![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
FP davası nereye!Fazilet Partisi için geriye sayım başladı mı? Önceki gün ve dün yaşanan gelişmeler yani; Meclis'in Anayasa değişikliğini geri çekmesi, Anayasa Mahkemesi'nin ne teamüle ne de hukuka uyan açıklaması ve Başbakan Ecevit'in son noktayı koyan "tasarıyı değiştireceğiz" sözünden çıkarılacak ana fikir üzerinde egzersizler yapılıyor. Kimilerin göre "geriye sayma" bile iyimser bir deyim, FP için umut kalmadı, kimilerine göre ise Anayasa Mahkemesi yapılmakta olan değişikliğin gerçekten hukuk tekniğine aykırı olması nedeniyle tavır koydu. Hangi tezin gerçeği yakın olduğunu anlamak için önce yaşanan gelişmelere bakmak gerekiyor. Sürpriz ziyaret!
Cumartesi günü Başbakanlık'ta Ecevit'i ziyaret eden ve aralarında Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin ve üye Fulya Kantarcıoğlu'nun da bulunduğu heyet; Başbakan'a "yapılmakta olan değişikliğin kendilerini güç durumda bırakacağını ve bunun mahkemeye güvensizlik anlamına geleceğini" ilettiler. Heyet, FP davasının sadece iddianamede belirtilen hususlar çerçevesinde değil ülkenin mevcut siyasi şartları dikkate alınarak değerlendirileceğini de belirttiler. Bu, Ecevit'in uzun süredir taşıdığı "FP kapatılırsa erken seçim kaçınılmaz olur. Bu durumda da istikrar bozulur" kaygısını gidermeye yönelik bir izahtı. Bumin bu görüşü dün bir TV kanalında tekrar dile getirdi. Yani heyet, o görüşmede "amacımız FP'yi kapatmak değil. Yapılmakta olan değişikliğin mahzurlarını anlatmak" mesajı verdi. Ecevit ise o sırada henüz, gelinen noktadan geri dönülemeyeceğini düşünüyor olmalıydı ki, heyete tatmin edici bir cevap vermedi ve görüşme bu havada bitti. Sezer devreye giriyor
Önceki gün sabah, yani MGK toplantısının yapılacağı günün sabahında bu kez Başbakanlık'ın telefonu çaldı. Hattın ucundaki kişi Cumhurbaşkanı'ydı. Ya, Anayasa Mahkemesi üyeleri eski başkanlarına durumu bildirip yardım etmesini istemişler ya da Sezer kendiliğinden hareket geçip Ecevit'i uyarmak gereği hissetmişti. Cumhurbaşkanı da benzer ifadelerle "parti kapatmayı üçte iki oy şartına bağlayan değişikliğin" işleri güçleştireceği ve Anayasa Mahkemesi'nin itibarını zedeleyeceğini Başbakan'a iletti. İşte bu saatten sonra işin içine kimlerin, hangi kurumun karıştığı konusunda elimizde "resmi" bir bilgi yok ama bu ülkede FP ile ilgili gelişmelere kayıtsız kalmayacak en az bir kurumun var olduğunu tahmin etmek hiç de güç değil. Gelişmeleri anlatmaya devam edelim. Yine o günün sabahı, Yargtay'ın yeni Başsavcısı Sabih Kanadoğlu beklenenden daha hızlı bir şekilde FP ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nden daha önce talep edilen belge ve mütalaayı mahkemeye gönderdi. Ve bilindiği aynı saatlerde MGK toplantısı başladı. FP ve Anayasa değişikliği konusu büyük bir ihtimalle burada da gündeme geldi. Daha o MGK toplantısının bildirisi yayınlanmadan Meclis Danışma Kurulu'ndan "Anayasa değişikliği paketi ileri bir tarihe ertelendi" açıklamadı geldi. Ardından da Anayasa Mahkemesi'nin alışılmamış bir şekil ve üslup taşıyan açıklaması geldi. Yeni bir teklif
Bu konudaki gelişmeler dün de devam etti. Adalet Bakanı Türk'ün "üçte iki değil beşte üç olsun" görüşü de bunun bir göstergesidir. Bunun yanında, Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan, Anayasa Komisyonu Başkanı Turhan Tayan ve FP'li komisyon üyeleri ard arda toplantılar yaparak değişiklik teklifi için formül üretmeye başladılar. Mesela, parti kapatma konusunda salt çoğunluk şartına dokunmadan odak tarifini somutlaştıran bir düzenleme konusu yeniden gündeme geldi. Özellikle FP, bir partinin "odak"tan kapatılmasının objektif şartlara bağlanması konusunda ısrarlı. Değişiklik paketine destek verilebilmesi için bir nevi son şartları bu. Ama, objektif kriterin nasıl tarif edileceği de önemli. Son not.. FP davası artık bitiş sürecine girdi. Bu konuyu eskisinden daha yoğun bir şekilde konuşacağız.
mkaraalioglu@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|