T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Kötü yönetiliyoruz, çok kötü...

Türkiye kötü yönetiliyor; var mı buna itirazı olan? Cumhuriyet kurulduğundan beri işbaşına gelen 77. hükümet bu; her birini ayrı ayrı değerlendirmeye yaşımız elvermez, ancak hiç tereddütsüz belirtebileceğimiz hüküm cümlemizi en başta kayıtlara geçirelim: 77 hükümet içerisinde, darbe sonraları kurulanları değerlendirme dışı bırakacak olursak, bundan daha kötüsü olabileceğini sanmıyoruz. Tek parti, çok partiye geçiş, çok partili dönemde DP, AP, ANAP iktidarları, CHP-MSP koalisyonu, milliyetçi cepheler, DYP-SHP, Refahyol, DSP azınlık... Bu, herhalde, hepsinden kötü.

Politikanın, belli koltukta oturanları "Ben varsam işler yolunda demektir" diye düşündüren bir yönü vardır. Günlük hayhuy içerisinde, bakanlar, işlerin o kadar da kötü gitmediğini düşünebilirler. Ancak, aklı başında herkesin, hele etrafında kendisini uyaracak samimilikte eşi-dostu varsa, bakan bile olsa, bugünkü hükümet için "İyi" diyebilmesi imkânsız...

Ekonomi perişan. Hangi göstergeyi esas alırsanız alınız, Türkiye, kimsenin tahayyül edemeyeceği kadar fukaralaştı son iki yıl içerisinde. Reel sektör bitti, tükendi; işsizlik had safhada. Çarşı-pazarda yaprak kımıldamıyor. Gelirler yarıdan fazla azaldı. Sadece memur, işçi, ya da esnaf, ticaret erbabı değil, büyük tüccar ve sanayici de ekonomideki kötü gidişten etkilendi. Zengin ve üst-orta zenginlikte ailelerin çocuklarını gönderdikleri özel okullar üç kez puan düşürdüler, kontenjanlar hâlâ açık. Borsa, TL ve dolar cinsinden, tarihinin en dip noktalarını bu dönem içerisinde hem de birkaç kez gördü.

Ekonomi perişan olsa bile başı dik tutmayı sürdürmeye yarayacak başka unsurlar olsa bâri. Tersine, üç partili koalisyon, her bir partinin 'iyi' özelliklerini bastırıp iyi olmayan özelliklerini ön plana çıkartacak bir karışıma dönüştü. DSP'nin 'sosyal adaletçi', MHP'nin 'milliyetçi', ANAP'ın en azından özgürlükçü anlamda 'liberal' olması beklenirken, toplumun ve bireylerin baş etmeye çalıştığı her derdin kökeninde bu temel ilkeleri ilgilendiren tutarsızlıklar yatıyor.

Bu hükümetin IMF ile imzaladığı anlaşmanın 18. anlaşma olduğunu artık ezbere biliyoruz. İyi de, bundan önceki anlaşmalar döneminde, hatta yine bu hükümetin eseri olan 17. anlaşmada, ekonominin direksiyonunun bütünüyle IMF eline geçtiği hissine kapılmış mıydınız? Hayır. Oysa, IMF, bu hükümetin imzaladığı son anlaşma döneminde, hangi bankanın kapısına kilit vurulacağından, özelleştirilecek kamu kurumu yöneticilerinin kim olacağına kadar karışıyor. Hepimizin yüreği, "Acaba, işi siyasi taleplerde bulunmaya kadar vardıracaklar mı?" sorusu yüzünden pıt pıt atıyor... IMF ise, müdahale etmesini, ekonomik programla ilgili kararların isabetsizliğiyle, yani kötü yönetimle, açıklama eğiliminde.

Kötü yönetildiğimize dair başka hiçbir delil olmasa, şu son hafta içerisinde yaşadığımız Türk Telekom ihtilâfı bile, yeterince göz açıcı. Ulaştırma bakanının sebep olduğu ve sonunda IMF'nin dikte ettiğinin uygulamaya konulmasıyla sonuçlanan ihtilâfın ülkeye faturasının birkaç katrilyon TL olduğu tahmin ediliyor. Ekonomik faturadan daha önemlisi, burnu sürtülen, onuru çiğnenen bir ülke görüntüsü vermesi Türkiye'nin; hepimizi isyanlara sürükleyen "Bizi başkaları mı yönetiyor?" kuşkusunu pekiştirmesi... Son ihtilâf ve bitiş biçimi siyasi akılla izah edilemez.

Acaba, bir bakanın kişisel kaprisi, eş-dost kayırma kaygısı, ya da kendine özel bir milliyetçilik güdüsü yüzünden mi yaşandı bu ihtilâf? Bakanı her adımında uyarması gereken parti yönetimi ve genel başkanı, hükümetin sorumlu koltuklarında oturanlar, "Devlet biziz" diye kurumlananlar... Onlar da, olup biteni, bizler gibi izlemekle yetindiler...

Türkiye'de her sorun geçmişin izlerini taşır; ancak, ilk defa bu hükümet döneminde, öncesinde benzeri bulunması imkânsız sorunlar yaşanıyor. Bu sebeple de, bu kötü gidişi geri çevirmek için, daha önce hiç düşünülmemiş, benzersiz bir 'çözüm' tarzı bulmak gerekiyor.

Şu anda ete-kemiğe bürünme hazırlığı içerisindeki siyasi hareketliliğe bir de bu gözle bakmaya ne dersiniz?


13 Temmuz 2001
Cuma
 
FEHMİ KORU


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED