gazetelerde gözüme bir haber çarpıyor: Sabiha Gökçen (Kurtköy) - Esenboğa hattındaki tarifeli uçak seferleri durdurulmuş. Çünkü 29 Ocak 2001 tarihinde başlatılan seferlerde, ancak % 36 doluluk sağlanılmış. Bugüne kadar gerçekleşen zarar 100 bin doları bulmuş.

Kurtköy Havaalanı konusuna âşinayım. Zira bu işte, dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz'ın görevini kötüye kullanıp kullanmadığını araştırmak üzere kurulan Soruşturma Komisyonu'nun üyesiydim.

Kurtköy Havaalanı

Kurtköy Havaalanı inşaatı, Mesut Yılmaz Başbakan olur olmaz "gecikiyor" bahanesiyle, Demiryolları Limanlar Hava Meydanları İnşaatı Genel Müdürlüğü (DLHİ)'nden alındı. Milli Savunma Bakanlığı Nato Enfrestrüktür Daire Başkanlığı'na (Nato Enf'e) verildi. Tabiî Nato Enf'de fiyatlar birkaç misli fazla olduğu için, meydan çok pahalıya tamamlandı.

Gecikme bahaneydi. Çünkü zaten keşifler yapılmış; DLHİ, DHMİ (Devlet Hava Meydanları İşletmesi) SSM (Savunma Sanayi Müsteşarlığı) personelinden oluşan çalışma grubunun faaliyetiyle, Mart 1997'de ihale aşamasına gelinmişti. Savunma Sanayi Müsteşarlığı, çalışmaları tamamlanmış olmasına rağmen, Kasım 1997'ye kadar ihaleye çıkmadı; iş savsaklandı.

Mesut Yılmaz, niçin 10 Kasım 1997'de, Savunma Sanayi İcra Komitesi'nin 7 Ekim 1996 tarihli kararını değiştirerek, inşaatın organizasyonunu Nato Enf'e devrettiği sorulunca, şu cevabı vermişti: "Kasım 1999'da Kurtköy'den uçak uçacak. DLH bu inşaatı aynı sürede yetiştiremez."

Aslında Mesut Yılmaz'ın gerekçesi dayanaksızdı. Zira, Ulaştırma Bakanlığı'nın görev ve yetkilerini belirleyen 3348 sayılı kanuna göre, havaalanı inşaatı yapım görevi, DLHİ Genel Müdürlüğü'ne aitti. Aynı kanun, her türlü kamu kuruluşu, belediye, özel idare ve gerçek kişilerce yaptırılacak havaalanlarının proje ve şartnamelerini inceleyip tasdik etme görevini de, DLHİ'ye veriyordu. Bu da, havaalanı inşaatının gerçek sahibinin Ulaştırma Bakanlığı'nın bünyesindeki Demiryolları Limanlar Hava Meydanları İnşaatı Genel Müdürlüğü olduğunu gösteriyordu.

DLHİ'nin, para olduktan sonra, işi, Nato Enf kadar süratle yapmaması için bir sebeb yoktu. Zaten inşaatı müteahhitler yapıyor. DLHİ veyahut Nato Enf denetliyor.

İki sonuç

DLHİ'nin devreden çıkıp, Kurtköy Havaalanı'nın yapımını Nato Enf'e verilmesi iki sonuç doğurdu:

1) Çok sayıda müteahhit yerine, sadece belirli firmalar davet edildi ve kendilerinden teker teker, kapalı zarfla teklif alındı. (Nato Enf ihalesine çağrılanlar şunlardı: Nihat Özsan, Eko İnşaat, Erkem İnşaat, Kiska, Makimsan, Maktaş, Makyol, Metiş, Mön, Orhan Evin İnşaat) Bunlar Nato müteahhitleriydi. İki kısım halinde gerçekleşen inşaatın birinci bölümünü Metiş, ikinci bölümünü Mön AŞ + Orhan Evin İnşaat Konsorsiyumu aldı.

2) Maliyet çok yükseldi. Pendik Kurtköy Havaalanı Altyapı Tesisleri İnşaatı için Nato Enf 18.9 trilyon muhammen bedelle ihaleye çıktı. 18.1 trilyon lira ile ihale tamamlandı. Oysa DLHİ'nin 1997 fiyatları ile keşif bedeli 7.5 trilyon lira, (1998 birim fiyatlarıyla 12.8 trilyon liraydı) Kuvvet santrali ve enerji nakil ilavesiyle 13.4 trilyon liraya ulaşılıyordu. Arada 1998'in parasıyla 5 trilyon liralık fark vardı. Bu 5 trilyon lira "gecikiyoruz" gibi sahte bir gerekçeye dayanılarak verildi. Nato Enf müteahhitleri, metraj artışları ve fiyat farkları ile birlikte Havaalanı'nın altyapı inşaatını 31 Aralık 1999'da 43 trilyon liraya tamamladılar. Bir başka ifadeyle, 18.1 trilyonluk ihale, 2 yılda 43 trilyon liraya çıkmıştı.

Alt yapıdan sonra elbette meydanın üst yapısı da Nato Enf tarafından gerçekleştirildi. Tabiî burada da, kimbilir devlet, kaç trilyon lira kazık yedi.

Meclis Soruşturma Komisyonu sadece havaalanının altyapı tesisleri inşaatı ile ilgili olarak kurulmuştu. Bu yüzden diğer rakamları bilmiyorum.

Yılmaz aklandı

Geçen yasama döneminde Kurtköy Soruşturma Komisyonu, Mesut Yılmaz'ı sorumlu bulmuş ve yargılanmasını istemişti. Ama Komisyon Başkanı DSP milletvekili Necati Albay, raporu yazmadı; savsakladı ve konunun geçtiğimiz dönemin yasama organında oylanmasını engelledi. Çünkü siyasi dengeler, CHP, koalisyonu dışardan desteklediği için Anap'ın aleyhine idi.

Bu yasama döneminde, Nisan 1999 seçimlerinden sonra, Kurtköy Komisyonu yeniden oluşturuldu. Bu defa MHP ve DSP'nin desteği ile komisyon çoğunluğu, Yılmaz'ın kusurlu olmadığı kararını verdi. Rapor Genel Kurul'da oylandı ve Mesut Yılmaz aklandı.

Ecevit'e bir de dürüst demiyorlar mı?

Türkbank'ta Yılmaz'ı destekleyen Ecevit. Kurtköy'de de durum aynı. Hüsamettin Özkan'ı himaye eden de o.

İşte inşaatın tamamlanıp uçuşa açılması için bu kadar acele edilen meydan, zarar ettiği için, uçak seferlerine kapatıldı.

Boşu boşuna ilâve trilyonları harcadık. Bu ilâve trilyonlar, on milyonlarca dolar, acaba kimin cebine girdi?

Su nerede? İnek içti... İnek nerede? Dağa kaçtı... Dağ nerede? Yandı kül oldu...

Vay benim köse sakalım.


11 Nisan 2001
Çarşamba
 
NAZLI ILICAK


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED