T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
'Madımak terörü...' 'rahatsızlık...'

Kürşat Bey'i, "Akit'in arsızlığı", "Kurbanların hikayesinden rahatsız olmanın sırası değil", "Yavuz'un rahatsızlığı beni gülümsetti, onu bu adaletsiz tarih ve psikolojiden uzak sanırdım" şeklindeki hoş olmayan ifadeleriyle başbaşa bırakarak, asıl meseleye gelmek istiyorum.

Ortada, aynı gazetenin iki yazarını karşı karşıya getirecek bir mesele de yok aslında.

Kürşat Bumin'in "özel mesele" edindiğini bu vesilesiyle öğrendiğim bir "mesele" hakkında düşüncelerimi yazmış ve Medyakronik'e ufak yollu bir serzenişte bulunmuştum.

Medyakronik'teki yazının "Kürşat Bumin" tarafından kaleme alındığını da, yine bu vesileyle öğreniyorum.

Kürşat Bumin'in tarizine yolaçan yazımda şunları söylemiştim:

Şahsen, belli bir düşünce topluluğunu, yani (haklı haksız) "kendilerine İslamcı denilenleri" her yıl 2 Temmuz'da samimiyet testinden geçirip "kendi tarihleriyle ilgili mahcubiyet içinde olmaya" zorlayan "Madımak terörü"nden rahatsız oluyorum.

Evet, bu da bir terördür.

Hele, bu imtiyazı/ayrıcalığı kullananlar, her yıl 2 Temmuz'da sokağa dökülen bazı ideolojik grupların "kana kan" çığlıklarına kayıtsız kalıyorlarsa...

(Medyakronik görmemiş, duymamış, atlamış olabilir, Ankara önceki gün "Bedel ödeteceğiz", "Hesaplaşma günü korkunç olacak" sloganlarının atıldığı "ilginç" bir protesto yürüyüşüne sahne oldu.)

Bumin, buradan, "Sivas'ı tartışmayalım, Madımak'ı gündeme getirmeyelim, ortadaki büyük insanlık suçunu kınamayalım" gibi bir anlam mı çıkarıyor ki, "Kurbanların hikayesinden rahatsız olmanın sırası değil; yeter ki dışarıdaki arkadaşları her yıl uygulanan samimiyet testinden muaf tutalım" gibi "ironik" bir karşılık veriyor?

Zaten, "Susmak da neredeyse bir suç ortaklığıdır" cümlesiyle karşılaşmasaydım, "Sivas olayları bahanesiyle bütün bir tarih ve kültür geçmişleri yargılanan, hatta 'öyle inandıkları için' hesap vermek zorunda bırakılan insanlar 'sükut ikrardan gelir' düsturunca bir kez daha yargılanıyor ve suçlu ilan ediliyor" cümlesini yazmaz, neleri yazdığına neleri yazmadığına bakarak insanlar hakkında hüküm çıkaran Medyakronik yazarını (Kürşat Bumin'i) kendi değerlendirmesiyle başbaşa bırakırdım. (Ben de, Medyakronik hakkında, neleri yazdığına neleri yazmadığına bakarak hüküm çıkarabilirim. Bunu akledebilirim.)

Mezkur yazımda, "Sivas'ı kınayın ki, samimi olduğunuza inanalım" tavrını eleştiriyordum ve konunun Kürşat Bumin'in çekmeye çalıştığı mecrayla (Yahudi komşularının gaz odalarının yolunu tutması karşısında parmağını kımıldatmayan Avrupalılar, Solingen olayı, vs...) uzaktan yakından ilgisi yoktu.

Kim, ne adına kendini "takdir" makamında görebilir ki?

Bu tavrı, yanlış-doğru bir yana, öncelikle bir "tavır" olarak doğru buluyor mu Bumin?

Başbağlar'ı da, Bumin'in iddia ettiği gibi, bir "karşı argüman" olarak gündeme getirmedim; "mesele" Sivas ise, "sebep-sonuç" ilişkisi Başbağlar'ı zaten meselenin bir cüzü kılıyor. (Gazetelerde bu konuda yüzlerce belge ve dökuman yayımlandı. Bazen bu "arsızlığı" yapanları da ciddiye almak lâzım.)

İnsanların suskunluklarından anlam çıkaranların, Başbağlar konusundaki suskunluklarını neye yormalı peki? "Susmak da neredeyse bir suç ortaklığıdır" deyip, takdir makamında bulunmanın "ayrıcalığını" mı kullanmalı?

Hiç kimsenin, 'ateist' ya da 'komünist' de olsalar, alevler içindeki insanlara kayıtsız kalmaya hakkı yoktur. Tıpkı, Başbağlar'da, "taammüden" işlenmiş cinayete kayıtsız kalmaya hakları olmadığı gibi.

Amacım yeni bir "tartışma" başlatmak değil.

Kürşat Bumin'in "suç ortaklığı" olarak değerlendirdiği ve her türlü "yorumlanmaya" müsait bu "suskunluğun" nisyandan kaynaklandığını düşünmek istiyorum.

Kürşat Bumin'in de, en azından bu yazı bağlamında, böyle düşünmesini isterdim.

"Nisyan" bazen daha sağaltıcıdır.

Hele, hassas "çatışma" eksenlerine sahip bir ülkede yaşıyorsanız...


10 Temmuz 2001
Salı
 
MEHMET E. YAVUZ


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED