YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan
Bilişim'den

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Susurlukçusuna kıyamayan devlet

Dün, 25. duruşma sonunda karara bağlanan dava, isimleri kamuoyu tarafından pek de iyi şekilde bilinmeyen bir eski polis şefinin (İbrahim Şahin) ve bir de eski asker-MİT-emniyet görevlisinin (Korkut Eken) "cürüm işlemek maksadıyla çete kurmak"tan dolayı ceza verilmesinden ibaret değil; bu ülkenin temiz olup olamayacağı sorusunun da cevaplandığı tarihi bir dava idi. Bu, bütün ülkenin çözülmesi için avaz avaz bağrıştığı, medyasının, siyasetinin seferber olduğu Susurluk davası yani, Susurluk denilen günah külliyatının hesabının görüleceği mahkemeydi. Bu, bu ülke insanlarının topyekün kirlenmişliğinin cezasının karara bağlanacağı bir vicdan mahkemesiydi. Karara bağlandı da...

Şükürler olsun, Susurluk diye korktuğumuz canavar topu topu üç-beş kişilik, ne siyasetçiden ve ne de bürokrasiden desteği olan macera peşinde koşan küçük bir çeteden ibaretmiş!

Şükürler olsun, hepimizin cürmü, topu topu 6 yıl hapisle geçiştirilecek kadar azmış.

Şimdi artık, "Susurluk neydi" diye sorup karşısına dehşetengiz cevaplar yazmanın bir anlamı yok. Susurluk'un sayısız yargısız infaz, milyarlarca liralık karapara, herbiri birkaçyüz milyon Dolar'a tekabül eden eko-politik cinayetler, silah, susturucu, uyuşturucu ve bütün bunların zemininde koskoca yatay bir "hukuksuz devlet" örgütlenmesi olduğunu söyleyip "bölücü"lük yapmanın faydası yok çünkü...

Demek ki, yargısız infazlar boşuna vicdanımızı kanatmış, çantalar dolusu paralar bizim gözümüze büyük görünmüş... Demek ki, devlet istediği zaman istediği kanunu çiğner, istediğine yeşil pasaport verir, istediğinin pasaportuna da el koyarmış...

Bu davada verilen karar, ne Susurluk'un tarih önünde suçlu olduğunu anlatmaya yeter, ne de bu devletin üzerinde oturduğu suç ilişkilerini çözme iradesi gösterebileceğini garanti eder.

Bir ülke düşünün ki, ayağına kadar gelen temizlenme fırsatını, gözünün içine kadar sokulan hesap sorma imkanını böylesine hovardaca harcayabiliyor.

Türkiye, böylesine açık bir suçüstü halini bile cezalandıramıyorsa, açık ki bu; cezalandırmak istemediği, derinleşmekten ve gerçekle yüzleşmekten korktuğu içindir. Yoksa, Susurluk da Susurluk'u besleyen hukuksuz ilişkiler de şüpheye mahal olmaksızın anlaşılmış, kavranmış ve çözülmüştür.

Hiçbir polis ya da askerin kendi başına iş yapmadığı, onu görevlendiren ve kayıran bir müdür ya da komutanın olduğu, o müdür ve komutanın da bu kayırmayı ve görevlendirme hakkını bir üstünden aldığı, o üstün ise siyasi ve siyasilerden daha güçlü asker-sivil bürokrasi liderleri tarafından yönlendirildiği biliniyor. Bu silsilede "kimin kim" olduğu çok iyi biliniyor. Dahası, Susurluk'a ruhunu veren prensiplerin devletin en yüksek makamlarında ve bu makamların ortak platformu olan Milli Güvenlik Kurulu'nda oluşturulduğu da pekala biliniyor.

Bütün bunlar, gizlenip saklanamayacak kadar detaylı olarak, devletin raporlarına, Meclis komisyonlarına ve daha da önemlisi Susurluk'la birlikte yazılan tarihe girdi.

İşte bütün bunlara rağmen devlet, Susurluk'una sahip çıktı. Belli ki, o olmadan devlet olamayacağı ve onu ele verirse kendini ele vereceği fikr-i sabitinden kurtulamadı. Dün verilen kararın Susurluk'un bütün sorumlularını kuşatabilmesi, işte bu açıdan yani devletin suçlarından arınma iradesi gösterip gösteremeyeceği açısından önemliydi. Devlet, günahlarından arınmaya cesaret edemedi. Ve bu karar, örtbas edilen suçlardan, kayırılan suçlulardan çok daha önemli bir şeyi; hukuksuzluğun bir doğrultu olarak benimsendiği gerçeğini tescil etti.

Susurlukçusunu dövemeyen devlet, vatandaşını dövüyor.

Susurlukçusuna kıyamayan devlet vatandaşına kıyıyor...


13 ŞUBAT 2001


Kağıda basmak için tıklayın.

Mustafa Karaalioğlu

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...