![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Sen yoksan âlemde...
İnsandaki bencilliğin, tek taraflı düşünme mikrobunun yegane çaresi, kişinin kendisini karşısındakinin yerine koyma denemesinde bulunmasıdır. O kişiden hoşlanmasanız, hatta düşmanınız bile olsa, olaylara bir de onun gözüyle bakmaya çalışırsanız, mümkün mertebe objektifliği yakalamış sayılırsınız. Dahası, dolaylı biçimde olgunluk dereceniz yükselmiş olur. Yani bir nevi 'kâmil insan' olma yolunda ilerlemenin enginliğini, dinginliğini, zenginliğini yaşarsınız ki basbayağı hayattan keyf almış, ufuk darlığından kurtulmuş da geniş düşünebilen, olayları çok boyutlu değerlendirebilen, görünmeyen yüzünü görebilen, bilinmeyen tarafını sezebilen, çoğunluk aşağıda eşinirken yukarılarda gezebilen kişilere yaklaşmış olursunuz azizim. Bu sözlerimizin dolambaçlı olduğunu düşünmeyin. Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla misali tuşlarda geziniyor değiliz. Ecevit ile Sezer, eğer bu dediğimizi özümsemiş ve uyguluyor olsalardı, "kriz" yaşanır mıydı? Darbeler olur muydu, bankalar boşalır mıydı, haksızlıklar yolsuzluklar ayyuka çıkar mıydı? Haydi çıktı diyelim; ayyukta kalırlar mıydı? Her neyse, bunlar derin mesele. Biz şimdi ufak bir denemede bulunalım ve kendimizi, haksızlığa uğradığını, mazlum ve mağdur olduğunu söyleyen Murat Demirel'in yerine koyalım. O şartları beş dakika düşünecek olsak, nasıl büyük bir sıkıntı içinde olduğunu farkederiz. Cezaevi, mahkeme, cezaevi... Kelepçe, batık banka, ifade... Amca, teyze, bir imza... Zor hemşerim zor! Uzun lafın kısası, bir dörtlükle bağlayalım.
Krizi yazmak
"Geniş Açı"lı düşünüp yazan Necmettin Türinay, "Krizi okumak" başlıklı dünkü yazısına şöyle giriş yapıyordu: "Son hadiseyi anlamanın en kestirme yolu, büyük basının tavrında yatıyor. Basın, MGK'da yaşanan Cumhurbaşkanı-Hükümet krizini nasıl değerlendiriyor, sayfalarına nasıl yansıtıyor? Daha doğrusu kime hak veriyor? Sureti haktan görünerek dahi olsa, anlı-şanlı Böyyük Basınımız bu konuda nasıl bir tavır sergiliyor?" O satırları okuyunca, kendimi tebrik ettim. "Ulan afferin be!" dedim. (Kendimle samimiyetim ileri derecede olduğu için böyle, dışarıdan bakınca 'laubalilik' olarak anlaşılacak ifadeler kullanıyorum.) Çünkü Türinay'ın o yazısından habersiz, sabahtan bütün gazeteleri toplamış, hangisi nasıl bakmış, nasıl değerlendirmiş bir görelim diyerek taramaya başlamıştım. Basın, krizi manşetlere ne şekilde taşımıştı... Sabah: "Cumhuriyet tarihinde eşi görülmemiş kriz. İpler koptu". Star: "İşte o tartışma". Milliyet: "Buna hakkınız yoktu". Radikal: "Türkiye sizinle gurur duyuyor". Hürriyet: "İşte kavga, işte fatura". Türkiye: "MGK'da Sezer-Ecevit tartışması gündeme bomba gibi düştü: Krizden sıkıntıya". Akşam: "Türkiye böyle kavga görmedi. Çankaya meydan savaşı". Akit: "Terbiyesiz kim?" Zaman: "Krizin iki faturası: 1. Ekonomiye büyük darbe 2. Avrupa süreci unutuldu". Evrensel: "Yavuz hırsız taktiği". Dünya: "Üç cümlenin faturası 5 milyar $". Yeni Şafak: "Hortum patladı. Piyasa Çöktü". Tam Millî Gazete'yi aramaya koyulmuştum ki, tam sayfa ilan geldi, bizim yazı güme gitti. Bu okuduğunuz satırları gittiği 'güm'den zor getirdik. MEMLEKETTE "KRİZ" Mİ DAHA ÇOK, "KERİZ" Mİ? Manukyan öldü
Manukyan ölünce, bir gazeteci dostumuza, Meclis'teki Plan Bütçe Komisyonu üyelerinden bir milletvekili telefon açmış: - Manukyan öldü, başınız sağolsun. Şaşırmış bizimki: - Neden? - Gazetecisiniz ya, bundan iyi malzeme mi olur? Dostumuzun hazırcevaplığı üstünde... - Asıl sizin başınız sağolsun. - O niye? - Siz de Plan Bütçe Komisyonu üyesisiniz. Bütçeyi nasıl denkleştireceksiniz bakalım bundan sonra! 'YEŞİL YOL'DA OLAN
Kılavuz meselesi
Boğaz'da günaşırı kaza oluyor. En önemli sebepler arasında, gemilerin 'kılavuz kaptan' almamaları sayılıyor. Ankara'da son günlerde yaşananlara bakınca, oraya da birer 'kılavuz kaptan' gerektiğini söylemek mümkün. Gerçi bazıları kılavuz kullanıyor ama... Galiba kılavuzu 'filanca' olanın burnu krizden kurtulamıyor.
mseker@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim | Dizi |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|