|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Başkanlık sistemiyle yönetilen Endonezya'da, Suharto-sonrası dönemin cumhurbaşkanı Abdurrahman Vahid zor durumda. Sebep bizim de yabancımız değil: Uzun süredir kriz içerisindeki ülke ekonomisini kurtarmak için kapısı çalınan IMF alarm seslerini duymazdan geliyor... IMF'nin açtığı 40 milyar dolarlık yardım paketi Suharto'nun 30 yılı aşan diktatörlüğünü alaşağı eden bir süreci başlatmıştı; ekonomiden sorumlu bakan Rizal Hamli aracılığıyla Washington'u aşındıran Endonezya'ya kredi vermeyerek 20 aydır iktidarda bulunan Vahid'in de sonunu getireceğe benziyor IMF. Gözlemciler, önümüzdeki hafta parti liderleriyle görüşerek siyasi ömrünü uzatmaya çalışan Cumhurbaşkanı Vahid'in, Meclis tarafından düşürüleceğinden eminler... İlgi çekici bir nokta şu: Endonezya cumhurbaşkanı Abdurrahman Vahid'in sağlığı kötü, gözleri de görmüyor; şimdiye kadar kimsenin fazla sorun etmediği özrü artık iyice batmaya başladı. Önceki gün, Bogor'daki yazlık sarayından yapılan açıklamada, "Vahid'in sağlık durumunda bir sorun olmadığı belli" denildi. Elbette, Türkiye'nin ABD için önemi Endonezya ile arasında kurulacak her türlü benzerliği anlamsız kılıyor. Endonezya fakir ve kalabalık bir ülke; gelir dengesizliği kolayca ortadan kaldırılacak gibi değil. Suharto döneminin büyük yolsuzlukları halkın fukaralığının temel sebebi. IMF zoruyla başlatılan yolsuzlukla mücadele iyi gitmiyor; Vahid'in bakanları da iki önemli yolsuzluk olayında suçlanıyor. Ekonomide en büyük sıkıntı bankalar sisteminde; IMF'nin kredi konusunda nazlı davranmasının bir sebebi de, içi boşaltılmış, ya da günlük işlemlerini yapamaz hale gelmiş bankaların kapatılması talebine kulak tıkanması. IMF, "Senin için çizdiğim programı harfiyen uygula, kredi açayım" diyor Cakarta'ya... Vahid ise, sanayi ve ticaret bakanı Luhut Panjaitan aracılığıyla, "IMF, ekonomik programın ayrıntılarına karışmamalı" mesajını Washington'a vermeyi yeğliyor. IMF'nin açacağı kredinin toplamı beş milyar dolar; şu ana kadar bir milyar dolarını verdi, geri kalanı açmak için kök söktürüyor. İki ülke arasındaki benzemezlikler ortada, ama benzerlikler de gözden kaçacak gibi değil. Vahid hükümetinde biri yolsuzluklarla mücadeleyi yürüten, diğeri ekonomiden sorumlu iki reformist bakan var ve diğer siyasiler bunları her adımda engellemeye çalışıyorlar. En tepedeki kişilerin sadece gözü bozuk, ya da sağlığı kırılgan değil, aynı zamanda gerçeklerle yüzleşmekten de korkuyor iki ülkenin yöneticileri. IMF'nin tekliflerini, programın inceliklerini halka mal etmede samimi davranmamıştı Vahid, kredi kesildiğinde bunun sebebini Endonezyalılar bir türlü öğrenemedi. Türkiye'nin IMF ile son sürtüşmesinin sebebini biz biliyor muyuz? Bülent Ecevit, yine en kolayına kaçıp suçu Cumhurbaşkanı Ahmet Sezer'in üzerine atma telâşında; ilk gün kendisine yakın gazetecilere "Emlakbank ile ilgili yasanın imzasında gecikmesini" ihtilâf sebebi olarak göstermeye çalıştı, sonra tütün yasasını veto etmesini... Vahid adına "Bomba gibi" açıklamasının yapıldığı saatlerde, Ecevit de, bir yandan "Sağlığım iyi" derken, bir yandan da, Sezer'i ayrı bir parti gibi davranmakla suçluyor, IMF ihtilâfında onun sorumlu olduğunu ima ediyordu. Oysa gerçek çok farklı... Bunu, IMF yönetim kurulunun 2 Temmuz 2001 tarihinde yaptığı toplantıda aldığı ve örgütün web-sitesinde duyurulan karardan biliyoruz. IMF, kredi musluğunu, "Bazı jestler beklediği için" ertelemiş bulunuyor. Beklenen jestler iki ana başlıkta toplanmış: Biri için, "Bankacılık sisteminde çok kısa zamanda yerine getirileceğini umduğumuz atılması gereken birkaç adım var" diyor IMF; diğerini de "Yeni Türk Telekom yönetiminin, 3 Mayıs memorandumu ile öngörüldüğü biçimde atandığından emin olmak zorundayız" biçiminde özetliyor... Türkiye'nin IMF ile sınavı giderek çetinleşiyor; tıpkı, bizden önce aynı yollardan geçen Endonezya'da yaşandığı gibi. IMF, istediklerini yaptıramayınca, üç yıl içerisinde iki kez yönetim değişti Endonezya'da; ilkinde sokaklar ayaklandı ve devrilmez sanılan bir diktatörün sonu geldi, şimdi de Meclis hareketlenerek cumhurbaşkanı yerinden ediliyor. Para verse de sonuç alıyor IMF, parayı kesse de... Türkiye'de olacakları kestirebilmek için Endonezya iyi bir örnek.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |