![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
İngiliz liberalliği ve terörBu hafta başında İngiltere'de yürürlüğe giren yeni terörizmle mücadele konusu ile, terörizm yeniden tanımlandığı gibi kapsamı da genişletildi. İrlanda'daki silahlı terör gruplarını esas alarak 1970'lerde yürürlüğe konan terörle mücadeleye ilişkin yasaların yenilenmesi gerektiğini düşünen İngiliz hükümeti ülkede faaliyet gösteren pek çok uluslararası örgütün tepkisini çekti. Kendilerini, yeni yürürlüğe konan kanunun yaptığı tanım gereği her an terör kapsamına alınmalarından korkan örgütler arasında hayvan hakları savunucusu örgütler bile var. İngiltere gerek yasaları gerekse toplumsal yapısı gereği örgütlenme ve fikir özgürlüğü açısından özellikle yabancılar için Avrupa'nın en liberal ülkelerinden biri. Bu liberal geleneğin tarihi geçmişi olmakla birlikte uygulamada İngiltere'nin uluslararası arenada kendine biçtiği rolle de yakından ilgisi var. Dünyadaki pek çok siyasi muhalefet hareketi İngiltere'nin başkenti Londra'da örgütlenme imkanı bulur. Pek entelektüel ve muhalefet hareketin serbestçe hareket edebildiği, örgütlendiği, görüşlerini açıklama imkanı bulduğu bir tür özgürlük merkezi olarak algılanagelmiştir. Birbiriyle çatışma içinde olan, hatta karşı cephede yer alan gruplara bile kucak açmasıyla, hareket özgürlüğü vermesiyle bilinir Londra. Tarihimizde Paris kadar Londra'nın özellikle İttihat Terakki'ciler açısından nasıl bir rol oynadığı hafızalarımızdadır. Özellikle 1970'lerden sonra Türkiye'den gelen sol akımların büyük iltica dalgasını 1980 sonrası İran'dan gelen dalganın takip ettiğini belirten BBC yeni yasadan en çok Asya kökenli İslami grupların tedirgin olduğunu belirtiyor. İngiltere'de hiçbir teröre karışmasa bile İngiltere dışında herhangi bir hareketle ilişkisi, o hareketin destekçisi olduğu belirlenen gruplara yönelik yasaklama hakkı veren yeni yasanın nasıl uygulanacağı merak konusu. Bir grubun terör kapsamına girmemesi için İngiltere'de bu tür faaliyetlerde bulunmaması yeterli değil. Buna göre dünyanın başka bir yerindeki "terör" faaliyetine cesaret verici eylemlerde bulunması bile bu grubun terör kapsamına alınması için yeterli sayılacak. Bu daraltıcı tanımın klasik İngiliz liberalliği ile tam bir çelişki içinde olduğunu belirtmeye gerek yok. Her ne kadar Türk basınında yeni yasayı doğrudan PKK'ya yönelik bir uygulama getireceği şeklinde yorumlansa da hedefinin hiç de PKK olmadığı anlaşılıyor. Yasanın nasıl uygulanacağını uluslararası dengelerde İngiliz politikalarının ne yönde hareket edeceği ile yakından ilgisi var. Nitekim, İngiltere'de faaliyet yürüten örgütlerden hangilerinin terörist örgüt tanımına girdiği henüz açıklanmamışken muhtemel örgütlerin listesi İngiliz medyasında boy gösterdi. Bu örgütlerin pek çoğunun ne içerde ne de dışarıda terörle tanımlanabilecek hiç bir eylem gerçekleştirmemiş olması dikkat çekici. Örneğin bunlardan biri Suudi yönetimine karşı siyasi bir muhalefet yürüten ve bugüne kadar aktif eylemi olmadığı gibi böyle bir aktif eylem amacı gütmeyen Muhammed El-Masari liste başında gösteriliyor. Tümüyle siyasi ve entelektüel anlamda bir muhalefet yürüten Masari, Suud yönetiminin baskısı ile İngiltere'ye sığınma hakkı elinden alınmak istendiği olaylarla hatırlanacaktır. Bir başka grup da daha modernist eğilimli olarak bilinen Arabistan İslami Reform Hareketi'nin ise nerede, ne zaman, ne tür terör eylemleri yaptığı gibi soruları çağrıştıracak hiçbir suçlama bile yok; ama terör listesinin başında yer alıyor. Bu listeyi uzatmak mümkün. Fakat anahtar kelime ise; Usame bin Laden'le bağlantılı örgüt ya da kuruluş suçlaması. Bu suçlamanın hangi adresi gösterdiği malum: Amerika Birleşik Devletleri. Sudan'dan Yemen'e, Dünya Ticaret Merkezi'nden Afrika'ya kadar pek çok olayın sorumlusu olarak gösterilen, ABD'nin pekçok eylemine haklılık kazandırması için gerektiğinde gündeme getirilen isim bu kez İngiltere'nin geleneksel liberalliğini kısıtlayıcı gerekçe olarak kullanılıyor. Nitekim dünkü The New York Times, Cezayir'den Türkiye'ye kadar pek çok terörist eylemlerden sorumlu (örneğin Türkiye'de hangi eylemleri gerçekleştirdiği gibi hiçbir ayrıntı yok), Usame bin Laden'le bağlantılı olan bir düzine teröristin Londra'da yapılan baskınlarda yakalandığını duyurdu. Hatta haberden operasyonların geçen hafta gerçekleştirildiği anlaşılıyor; bir kısmı daha evvel Almanya'da yakalanan terörist sanıklarla aynı networkle ilişkili olduğu belirtiliyor. Demek ki daha İngiltere'de yeni terör yasası yürürlüğe girmeden operasyon başlatılmış bile. Yaygın kanaat bu yasanın Amerikan baskısıyla çıkartıldığı yönünde. İskoçya'daki St Andrews Üniversitesi Terörizm Araştırmaları Merkezi'nden Rohan Gunaratna, "Amerika'nın yolu işaret etmesi"yle aynı türden yasaların Avrupa Birliği üyesi ülkelerde de çıkartılacağını belirtiyor. Anlaşılan yeni yönetim soğuk savaş sonrasına ait ilk dönemin terör algılamasıyla hareket edeceğe benziyor. PKK gibi örgütlerin bu yasa kapsamına girip girmeyeceğini, yasanın neyi kapsadığına bakarak değil uluslararası sistemin ve İngiliz politikalarının neyi hedeflediğine bakarak karar verileceği muhakkak. Terörist olmakla özgürlük savaşçısı olmak arasında sanıldığı kadar fazla bir uçurum yok.
aemre@kaynet.net.tr
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|