|
|
|
| Türkiye'nin birikimi... | ||
|
|
Toplantıda yeni bir ekonomik program üzerinde duruldu. Yeni programın ilk uygulaması da dalgalı döviz kur politikasına geçişi öngörüyor. Başbakan Ecevit'in MGK toplantısına terketmesiyle başlayan kaprisli politikaları telafisi imkansız sarsıntılara yol açıyor. Pazartesi gününden itibaren borsada yaşanan rekor düşüşler ve gecelik faizlerin yüzde 7500'e kadar yükselmesinin ardından, Hükümet ortakları, ekonomi kurmayları ve bürokratlar ile gece geç saatlere kadar süren bir toplantı ile krizden kurtulmanın yollarını aradı. Eski Devlet Bakanı Güneş Taner'in de katıldığı toplantıda, programın geleceği ele alınırken, serbest dalgalı döviz kuruna geçiş görüşüldü. Başbakanlık Merkez binada yapılan toplantıya Başbakan Ecevit, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcıları Mesut Yılmaz ve Hüsamettin Özkan, Devlet Bakanları Tunca Toskay ve Recep Önal, Maliye Bakanı Sümer Oral katıldı. Toplantıya, bürokratlardan ise Hazine Müsteşarı Selçuk Demiralp, Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Başkanı Zekeriya Temizel ile kamu bankalarının genel müdürleri de katıldı.
Dalgalı serbest kur politikasıToplantıda, halen yürürlükte olan ekonomik tedbir paketinde yer alan tedbirler bölümünde ciddi değişiklikler üzerinde durulurken, dalgalı döviz kuruna geçişin ele alındığı kaldedildi. Serbest piyasalarda 7.5-22.5 bandı arasında bir dalgalanmaya kadar müsade edilmesi gerektiği belirtilirken, bu önlem ile birlikte piyasalardaki likit sorununa bir çözüm olabileceği kaydedildi. Bu arada Prof. Dr. Esfender Korkmaz, dalgalı kur sisteminin ekonomik programı rafa kaldırmak anlamına geleceğini bildirdi. Korkmaz, "Bence hükümetin önünde tek seçenek var. O da Merkez Bankası'na para arzı konusunda yetki vermek. IMF ile anlaşarak, MerkezBankası'nın likiditeyi sağlamasına imkan vermek. Merkez Bankası eğer bunu yaparsa, belki enflasyonist etkisi olur, ama faizlerin 7 binlere çıkması da önlenir" dedi. Korkmaz, ``Başbakan bugünkü toplantıya gitmeyeceğini açıklayınca, mevcut dengeleri bozdu, paniği artırdı`` dedi. Öte yandan geçtiğimiz Salı yapılan ihalede yüzde 144 birleşik faizle hazinesi bonosu alan yabancı yatırımcıların, dün bunları iade etmek istedikleri öne sürüldü.
Dalgalı Döviz Kuru Sistemi nedir?Ulusal paranın değerinin serbest piyasada, döviz arz ve talebine göre belirlendiği bir sistemdir. Bu sistemde döviz kuru, günlük olarak herhangi bir kamu müdahalesi olmadan piyasada belirlenir. Döviz piyasasında denge döviz kurundaki değişmelerle gerçekleşir. Döviz kurunun yükselmesi, ulusal paranın yabancı paralar cinsinden değer kaybına uğraması anlamına geleceği için, ithal malların ülke içi fiyatları yükselir; ihracat teşvik edilmiş olur. Döviz kurunun düşmesinde, ulusal paranın olduğundan daha değerli tutulmasında ise (Bugünkü durum) ithal mallarının ülke içi fiyatları düşer; ihracat yapmak güçleşir. Hükümet uyguladığı istikrar tedbirlerinin dayandığı ana nokta halen uygulanmakta olan "döviz sepeti" yoluyla "kontrollü kur sistemi" uygulanmasıdır. Eğer hükümet, "kontrollü kur sistemini" bırakır, "Dalgalı Döviz Kuru" sistemine geçerse, Merkez Bankası'na yeniden "para basma" yetkisi vermesi gerekir.
Borsada kayıp % 29İstanbul Menkul Kıymetler Borsası dün yüzde 18.11 ile tarihinin en büyük düşüşünü yaşadı. Piyasalarda " Yiğit depremi" diye geçen bir önceki en büyük düşüş, 11 Kasım 1998`de yaşanmıştı. Endeks 375.70 puan yitirerek günü 21.41.09 puanla kapatırken, hisse senetlerinin günlük değer kaybı yüzde 14.92`ye ulaşmıştı. Son krizde ise borsada işlem gören hisse senetleri 3 gün içinde ortalama yüzde 29.39 değer kaybetti. Geçen cuma günü 10,139.50 puandan kapanan Ulusal 100 Endeksi, son 3 gün içinde yüzde 29.30 değer yitirmiş oldu.
Gecelik faizler % 7500Merkez Bankası'nın likiditeyi sıkıştırması, gecelik faizlerin tarihin en yüksek düzeyine çıkmasına neden oldu. Bankalararası gecelik borçlanma piyasasında işlemler önce yüzde 2500'e, daha sonra ise yüzde 7.500'e çıktı. Repo piyasasında ise en yüksek gecelik işlem yüzde 5510 faizle yapılırken, ortalama faiz yüzde 4352 düzeyine çıktı. Önceki gün Merkez Bankası'nın kamu bankalarını fonlamayarak, bu bankaların diğer bankalara olan Türk Lirası borçlarını ödememesine yolaçınca bankalar nakit sıkıntısı içine girdiler.
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|