|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Suavi Kemal Yazgıç'ın, Sebepsiz Serçe adı altında topladığı şiirlerine tümüyle bakıldığında, onlara, sükûnetin ve arayışın terennümü diyebiliriz sanıyorum. Orada ne kavgaya yer var, ne hırçınlığa. Orada şiddet ve dehşet sahnelerine, kopuşa, protestoya, manifestoya da yer verilmiyor. Orada yalnızca bir arayış görülüyor. Belki dinginlik değil, ama sükûnet ön alıyor. Bir genellemenin istisnaları olacağını aklımızda tutarak, aslında, Suavi Kemal'in kuşağının ('70 sonrası doğumlular), siyaset dışı bırakılmışlıklarının bu özellikte pay sahibi olabileceğini ileri sürebiliriz sanıyorum. '80 hükümet darbesinden sonra öğrencilik hayatını sürdürenler, '70'li yılların boğazına kadar politikaya batmış öğrencilerinden farklı olarak ve onların tam da zıddı bir mevzide konuşlandırılarak apolitik tavır alışa şartlandırıldılar. Özellikle üniversiteler ve elbet üniversite öğrencileri tümüyle politika dışı bırakıldı. Suavi Kemal'in üniversite yılları da o dönemle örtüşüyor. Gerçi o dönemin, bu, öğrencileri siyasete bulaştırmama telaşı, o nesil insanını siyasetin dışında tutmayı başaramamıştır, başaramazdı da. Çünkü siyaset dışı kalmak veya siyaset dışı bırakılmak da, aslında, son tahlilde bir siyasal tutum olarak dışlaşır. Siyasa oraya yansımamış yansıma (Sartre) olarak nüfuz eder, öylece dışa vurur. Nitekim Suavi'nin şiirinde de bu yansımamış yansımayı teşhis edebiliyoruz. "Acemi Ütopya" şiiri: "sırf bu yüzden / her ütopya biraz aşksa / biraz da martı uçuşu hükmündedir / bu yalan dünyada" dizeleriyle bu "acemi politika"yı telmih etmiyor mu? Ama temelde, bu yansımamış yansıyış dışında, bir arayışın serüvenidir demek mümkün görünüyor bu şiirlere. Politikanın dışına düşmüş olan bu şiirler hayatı, hayatın anlamını ve onun çeşitli veçhelerini aramaya ve anlamaya teşebbüs ediyor. Hayatı arayış (Hayat: Hazin Hazine, Sahra, Kuğunun Son Rüyası, Kara Yara), aşkı arayış(Dar, Yakı/n, Bir Şarkının Unutuluşunun Tarihi), zamanı arayış (Gece Hece, Solgun Yolcu), ölümün anlamını arayış (Felix Culpa, Malûmat-Hanenin Son Katibi, Ecel Meleğine Övgü), anlamın anlamını arayış (Metalik Gri), sırrın anlamı (Sebepsiz Serçe) bu kitapta yer alan şiirlerin başlıca temalarını oluşturuyor. "Metalik Gri"nin şu kıtası, bir bakıma, şairin hem politika dışılığına, hem anlam arayışına, hem hayata verdiği anlama getirilebilecek örneklerden biridir: "yorgundum lâkin bezgin değil / galip veya mağlup değil / âlim veya cahil değil / hiçliğe bağlanmamıştım / dünyaya da". Ve elbette, anlaşılacağı gibi, eninde sonunda bir politik tutumun dile getirilişi de söz konusudur. Bu kitapta 28 adet şiir yer alıyor. Çoğu kısa şiirler. Ve tahkiyesiz şiirler. Suavi'nin kuşağının hemen hepsinde tespit edilebilecek o özellik: o hikem" olma, o sofistike tavır ve belki onun hakkında söylenen dervişane tutum bu şiirlerin hepsinde öne çıkıyor. Benim bildiğim, Suavi (Suavi Kemal, tam da bir Meşrutiyet yazarı ismini çağrıştırırken, Yazgıç soyadı büyüyü bozuyor, bunu kendisine hep söylemişimdir), evet, o, en az on yıldır şiir yazıyor. Dolayısıyla şiirlerinin hepsi bu kitaptakiler olmasa gerek. Hatırladığım başka şiirlerini nitekim bu toplamın arasında görmedim. Keşke onları da bu ilk kitabına alaydı ve şöyle hacim olarak daha okkalı bir toplamla çıkaydı, diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Sebepsiz Serçe, Birey Yayıncılık'tan.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |