YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Kültür

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan
Bilişim'den

  Arşivden Arama


O, gerçeğe farklı bakardı


Kemal Tahir'in Osmanlı devletinin kuruluşunu anlattığı ünlü romanı Devlet Ana, usta yönetmen Halit Refiğ tarafından filme çekilecek. Başbakan Bülent Ecevit tarafından görevlendirilen Refiğ'in MSÜ ile birlikte gerçekleştireceği filmde, Türker İnanoğlu da görev alacak. Halit Refiğ'le, film sayesinde yeniden gündeme gelen, gönül dostu 'Kemal Tahir'i ve 'Devlet Ana'yı konuştuk.


Kemal Tahir'le nasıl tanıştınız?

Kemal Tahir'i ilk okuduğumda 23 yaşındaydım. Türk edebiyatının birçok önemli isimleriyle tanışmıştım, ama itiraf etmeliyim ki 1957 yılına kadar Kemal Tahir'in adını duyduğumu bile hatırlamıyorum. O dönemde 'Gerçek nedir? Nasıl yaklaşılır ve nasıl anlaşılır?' konuları üzerine düşünüyordum. Onunla tanıştığım tarihlerde gazeteciydim ve sinemacı olma hazırlığı içindeydim. Sinemacı olarak da gerçekci sinema üzerine filmler yapmayı düşünüyordum. Gerçek kavramıyla ilgiliyken bir dostum bana Kemal Tahir'in 'Kör Duman' adlı romanını okumamı tavsiye etti. Okudum ve çok beğendim. O tarihte Tahir'in yayınlanmış üç kitabını vardı, hemen alıp okudum. Aynı yıl da tesadüfen Beyoğlu Baylam Pastahanesi'nde karşılaştık ve tanıştık. Daha sonra da çok iyi dost olduk.

Eserleri dışında sizi Kemal Tahir'in en çok hangi yönü etkilemişti?

Yiğitliği ve bir konuya çok farklı açılardan bakabilme özelliğinin olmasından etkilendim.

Kemal Tahir cumhuriyet tarihinde gelmiş geçmiş en önemli fikir adamlarından birisi olmasına rağmen ne sağ, ne de sol ona tam ısınamadı. Sizce o nerede duruyordu?

Birinci Meclis 1921'de kurulduğunda mecliste tartışmalar oluyor. Mustafa Kemal'e, 'Paşam bizim hükümetimiz nasıl bir hükümettir? Demokrasiye mi benziyor, sosyalizme mi?' diye soruyorlar. Cevap çok ilginçtir: "Bizim hükümetimiz ne ona, ne diğerine benziyor. Sosyoloji kitaplarında bizim hükümetimizin benzediği bir model yoktur. Bizim hükümetimiz nev-i şahsına münhasır bir hükümettir. Biz zaten benzememekle ve benzetmemekle iftihar etmeliyiz, çünkü efendiler biz bize benzeriz." diyor. Aslında Kemal Tahir'in edebiyat alanında Türk kültürüne, Türk toplumuna bakış açısı da Atatürk'ün siyaset alanındaki yaklaşımlarıyla çok yakın bir paralellik gösteriyor.

Kemal Tahir bir fikir adamı olmasına rağmen düşüncelerini ifade etmek için neden edebiyatı seçmişti?

Çünkü bir fikir adamı olarak düşüncelerini bugün kitap haline getirse birkaç yıl sonra aksini yazmak zorunda kalacaktı. Kemal Tahir, aynı konuya farklı açılardan bakmasını seven biriydi. Roman yazdığı zaman kendisini geriye çekiyor ve çeşitli düşünceleri çeşitli karakterlerin ağzından söyletiyordu. Gerçeğin farklı açılardan görünüşünü, roman karakterleri aracılığıyla iletiyordu. Romanla, Kemal Tahir, hem fikirlerini söylemiş oluyor, hem de gerçeğin zaman ve mekan içerisinde farklı olabilecğini katı olarak bir düşünceye bağlamamış oluyordu.

Yabancı oyuncular da rol alabilir

Halit Refiğ, Kemal Tahir'in Osmanlı devletinin kuruluş aşamasını anlatan ünlü romanı Devlet Ana'ya çekilecek filmin, daha önce TRT ekranlarında yayınlanan ve aynı konuyu işleyen 'Kuruluş' dizisinden farklı olacağını belirtiyor: "Tarık Buğra o romanda Osmanlı devletinin kuruluş döneminde din ve maneviyatın önemi üzerinde durmuştu. Kemal Tahir ise 'Devlet Ana' romanında, ilerde Osmanlı toplumunu meydana getirecek olan sosyal zümreleri ve bu zümrelerin Bizans üzerindeki ilişkilerini ve farklılıklarını, Batı'nın o dönemlerdeki durumunu inceliyor. Kemal Tahir Türk-Bizans ilişkisini Batılı bir şövalye ile bir katolik keşiş vasıtasıyla işlemiştir. O, romanında, Türk toplumunun asıl çelişkilerinin iç çelişkiler olmadığını, aslında Osmanlı sisteminin iç çelişkileri yumuşatan, büyük ölçüde bir iç güven ve adalet sağlayan bir sistem olduğunu, asıl çelişkinin iç çelişkiler değil dışardaki çatışma olduğunu vurgulamıştı."

