![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Yargı kendisine duyulan güveni hak etmeliSovyet Rusya'nın önemli liderlerinden Joseph Stalin'in ünlü sözünü hatırlamanın tam sırası: "Oyların kime kullanıldığı hiç önemli değil" demiş Stalin ve eklemiş: "Önemli olan oyları kimin saydığı..." Bu sözü hatırlamamın sebebi, ülke genelinde Al Gore'a geçildiği halde ağabeyinin vali olduğu Florida eyaletinde bir kaç yüz oy önde gittiği için galip ilân edilen ABD'nin yeni başkanı George W. Bush'un yemin ederek görevine başlaması değil; bizdeki yolsuzluk operasyonlarının aldığı biçim... Stalin'in izinden giderek, "Operasyonun yaygınlığı hiç önemli değil, önemli olan operasyonu kimin yürüttüğüdür" diyebiliriz... Matador, balina, kasırga 1, 2 ve 3, buffalo, paraşüt, hayal, serhat, kartal, beyaz enerji gibi ilginç adlar taşıyan operasyonları hepimiz ilgiyle izliyoruz. Şu anda ceza ve tutukevlerinde, kimi sahibi oldukları bankaların içini boşaltarak, kimi hayali fatura tanzimi yoluyla, kimi sınırları kevgire çevirmek suretiyle devleti soymuş çok sayıda işadamı bulunuyor. Operasyonlar başlamadan önce herbiri toplumun 'saygın' birer unsuru bilinen bu insanların evleri ve işyerleri gecenin bir yarısında basıldı; bileklerine kelepçe takılarak, bir yerden diğerine götürülürken kollarına girilerek sevk edildiler, özel hayatları 'genel' hale getirildi. Operasyonların devam edeceği beklentisi giderek yaygınlaşıyor. Yolsuzlukların bir bacağını iş dünyasındaki çabuk zengin olma heveslileri teşkil ediyorsa, diğer ayakları da bulduğuyla yetinmeyen bürokrat ve koltuğunu karanlık ittifaklara borçlu politikacıdır. Nitekim, kimi operasyon bürokratların da gözaltına alınmasını getirdi; yolsuzluklara bulaşmışlar içerisinde, valiler, kaymakamlar, gümrük müdürleri, yargıçlar, savcılar, askerler gibi kamu görevlilerinin de adı geçti. Son operasyon bazı siyasileri de yolsuzluk gündemine taşıdı. Yolsuzluklara karşı yürütülen operasyonlara "Kendiliğinden oluyor" denilemez; her safhada birilerinin özel ihtimamı hissediliyor. En başta içişleri bakanı Sadettin Tantan olan bitenin sahibi; son operasyonda "Düğmeye biz bastık" diyen silüet de bir askere aitti. "İşler durma noktasına geldi" ya da "İşadamlarına kelepçe vurmak huzuru kaçırıyor" görüşlerinin sahipleri kendileri de kapsam alanına girebilecek kişiler. Operasyonların hedeflediği siyasilerden "Komplo" çığlıkları yükseliyor. Bu durum da, "Operasyonun yaygınlığı değil, kimin tarafından yürütüldüğü önemli" düşüncesine hak kazandırıyor. Bir örnek olarak 'paraşüt operasyonu'nu ele alalım. Sınır bölgesinde bir 'kirli örgütlenme' ile ilgiliydi Gaziantep merkezli operasyon ve çok sayıda kamu görevlisinin işbirliği içerisinde yasal olmayan bir düzen kurduklarını ortaya çıkardı. Ancak, tam sona ulaşılacakken yapılan müdahalelerle, çizgi, işadamları ve küçük memurlardan itibaren çekiliverdi. Suçüstü yapılan üst düzey bürokratlar yıkılmadılar, ayakta duruyorlar. Bu da, "Örgütlenme aslında devletin bilgisi dahilinde; bazı karanlık eylemlerin finansmanı bu yolla yapılmıştı" iddialarına güç kazandırıyor. Paraşüt operasyonunu başlatan irade kim olursa olsun, onu yürütenin çektiği çizgi, yolsuzlukların bütün boyutlarıyla ortaya çıkartılmasını ve fâillerin cezalandırılmasını, Stalin'e hak verdirecek biçimde, engellemiş bulunuyor. Benzer dönemleri bizden önce yaşamış toplumlarda, yolsuzlukların yaygınlığı ve karanlık işlere bulaşmış olanların kapsamı göz önünde bulundurularak, sonuç almada önderlik, 'tarafsız yargı'ya bırakılmıştı. İtalya'da 'temiz eller operasyonu' büyük çapta başarıya ulaşmışsa, bunda, operasyonların 'hikmet-i hükümet' ilkesini önemseyecek birimlerin engeline takılmadan, politik heveslere âlet olmadan yürütülmesi önemli bir rol oynadı. Bizde de, Yargıtay başkanı Sami Selçuk'un ısrarla vurguladığı gibi, operasyonların yürütülmesini politikacılardan veya kolluk güçlerinden alıp yargıya vermekte yarar var. Türkiye'nin "Ülkemizde yargıçlar var" denilecek bir güvene kavuşması için de bu şart... Soruşturmalarda görevli savcıların da, topu taca atmak veya bazı sorumluların çektiği çizgiye riayet etmek yerine, kendilerine duyulan güveni hak edecek tarzda davranmalarını bekliyoruz. Stalin, bu konuda da haklı çıkmamalı.
fkoru@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|