T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

E K O N O M İ

Bakkal amca direniyor

Çalışanların son devalüasyonla yüzde 50 daha yoksullaşması en çok bakkalları etkiledi. Uygulamaya konan peşin vergiden yakınan bakkalların en büyük derdi şehir içindeki marketler

Hükümetin kemer sıkma politikasının sonucunda halkın alım gücünün düşmesi en fazla bakkalları etkiledi. Vatandaşın dar bütçeyle geçinmek için ucuz gördüğü marketlere yönelmesi de işin tuzu biberi oldu. Son döviz krizi ile halkın yüzde 50 yoksullaşması esnafı kara kara düşündürmeye başladı. Müşterisini kaybeden bakkal günlük geçimini bile karşılayamaz hale geldi.

İstanbul Bakkallar Odası Başkanı Boran Elmas, art arda açılan süpermarketlerin yanında "Hayat Standardı Vergisi"nin esnafı zor durumda bıraktığını vurgulayarak, "Adamın trilyonlarca lira sermayesi var. Ticaret Odası'na kayıtlı diye Hayat Standardı'ndan muaf tutuluyor. Zavallı bakkal ise Hayat Standartı'na mahkum ediliyor" dedi.

Yüz trilyonluk alacağımız var

Bu şartlarda bile bakkalların dar ve orta gelirli vatandaşlara veresiye mal sattığını ifade eden Boran Elmas, bakkal esnafının sadece İstanbul'daki alacak toplamının 100 trilyon lirayı bulduğunu söyledi.

Marketlerin bakkallardan ucuza mal sattığı yönündeki söylemlerin gerçeği yansıtmadığını kaydeden Elmas, "Marketler, 5-10 kalem malı maliyetine satarken, diğer kalem malları da yüzde 40'a varan kârla satıyorlar. Ama halk bunu anlamıyor" dedi.

Kemal İpek (Bakkal)
Bu yaştan sonra el işinde çalışamam

1967'den beri bu işi yapıyorum. Artık kazanmayı bırakın hergün zarar etmeye başladım. Daha dükkanın kirasını veremedim. Telefonum borcundan dolayı kapandı. Elektrik parasını ödemediğim için saati alıp gittiler. Bağ-Kur emeklisi olmam lazım ancak iki yıldır primleri bile ödeyemiyorum. Vergimi verecek param yok. Bu yaştan sonra onun bunun yanında da çalışamam ki. 30-35 yıldır bu işi yapıyorum.

Mahmut Çakırca (Bakkal)
Vergilerin altında ezildik

24 yıldır bakkal dükkanı işleten Mahmut Çakırca, milyarlarca lira sermayeli süpermarketlerle, mahalle bakallarının rekabet etmesinin mümkün olmadığını söyledi. Çakırca, önlem alınmadığı takdirde bakkalların tarihe karışacağını ifade etti.

Bakkalların artan hayat pahalılığı karşısında sattıkları malları yerine koyamadıklarını ifade eden Çakırca, "Türkiye'de bakkalların da içinde bulunduğu küçük esnaf, ağır vergiler altında eziliyor. Devlet kazanandan az, kazanamayandan çok vergi alıyor. Buna son verilmelidir" dedi. Çakırca, bakkalların bu durumda bile veresiye mal sattığını da ifade ederek, marketlerin dev sermayelerine rağmen müşterilerine böyle bir imkan sağlayamadığını kaydetti.

Ali Tüzün (Bakkal)
Bir mahallede 5 dev market

"Artık dayanacak gücümüz kalmadı. Her geçen gün eriyoruz. Bir mahallede 5 dev marketin bulunduğu bir ortamda, bakkalların ayakta kalması kolay olmaz. Devlet eğer bakkaların yaşamasını istiyorsa, marketleri şehir dışına çkartarak, vergi kolaylığı getirmelidir"

Bayram Yaman (Bakkal)
Muhasebecilere soyduruluyoruz

Yaklaşık 4 ay önce açtığı bakkal dükkanını, önümüzdeki aydan itibaren kapatmayı düşündüğünü ifade eden Bayram Yaman, bakkalların yaşayabilmesi için kendilerine bir vergi sınırlandırılması getirilmesi gerektiğini söyledi. Yaman, "Kazandığımız paranın tamamı vergiye gidiyor. Yılda 300 milyonun üzerinde muhasebeci parası veriyoruz. Devlet bizi muhasabecilere soydurmasın" diye konuştu.



28 Şubat 2001
Çarşamba
 
Künye
Temsilcilikler
Reklam Tarifesi
Abone Formu
Mesaj Formu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED