|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Çeçenistan Dışişleri Bakanı İlyas Ahmedov, Çeçen mültecileri sınırdışı etmeye hazırlanan Almanya Dışişleri Bakanı Joschka Fischer ve İçişleri Bakanı Otto Schily'e birer mektup gönderdi. Ahmedov mektubunda, Çeçenlerin sınırdışı edilmesini öngören kanuni düzenlemenin yeniden gözden geçirilmesini istedi. Çeçenistan'da yaşanan trajediye geniş bir şekilde yer verilen muktupta Ahmedov, "Bugünkü Çeçenistan gerçeğini kabullenmeniz için, İkinci Dünya Savaşı'nı hatırlayın. Çeçenistan bugün, çok küçük bir yerde yaşanan bir cehennemdir. Masum insanlar, cellatlarının bakışları ve silahları altında ormanlarda kendi mezarlarını kazıyor. Çocuk ayırımı yapmaksızın öldürüyor. Çeçenistan, alev alev yanan köyler ve harabe şehirlerden ibaret. Korkular, temerküz kampları, katliamlar, zindanlar, gizli polislerle dolu Çeçenistan. Çeçenistan öyle bir yer ki, Rus işgalciler bizim için, 'bunlar insan değil' diye düşünüyorlar" dedi. Her 7 Çeçen'den biri öldü Ahmedov, 250 bin sivil Çeçenin bugün sahipsiz bir şekilde Kafkasya'daki mülteci kamplarında en sefil şartlarda yaşama mücadelesi verdiğini, hastalıklarla ve açlıkla mücadele ettiğini belirterek, şunları söyledi: "Binlerce Çeçen, Rusların işkence kamplarında işkence tezgahlarından geçmektedir. Bu işkencehanelerde tecavüz ve infaz rutin gerçeklerdir. Çeçenler, işgal edilen ülkelerinde boğazlanmaktan kurtulmak, işgal terörüne uğramamak için evlerinden kaçmışlardır. Ama çok acı ki, Rusların Çeçenistan'da kurdukları mezbahalarda Çeçenlerin kanı akarken, Avrupa'da hiç tepki yok ve hatta 'Bu Rusya'nın iç meselesidir' diye başlarından savmaya çalışıyorlar." "Çeçenistan'da bir soykırım yapılıyor" diyen Ahmedov, sözlerine şöyle devam etti: "Her 7 Çeçenden biri hayatını kaybetmiş durumdadır. Hiç dış yardım yok, uluslararası gözlemciler yok; bizi toplu halde öldürüyorlar ve bu cinayetlerinin cezasız kalacağından da o kadar da eminler." 'Şerefinize sesleniyoruz'
"Hataya düşmeyin" diyerek Almanları uyaran Ahmedov, trajediyi anlamak için Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme'nin kayıtlarına müracaat edilmesini istedi. Ahmedov mektubunu şöyle tamamladı: "Almanya'nın yarım yüzyılda geçirdiği değişim ile en tahripkar bir yapıdan, bugünün en ileri, insancıl ve hür toplumuna geldiğini biliyoruz. Dolayısıyla, şerefinize ve ahlak anlayışınıza seslenerek, dünyanın takdir ettiği büyük demokrasinize uygun olanı yapacağınızı umuyorum. Çeçenleri sınır dışı ederek makamlarınıza utanç getirmeyin. Sınırdışı edeceğiniz halkımızı, aşağılanma, tecavüz, hapis, kölelik ve şiddetli bir ölüm beklemektedir. Sizlerden rica ediyorum, halkımı gömenlere yardım etmeyin. Acılarımızın büyüklüğünü küçümsemeyin."
|
|
|
|
|
|
|