|
|
|
|
Uykusu kaçmıştı.. "Tamam" dedi kendi kendine. "Tamam, yarın başkan sensin artık. Bunu bu sefer elinden alamazlar. Geçen seçimden bu yana yaptığın sert muhalefet ile zaten hakettin. Oy vereceklerin gözdesi oldun. Sorunları senden daha açık bir şekilde ortaya koyan da olmadı. Çözümlerinle karşısına çıkacaksın yarın kocaman insanların ve başkan olarak çıkacaksın o toplantıdan." -Yaa yine konuşmaya başladın kendi kendine.. Uyu biraz artık.. Karısını uyandırmıştı yine.. O, içinden konuşuyor zannederken meğer sesi yine yükselmiş.. Zaten daha dün karısı bulaşık yıkarken o taze soğanları doğramaya kalkmış ve olan olmuştu. Karısı sarsarak kendine getirdiğinde elindeki bıçakla bağırır bulmuştu kendini: "Yeter artık. Mevcut yönetimin başarısızlığı açıkca ortada. Bunlara dur demek için ben göreve talibim. İşte listem ve yeni yönetim kurulum" Karısı sarsmasa elindeki bıçakla atmakta olduğu nutuk ve yere dağılmış olan taze soğan demetinin yeşil sapları bir kazaya sebep olacaktı. Solundan sağına dönüp, yastığının daha soğuk bir yerini dayadı yüzünün sağ yanına. "Yarın ki seçim öncesi son konuşmamda, gençlerin spor yapması ve yüzme tesislerinin geliştirilmesi ve havuzun yenilenmesi için projelerimi sona saklamalıyım. Son darbeyi de yeni sahanın yapımı ile ilgili projeyi ve maketi göstererek bitirirsem bitirici darbeyi vurmuş olurum." Diğer iki rakibi çok gençti.. Ateşli çocuklardı ve bu işi yönetecek tecrübeye sahip değillerdi. "Eski yönetime de fazla vurmamalıyım. Çünkü bir dönem bende içlerindeydim. Aylık yükseltmek gibi konularla değil, daha varlıklı insanların daha yüklü ödemeler yapmaları sayesinde sağlayacağı girdiler de dikkati çeker" diye düşünüyordu. "Başkanım.. Yarın başkan oluyorum. Eloğlu artık görsün bakalım yönetim nasıl olurmuş?.." Baktı ki yine bağırıyor sabahın köründe ve gün ağırmamış iken. Yataktan yavaşça sıyrıldı ve salona geçti. "Kadına uykuyu haram ettim" diye söylendi kendi kendine.. Çizgili pijamasını çekiştirdi ve salondaki koltuğa kuruldu. Yarın eve döndüğünde bu koltuğa artık başkan olarak oturacak ve koskocaa... Birden karısının sarsarak uyandırması ile uyandı. Boynu tutulmuştu. Koltukta uyuya kalmış ve derinlerden gelen karısının sesiyle kendine gelmeye çalışıyordu: "Bey bey.. Kalk.." Doğruldu ve tam özür dileyecekti ki karısının günlerdir süren serzenişinin bilmem kaçıncı tekrarı ile karşılaştı: "Yani senden akıllı yok mu?. Dertsiz başına dert açtın şimdi. Ya başkanlık üzerine kalırsa. Kolay mı sanıyorsun 44 haneli koca bloka apartman yöneticisi olmak. Ama sana müstahak..."
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |