|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın hazırladığı 2000 yılı İnsan Hakları Raporu'nda Türkiye'deki ihlaller masaya yatırıldı. Raporda, düşünce özgürlüğü alanında ciddi sorunların devam ettiği belirtildi.
ABD Dışişleri Bakanlığı her ülkenin ayrı ayrı değerlendirildiği 2000 yılı İnsan Hakları Raporu'nu hazırladı. Raporun 53 sayfa tutan Türkiye ile ilgili bölümünde, FP ve HADEP hakkındaki kapatma davalarından işkenceye, 312. maddeden Merve Kavakçı'nın Meclis'te yemin ettirilmemesine kadar pek çok insan hakkı ihlali değerlendirildi. Ahmet Necdet Sezer'in geçtiğimiz yıl cumhurbaşkanlığına seçildiği hatırlatılarak başlanan ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Türkiye ile ilgili raporunda, politik ve adli cinayetler, kayıplar, işkence, keyfi gözaltı ve tutuklamalar, adil yargılanma hakkı, mahremiyetin engellenmesi, düşünce ve basın özgürlüğü, din özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü gibi konular ayrı başlıklar halinde ele alındı. Bazı iyileşmeler görülmesine karşın pek çok olanda insan hakları ihlallerinin sürdüğü belirtilen raporda, son yıllarda PKK terör örgütünün etkinliğinin kırıldığı ve günlük yaşamda önemli bir faktör olmaktan çıktığı belirtildi. Basın ve düşünce özgürlüğü alanında ciddi sorunların devam ettiği kaydedilen raporda, Necmettin Erbakan, Abdurrahman Dilipak, Akın Birdal, Hasan Celal Güzel, Yılmaz Odabaşı gibi çok sayıda kişinin düşünceleri nedeniyle cezalandırıldığı anlatıldı. Raporda, düşünce özgürlüğünün 1982 Anayasası'nın hükümleri ve TMK, TCK gibi diğer yasalarda yeralan bazı maddeler kullanılarak kısıtlandığı kaydedildi. FP ve HADEP hakkındaki kapatma davalarına da geniş yer verilen raporda, hükümetin Kürtlerin kültürel, politik hakları üzerindeki baskılarını sürdürdüğü dile getirildi. İşkence sürüyor Türkiye'de 1999 yılında 18, 2000 yılında ise 14 gazetecinin hapiste olduğu belirtilen raporda, RTÜK'ün radyo ve televizyon kapatma kararları da yeraldı. Raporda, Mazlum-Der'in raporlarındaki kayıtlara göre, 26 televizyon istasyonunun toplam 208 gün, 24 radyo istasyonunun ise toplam 3725 gün kapatıldığı belirtildi. İşkence, keyfi gözaltı ve kayıp olaylarının da geniş yeraldığı raporda, yasaların işkenceyi yasaklamasına rağmen bazı güvenlik görevlilerinin işkence yapmaya ve görevini kötüye kullanmaya devam ettiği kaydedildi. Raporda ayrıca, "Polis ve Jandarma keyfi gözaltı ve tutuklamaları sürdürdü ancak bunların sayılarında düşüş yaşandı" denildi. Raporda, 31 tutuklu ve 2 güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiği son cezaevi operasyonları da anlatıldı. Başörtüsü 50 yıldır yasak
Raporun din özgürlüğü ile ilgili bölümünde ise Türkiye'de yaşayan Hristiyanların hakları, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın sadece sünnilere hitap etmesi, Kur'an kursları ve başörtüsü yasağı konularına yer verildi. Hükümetlerin 50 yıldır, üniversitelerde ve kamuya ait binalarda kadınların dini bir kıyafet olan başörtüsü takmalarına izin vermediği belirtilen raporda, "Başörtüsü takan öğretmenler, hemşireler ve başörtüsü yasağına karşı çıkan erkekler işlerini kaybettiler. Başörtülü öğrencilerin okullara kayıt yapmalarına izin verilmedi" denildi. Raporda, bir yılda başörtüsü takan 127 öğretmenin görevine son verildiği ve okullarda başörtüsü yasağını protesto eden çok sayıda gösteri yapıldığı ifade edildi. Raporda, ayrıca, başörtülü olarak Parlamento'da yemin etmesi engellenen Merve Kavakçı ile ilgili olaylar da anlatıldı.
|
|
|
|
|
|
|