|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
IMF'nin baskılarıyla yapılan batık banka operasyonlarının, vatandaşa olan faturası her geçen gün büyüyor. IMF Başkanı Köhler, Başbakan Ecevit'e yazdığı mektupta, "Kişi başına her Türk vatandaşının cebine 300 dolar para koyduk" derken, bugüne kadar batık banka operasyonları ile her Türk vatandaşına 558 dolarlık (yaklaşık 725 milyon lira) yük getirildiği belirlendi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'ndan (BDDK) elde edilen verilere göre, son olarak el konulan 5 bankanın dışındaki Fon kapsamında bulunan 13 bankaya, 2000 yılında 3 katrilyon 862 trilyon liralık, 2001 yılının ilk yarısında ise 12 katrilyon 428 trilyon liralık kaynak aktarıldı. Mayıs 2001 tarihi itibariyle, batık bankalara Hazine tarafından aktarılan toplam kaynak 16 katrilyon 290 trilyon liraya ulaştı. Kamu hortumu 25,8 katrilyon BDDK'nın aynı verilerine göre, Türkiye Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası ve Türkiye Emlak Bankası'nın görev zararlarını kapatmak için Hazine'den 25 katrilyon 807 trilyon liralık kaynak sağlandı. Böylece, Mayıs 2001 tarihi itibariyle kamu bankalarının ve batık bankaların açıklarını kapatmak için, Hazine'den toplam 43 katrilyon 666 trilyon liralık kaynak sağlandı. Son olarak el konulan 5 bankanın 3,5 katrilyon liralık kaynak ihtiyacı da dikkate alındığında, kamu ve batık bankalarına yönelik operasyonun faturası Türk Lirası olarak 47,1 katrilyon liraya ulaşıyor. Hortum için çalışacağız Son hesaplamalara göre hükümetin, IMF ve Dünya Bankası'nın ısrarları sonucunda gerçekleştirdiği banka operasyonları sonucunda, Türkiye'de her bebek hortum borcu ile doğmaya başladı. Hesaplamalara göre, hortum operasyonlarından kişi başına 725 milyon liralık (yaklaşık 558 dolar) borç düşüyor. Ayrıca bankalara Hazine tarafından aktarılan kaynakların büyük kısmı, dövize endeksli devlet iç borçlanma kağıtlarından oluştağu için de kurlar arttıkça borumuz da büyüyor. Hükümet sözcüsü Yılmaz Karakoyunlu da hükümet adına yaptığı açıklamada batık bankaların 3,5 katrilyon liralık zararının karşılanması için ek kaynağa ihtiyaç bulunmadığını, bu zararın halen uygulanmakta olan programın içinde esasen öngörülmüş olduğunu söyleyerek, borcun vatandaşın cebinden çıkacağını doğrulamıştı.
|
|
|
|
|
|
|