![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Türkler asker millet midir?Türkler 'Tüccar Millettir.' 'Türkler asker millettir' diyenler Türkleri aşağılıyor. Oryantalistler, Türklerin askerlik dışındaki 'ince işlerden' anlamadığını söylüyordu. Geçen yıl Dergah dergisinde "para, iman ve İngilizce" üzerine bir sohbet yapmıştık. İlk soru şuydu: "Ortaboy bir Türkçe Atasözleri Sözlüğü'nün P harfinde 20 atasözü yer alıyor. Bunların 11 tanesi para üzerine. Para parayı çeker. Parayı veren düdüğü çalar. Parayla imanın kimde olduğu belli olmaz, vb. Tüccar olarak tanınan bir millet değiliz. Atalarımız paranın önemini biraz abartmışlar mı?" İşte cevabım: Hiçbir milletin kudreti paranın gücünü abartmaya yetmez! Ayrıca, 'Türkler' tüccar bir millettir. Felemenk tüccar gemileri 1596'da Cava adasına (Endonezya) vasıl olduğunda, kendilerini karşılayan kafilenin başında mükemmel 'İtalyanca' konuşan İstanbullu bir Türk tacir vardı. Osmanlılar en az Avrupalılar kadar tüccar bir 'devlet' kurdular. Tüccar devlet, servetinin bir kısmını gelir getirici ticari-sınai işlere yatıran, elit sınıfları da bu şekilde davranan, uluslararası ticaret yollarından azami faydalanma (ve dolayısıyla rakiplerini bu yollardan uzak tutma) arayışı içinde olan devlet ise; Osmanlıları Portekiz, Venedik veya Felemenk toplumları ile mukayese etmemizde hiçbir beis yoktur. Bu maksatla geliştirilen Osmanlı donanması, 16. yüzyıl dünya güçler dengesinin biçimlendirilmesinde en etkili faktördür. Osmanlılar şayet Portekizlileri Hind Okyanusu'ndan sürebilecek kadar güçlü bir donanma kurmaya muvaffak olabilselerdi, Asya dünya-sistemini Avrupalılardan önce kendilerine bağlayabilirlerdi! Oryantalistler aşağılıyor
Dahili ekonomide de müslim tebanın gayrımüslimlerden ticari zeka ve beceri bakımından geri olması söz konusu değildir. Kanal 7'de Süleyman Çobanoğlu'nun Bu Ülke programında konuşurken, 'Türkler asker millet değildir!' demiştim. Hemen tepki telefonları gelmeye başladı. Türkler asker değil demekle sanki hakaret etmiştim. Oysa Türklerin asker millet olduğunu söyleyen oryantalistler asıl hakaret kasdı taşıyorlar. Bernard Lewis, Türklerin (genelde müslümanların) askerlik ve çiftçilik dışındaki mesleklerden anlamadıklarını, ticaret ve sanayiinin Hrıstiyan ve Museviler tarafından yürütülen 'ince' işler olduğunu söylüyor. Halil İnalcık ve diğer Osmanlı tarihçilerinin titiz çalışmaları gösteriyor ki, temelsiz bir iftiradır bu. Ondokuzuncu yüzyıla kadar, hiçbir Osmanlı beldesinde müslüman ahali ticaret ve zanaat işlerinde pasif değildir. Avrupa kapitalizminin imparatorluk yapılarını etkilemeye başlamasından sonradır ki, müslim tebaa tarım ve memuriyet çemberine kıstırılmıştır. Kendilerine Osmanlı mülkünde gayrımüslimleri acente edinen Avrupalılar, zamanla müslümanları devre dışı bırakmayı başarmışlardır. Para adamlığın ölçüsü oldu
Son iki yüzyılda Osmanlı toplumuna bakan herkes müslümanları memur veya çiftçi olarak görmekte haklıdır. Ama bunu daha önceki çağlara yaymak mümkün değildir. Osmanlı para tarihini araştıranlar, daha ilk yüzyıllardan itibaren köylerin çoğunun para çatkısına dahil olduğunu tesbit etmektedirler. Modern toplum, parayı maddi eşyanın mübadele ölçüsü olmaktan çıkarıp, adamlığın ölçüsü haline getirmek gibi bir aşırılığa saptı. Bugün herkes tüccar gibi düşünüp davranıyor. Para, seçkinliğin ölçüsü oldu. Kötü olan, bu. Paracı psikolojiyi Protestan ahlakına mı borçluyuz, bilmem; belki Yahudilikten, belki göçmenlikten tevarüs edilmiştir. Çinlilerin yoğun çaba ve baskıya rağmen benimsetemediği kağıt parayı yaygınlaştıran Avrupalılar oldu. Güneyden ve doğudan sıkıştırılmış, kendi içinde de bölük pörçük olup, hastalık ve savaşların pençesinde kıvranagelmiş Avrupa'nın icat ettiği bir kurtuluş teknolojisidir kağıt para. Modernlik, kağıt paranın ve paracı psikolojinin topluma egemen olmasıdır. Bu psikolojiyle savaş hayati bir mecburiyet. Ama bunu parayla savaşa dönüştüremeyiz. Paranın günahı yok, diyemem; ama ona cepheden saldıranların hiçbiri galip gelmedi! Borsa kapitalizmin kutsal kâsesi
İkinci soru daha ilginçti: "ABD'de Wall Street borsasının temel endeksi olan Dow Jones bünyesinde İslami Borsa Endeksi adıyla özel bir bölüm açılmış. Endekste bulunan 650 şirketin Pazar değeri 10 trilyon doları aşıyor. Bu şirketlerin özellikle İslami sermaye tarafından seçilmiş olmasının sebebi 'Günah endüstrisi'nden uzak olmalarıymış! Şu Günah Endüstrisi kavramı için ne diyorsunuz?" Sermaye petrol
Borsa kapitalizmin kutsal kasesi. Babaannelerimiz büyüye ne kadar akıl erdiriyorsa, iktisatçılar da borsaya o kadar akıl erdirebiliyorlar. Hatta daha az! Dow Jones endeksi 100'den 500'e 39 yılda ulaşabildi. Oysa 5.000'den 10.000'e yükselmesi sadece üç yıl aldı. Kitle histerisini ve insanoğlunun kumar aşkını hilenin gücüyle biraraya getiren borsaya Arap ülkelerinden akan sermaye İslami sermaye değil, petrol-sermayesidir. Petrodolarlar, müslüman dünyanın 20. yüzyılın ikinci yarısındaki en büyük talihsizliğidir. Petrodolarları doğuran, bizzat sözü edilen günah endüstrisidir. Biraz açalım. Müslüman ve bilhasa Arap dünyanın bugün petrolden önemli bir gelir kaynağı yok. Bu ise kendi marifetleri değil. Suudi kralı veya İran şahının 1970'lerde kendi başlarına petrolün fiyatını biir anda dört kat arttırabileceklerini düşünebiliyor musunuz? Batı dünyasına hizmetlerinin karşılığı olarak birazcık Kuveyt petrolü talep eden Saddam'ın başına neler geldi? Petrol fiyatlarının arttırılması tamamen bir Amerikan manipülasyonuydu ve bir yandan Batı Avrupa ile Japonya'nın sanayi hamlesine ket vurmak, diğer yandan siyasi bağımsızlıklarını kazanmaya başlamış 'Üçüncü Dünya' ülkelerini iktisadi bir cenderenin içine almak maksadını taşıyordu. (Batı Avrupa ve Japonya'nın petrole bağımlılık derecesi ABD'ye kıyasla çok yüksektir ve petrolü dağıtanlar neredeyse tamamen Amerikan şirketleridir.) Petrol gelirleri dahili ekonomiler içinde değerlendiril(e)mediğinden, düşük faizlerle Batılı bankalara yatırılmak zorundaydı. Borç batağı
Petrol ithalatçısı ülkeler ise bu fonları birkaç misli faizle ödünç almak zorunda kaldılar. Son çeyrek yüzyılda bu şekilde biriken borçların yekunu bugün 3 trilyon doların üzerine çıkmıştır. Batılı bankaların güya 'İslami' fonlarına veya borsaların İslami pencerelerine yatırılan paralar, aslında Müslüman dünyanın uzun vadeli iktisadi bağımlılığını pekiştiren paralardır. Kumar parası afyonu
Ve üçüncü soru: "GAP sonrası büyük gelişme gösteren Urfa'da Türkiye'nin 6. Atyarışı Hipodromu açıldı. Bu olguyu sosyal gelişme göstergelerine dahil edebilir miyiz?" Kumar nasıl parası olanların afyonu ise, piyango, toto veya at yarışları da para sıkıntısı çeken kitlelerin afyonudur. GAP'la birlikte bir pamuk cennetine dönüşeceği söylenen Urfa'da ilk iş Hipodrom açmak oluyorsa, pamuğu işleyecek olan tekstil makineleri sözkonusu bölgede hiçbir zaman imal edilmeyecek demektir! Türkiye tekstil ve konfeksiyonda rekabet gücünü gün geçtikçe Çin, Bengaldeş gibi ülkelere kaptırıyor. Yakın zamanda Afrika devreye girecek. Makine imalatını göze alamayanlar, kitleleri şans oyunlarıyla oyalamayı birinci iş edinirler. Sanayi ülkelerinde de hipodrom var diyeceksiniz. Evet ama, nerede fabrikalardan önce kurulmuş?
mozel@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|