Filmin çekim aşamasından önce uzun bir hazırlık döneminin olacağını belirten Refiğ, filmin başrol oyuncularının henüz belirlenmediğini, filmde Türk karakterleri canlandıracak oyuncular dışında, diğer karakterleri canlandırması için yabancı oyunculara da rol verilebileceğini söylüyor. Refiğ, Osmanlı devletinin yükselme, gerileme, çökme ve dağılma dönemleriyle ilgili ilerde kendisine gelecek film çekme tekliflerine ise sıcak bakıyor. Türk sineması içinde kendisinin çok beğendiği tarihi filmlerin olmadığını ifade eden ünlü yönetmen, dünya sinemasında Krusowa, Jhon Ford, Visconti ve Eisenstein'in çektiği tarihi filmleri beğendiğini belirtiyor.

Türk toplumunu iyi tanıyordu

Kemal Tahir ilk olarak objektif, nesnel bir yaklaşımla Türkiye'deki köy hayatının Batı'daki köy hayatından farklı olduğunu müşahade etmişti. Daha cezaevindeyken romanlarında klasik bir marksist yaklaşımda bulunmaması dikkat çekicidir. O Türkiye'deki sosyal ve ekonomik yapının Batı toplumlarınkinden farklı olduğunu kendi gözlemleriyle tespit etmişti. İlginç olansa Marks'ın da, aslında aynı şeyleri görmüş olmasıydı. Fakat Tahir hiç bir zaman ortaya çıkıp 'Marks bu konularda yanıldı' deme ihtiyacı duymadı. Bizde, bir gerçek hakkında, farklı olan düşüncenizi söylediğinizde 'dönek' ithamıyla karşılaşabilirsiniz. O da, bu nedenle sustu. Kemal Tahir'in Türk düşünce tarihindeki bana göre en büyük özelliklerinden birisi , Batı dünyası için geçerli olan sınıf yapılanmasının Türkiye'ye tatbik edilemiyeceğini anlaması ve aynı durumun Türkiye'de mevcut olmadığını hissetmesi. Ama Kemal Tahir'in çalışmalarını ilk yaptığı dönemlerde durum böyle değildi, kimse onun gibi düşünmüyordu. O başka kimse etrafında yokken, 'Hayır klasik Marksist kalıplarla Türk toplumunun gelişmesini izah etmek, sorunlarını çözmek mümkün değildir. Biz kendi gerçeğimize özel bir gerçek olarak bakmak durumundayız' deme cesaretinde bulunmuştu.

Havva S. İLHAN


Kağıda basmak için tıklayın.

Algan'dan sert eleştiriler
Sinemamızın usta yönetmeni Atıf Yılmaz için düzenlenen şükran gecesinde konuşan tiyatro ve sinema sanatçısı Ayla Algan, dil sorunu olduğunu söylediği yerli sinemaya ağır eleştiriler yöneltti.
Hayatı bir karede dondurmak...
Yeşilköy'deki 2001 Sanat Galerisi dört yetenekli sanatçının fotoğraf sergisini ağırlıyor. Dr. Feridun Çelikmen, Hilmi Nakipoğlu, Hüseyin Özdemir ve Prof.Dr. Güler Ertan'ın eserlerinden oluşan sergi, fotoğraf sanatında farklı ve nitelikli çalışmaların ortaya çıkarılmasına aracılık ediyor. AKUT üyesi Feridun Çelikmen'in doğayı olanca çıplaklığıyla aktaran kareleriyle katıldığı sergide, 1997'de 900 adet eski fotoğraf makinasını biraraya getirerek Fotoğraf Makinaları Müzesi'ni kuran ve 30 yılı aşkın bir süredir fotoğraf sanatıyla uğraşan Hilmi Nakipoğlu, grafik sanatları uzmanı Prof. Dr. Güler Ertan ve grafik tasarımı eğitimi gören Hüseyin Özdemir de özgün çalışmalarıyla yer alıyorlar sergide. Her biri farklı mesleklerde çalışan ve çektikleri karelere hayatı sığdıran sanatçıların resim sergisi, 27 Şubat'a dek 2001 Sanat Galerisi'nde devam edecek. (Tel: 0212-662 33 10)


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED
Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...