T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

T E L E V İ Z Y O N

Baba kötü ama, rating iyi

Kemalettin Tuğcu'nun eserinden TV'ye uyarlanan Üvey Baba'yı inceleyen Dr. Özdiker, "Zavallı çocuklarla kötü yürekli büyükleri anlatan bu ve benzeri diziler şiddet ve acıma duygusu sunuyor" dedi.

RTÜK Daire Başkanı Dr. Cengiz Özdiker; Kemalettin Tuğcu'nun eserinden ekrana uyarlanan ve uzunca bir süredir yayınlanmaya devam eden Üvey Baba dizisinde şiddetle karışık sevgi, merhamet, yoksulluk ve acıma duygularının bir arada işlendiğine dikkat çekti.

Star'daki uzun soluklu dizi Üvey Baba'yı incelemeye alan Cengiz Özdiker; dizideki temel karekterlerin, küçük, zavallı, kimsesiz, yetim çocuklar ile kötü, acımasız, insanlık dışı davranış sahibi büyükler olduğunu vurguladı.

Şiddet ve sevgisizlik var

Ünlü çocuk hikayeleri yazarı Kemalettin Tuğcu'nun eserlerinden bir kaç bölüm olarak TV'ye uyarlanan ve rating getirdiği görülünce uzatılan diziler Üvey Baba ve Küçük Besleme'nin, insani duyguların sınırını zorladığını ifade eden Özdiker, televizyonda şiddetin yalnızca bu dizilerle sınırlı olmadığını ifade etti.

Özdiker, "Çok sayıda programda da şiddet ve diğer unsurların sıklıkla kullanılmakta olduğu ortada. Özellikle Pokemon gibi çizgi filmlerde kullanılan bu tür unsurların, çocuklar üzerinde ne denli onarılmaz etkiler bıraktığı yaşanarak görüldü. Ancak Tuğcu'nun eserlerinde, bu temaların daha ağırlıklı olarak işlendiği de görülüyor." diye konuştu.

Karakterler zavallı...

Bütün bu nedenlerle, Tuğcu'nun eserlerini ve bunlardan reytingi en fazla olan 'Üvey Baba' dizisini, inceleme konusu yaptığını ifade eden Cengiz Özdiker, Üvey Baba hakkında ilginç bilgiler verdi. Dizinin rating bakımından başarılı olduğunu ve yönetmen ve oyuncularının da kayda değer performans sergilediğini anlatan Özdiker, Üvey Baba'nın 3 yıldır oynadğını ve bu dizinin AGB Ölçümü Tele Barometrede 30 Nisan 2001 tarihinde ilk yüz program içerisinde ikinci sırada 9.40 reyting ve 22.50 share aldığını belirtti.

Özdiker; RTÜK Kamuoyu ve Yayın Araştırmaları Dairesi Başkanlığı'nca Türkiye genelinde 22 İl ve 7 coğrafi bölgede 6.614 kişiyle yapılan bir araştırmaya göre, çocukların günde ortalama 3.42 saat süreyle TV izlediğine dair görüşlerini de sundu.

Konuşmasında TV izleyen çocukların toplumsal sorun ve felaketlerden daha çok etkilendiğine dikkat çeken Özdiker; televizyonun, çocukların dimağlarına şekil veren başlıca güç olduğunu vurguladı.

Televizyon çocuğa zararlı

Özdiker; "Ana-baba veya öğretmenden daha önemli sayılan TV, yaşamın vazgeçilmez öğesi olup, ortak etkinlik olarak aile yaşamına girip, çocuk ve aile ilişkilerinde çok önemsediğimiz teke tek ilişkiyi yok etmektedir. TV'deki korkuya ve saldırganlığa neden olabilecek temaların çocuklara verdiği zararlar incelenmelidir" dedi.

Günde saatlerce TV izleyen Türk toplumunun bir çok değerini kaybettiğinin altını çizen Özdiker; toplumsal yaşamı etkilemede önemli bir rol üstlenen TV'lerin, toplumun pozitif değerler üzerine gelişimini sağlamasına katkıda bulunması gerektiğini anlattı. Özdiker sözlerinin sonunda, "halkın ruh sağlığını bozacak yayın yapılmamalı" dedi.


SEYRİ ŞAHANESeyri Şahane
Dışa bağımlı habercilik
Kültür muhabiri Havva Setenay İlhan, seyirlerini sürdürüyor. Uydu anteni sayesinde Türkiye dışındaki ülkelerin TV kanallarına göz atma imkanı buluyorum. Özellikle programlarının içeriğiyle bize benzeyen Arap kanalları dikkat çekici. Arap ülkeleri, Türkiye'yi yakından takip ediyor. Mısır, Dubai, Tunus, Suudi Arabistan gibi ülkelerin kanalları, hemen her akşam haber bültenlerinde Türkiye'den bir habere yer veriyor. Haberleri Avrupa ve Amerika merkezli olan Türk kanallarındaysa, Arap ülkeleri hakkında haber bulmak zor. Eğer, 'gericiler' diye burun kıvırmayıp o bölgeye ilgi gösterseydik, Türk-Arap ilişkileri farklı boyutlarda olurdu herhalde...

 
22:05/NTV
İki Almanya'nın birleşme öyküsü
Tarihe ışık tutan bir belgesel daha ekrana geliyor. Zor Oyun adlı belgesel-dramada iki Almanya'nın birleşme öyküsü Peter Ustinov, Udo Samel, Jean Francoise Balmer, Peter Fitz'in canlandırmalarıyla sunuluyor. Bu belgesel-dramada Alman hükümetinin birleşme için kapalı kapılar ardında neler yaptığı gözler önüne seriliyor. Bonn, Doğu Berlin, Moskova, Washington, Londra ve Paris'te yapılan pazarlıklar, şantajlar tanıkların anlatımıyla belgeselde ekrana geliyor.
23:00/STV
Karaca'larla hayata dair bir sohbet
Yasemin Kumral, kültür ve sanat camiasının önde gelen isimlerini, Beyaz Geceler programında ağırlamaya devam ediyor. Farklı kimlik ve düşüncede olanların aşk ve muhabbette uzlaştıkları programda bu hafta, Cem Karaca ve eşi İlkim Hüsran Karaca var. 200'e yakın çalışması olan, 100'ün üzerinde de ödül ve plaket alan Cem Karaca ve eşi İlkim Hüsran Karaca ile müziğe ve aile yaşantısına dair sohbet gerçekleştirecek olan Yasemin Kumral, izleyenlere hoş bir gece vadediyor.
22:10/Kanal D
Dedektifler otoban katilinin peşinde
Başrolünü Erdoğan Atalay adlı bir Türk'ün oynadığı Alman yapımı Kobra Takibi'nde heyecan sürüyor. Dizinin bu bölümünde, Jerzy otoban köprüsünde ölü bulunur. Tom ve Semih, Jerzy ile çalışan kadınlara onunla ilgili sorular sorarlar ve onları izlemeye alırlar. Otoban kilisesi papazı Seilmann da onlara yardımcı olmaya çalışır. Jerzy'nin cenaze törenine, Erkek kardeşi Waclay de katılır. Acımasızlığıyla tanınan Waclay etrafındaki herkese korku salmıştır.
10 Temmuz 2001
Salı
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED