|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kötü yönetildiğine herkesin kanaat getirdiği bir ülkede ne olursa bizde de o oluyor. Kamuoyu, her ay artan oranlarda, hükümeti oluşturan üç partinin arkasından çekildi; bugün seçim olsa DSP, MHP ve ANAP barajın altında kalacak. Meslekten 'yalakalar' bile iktidarı savunmaya kalkışmıyorlar; bağımsız kalemler ise, "Bu hükümet gitmeli" demekte tereddüt etmiyorlar. Gelmiş geçmiş en kötü hükümet, kendi sonuyla ilgili olarak, daha önceki hükümetlerin başaramadıgı bir uzlaşmayi sağadı: "Yeni bir hükümet ihtiyacı..." Dün, bir köşede, iyi niyetinden kuşku duyulmasi gerekmeyen bir teklif olarak, "Ara dönem hükümeti" formülü dile getirildi (Hürriyet, Serdar Turgut). Aslında istenen, ne pahasına olursa olsun, bu hükümetten kurtulmaktır. Bu hükümetten yüklü bir paha ödemeden kurtulmanın yolunu bulmalıyız. FP'nin kapatılmasından sonra, "Parti biziz" diyenlerle yollarını ayırma cesaretini gösteren 40 kadar milletvekili ve "Biz de sizlerle birlikteyiz" diyerek bulundukları partilerden ayrılıp onlara katılan dört milletvekili, Cumhuriyet tarihinin 'en kötüsü' olduğuna inandığımız bugünkü hükümeti, orta vâdede yerinden edecek bir hareketi başlattılar. Onların bu hareketi, hükümetten kurtulma yolunda, kısa vâdeli bir çözüme dönüştürülebilir. DSP sanki tek bir ağız ve tek bir yürek gibi davranıyor; liderin (hatta liderin eşinin veya gönüllü vasisinin) tek bir işareti herkesi hizaya getirmeye muktedir görünüyor. Oysa, DSP Meclis grubu listesini elinize alıp incelediğinizde göreceksiniz; aralarında müsteşarlık, büyükelçilik, genel müdürlük, özel sektörde yöneticilik yapmış, profesör, zekâsı tescilli, parlak eğitim almış insanlar çok. Bu insanların, sokaktaki vatandaşın el yordamıyla vardığı sonuca ulaşmamış olmaları düşünülemez. MHP'de siyaseti 'ilkelilik' olarak gören tek kişi Sadık Yakut değil elbette; böyle olduğuna kimse inanmaz. Mart ayında birkaç milletvekili lidere hitaben yazdıkları mektupta işlerin iyi gitmediği kanaatini duyurmuşlardı; o kanaatte olanların sayısı mayısta fazlalaştı. Bugün, MHP içerisinde mutlaka bir şeyler yapılması gerektiğine inanan huzursuzlar bayağı bir yekûn tutuyor. ANAP'ta durum daha da belirgin. Lütfullah Kayalar'ın adaylığına başlangıçta 'büyük bir şaka' gözüyle bakan genel merkez, tabandan gelen sinyalleri doğru okuyarak, telâşa kapılmaya başladı. Mesut Yılmaz'ın ağzından dökülen pek inandırıcı gelmeyen cümleler, 4-5 ağustos kongresinin kaybedilme endişesinin ürünü. Kongre ve seçimlerde 'iktidar avantajı' önemlidir; ilk defa bu kongreye, 'iktidar dezavantajı' ile gidiliyor. ANAP'ta, herşeyi 'ben-merkezci' açıdan gören bir grup dışındaki milletvekilleri, hükümete yönelik eleştirilerini alenileştirdiler. Burnundan soluyan halk onları da hizaya getirdi. Muhalefet partisi DYP için de benzer bir tahlil yapılabilir... Bu değerlendirme, ülke ekonomisini perişan eden, ulusal onuru tartışmalı hale getiren, geleceğe dönük umutları zedeleyen bugünkü hükümetin alternatifinin bu Meclis'te var olduğuna işaret ediyor. "Hükümet yanlış yolda, ülke iyi yönetilmiyor" diyenler, bu rahatsızlıklarını eyleme dönüştürebildiklerinde, 'ara dönem' damgasını yemeyecek demokratik bir hükümetin önü açılabilir. Formül, FP'nin 'yenilikçi' diye anılan 40 kadar milletvekili ve parti mensubiyetlerini bırakarak onlarla elele veren dört milletvekilinin 'lisan-ı hâl' ile ifade ettikleridir: Yerleşik parti bağlılığını ülke çıkarlarını ön plana alarak terk etme cesareti... Her partide, "Biz olmazsak bu ülke batar" zihniyetiyle ipleri hep ellerinde tutmak isteyen kabuk kadroları kendi hallerine terk edecek 'birkaç iyi adam' mutlaka vardır... Her partideki 'birkaç iyi adam', Türkiye'nin mâkûs talihini değiştirecek çözümü getirecektir... Siyasette bizim beklediğimiz türden çıkışlar pek alışıldık çıkışlar değildir; bu sebeple, teklif ettiğimiz çözümün, kolay ulaşılabilecek bir hedef olmadığını biliyoruz. Ancak, FP'de olan neden öteki partilerde de olmasın? Sonra, Türkiye'de şu sıralarda yaşananlar sanki çok alışıldık şeyler mi? Bu hükümetten kurtulmalı, toplumun beklediği türden bir yönetime kavuşmalıyız...
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |