T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

D Ü N Y A

Ortadoğu karışacak

Irak'a yönelik Amerikan saldırısı Ortadoğu'nun hem siyasi, hem de ekonomik yapısını derinden etkileyecek. Petrol şirketleri, Irak'ın kaynakları ve ABD saldırısı bölgedeki hesapları değiştirecek.

ABD'nin Irak'a düzenleyeceği askeri harekatla Ortadoğu'nun hem siyasi hem de ekonomik dengelerinin değişeceği belirtildi. Reuters haber ajansının Kahire'deki Ortadoğu ekonomi muhabiri Mona Megalli'nin hazırladığı habere göre, ekonomi uzmanları, Irak'a harekattan sonra rejim değişikliği olursa, dünyanın en büyük ikinci petrol rezervinin bulunduğu bu ülkenin vanalarından dünya pazarlarına serbest akacak petrolün bölge ülkelerinin uzun vadeli hesaplarını sarsabilecek.

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) üyeleri, özellikle dış satımının yüzde 95'ini petrolden sağlayan, devlet gelirlerinin üçte ikisi petrolden olan Suudi Arabistan, Irak'ta rejim değişikliği olursa ciddi kayba uğrayacak. Haberde, ABD petrol firmalarının gözünün eskiden beri Irak petrolünde olduğu hatırlatılıyor.

Harekattan sonra Mısır ve Suriye'nin Irak'a ihracatının düşeceği belirtiliyor. Irak'ın, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'a mektup yazarak, BM silah müfettişlerinin müdürü Hans Blix'i Irak'a davet etmesine değinilen haberde, petrol firmalarının şimdiden, "En kötü senaryodaki ihtimale göre Saddam'ın komşu ülkelere ümitsiz son saldırılarına karşı kayıplarla ilgili planlar yapmaya başladıkları" belirtildi. Reuters'ın haberi şöyle:

Petrol üretimi ve hassas dengeler

Suudi-Amerikan Bankası'nın ekonomi başuzmanı Brad Bourland, "Akılda tutulması gereken, Irak'ın eski günlerin tam üretimine dönebileceğidir. Irak tam üretime dönerse, Suudi Arabistan 12 yıl önceki Kuveyt işgalinden beri sağladığı kazançtan vazgeçecek." Bağdat hükümeti, 1990 Kuveyt işgalinden beri maruz kaldığı günde 6 milyon varil petrol üretimine ulaşmak istiyor. Irak bugün, günde ancak 1,2 milyon varil petrol üretiyor. Dünya arzındaki açık, başta Suudi Arabistan ve Kuveyt olmak üzere diğer OPEC üyelerince sağlanıyor. OPEC'in "fili lideri" olan Suudi Arabistan, 1 varil'in 25 dolarda tutulması için "kota uygulaması"nın kaldırılarak vanaların serbest bırakılması için bastıran OPEC üyelerini baskı altında tutmakta zorlanıyor.

Gelecek yıllarda petrole talep beklemedik ölçüde artarsa, Irak'ın açacağı petrol vanaları bu sefer OPEC'in petrol fiyatlarının "aşırı düşüşünü" engelleme girişimi Bağdat'a yönelecek. Bu bakımdan OPEC'in "Irak'ın pazara eski verimiyle dönmesini talep etmeme güdüsü" dikkate değer bir husus oluyor. 22 milyon nüfuslu Suudi Arabistan çok genç bir ülke. Ortalama nüfus yaşı 16. Bu bakımdan işsizlik sorunuyla karşılaşan S. Arabistan, ekonomik büyümesini ayakta tutmak için Irak'ın eski gücüyle pazara yeniden girişini istemeyecektir.

Irak'a yerleş, Suudiler'e rakip ol

New York Columbia Üniversitesi'nde görevli, eski ABD hükümeti siyasi danışmanlarından Gary Sick, "Irak'a yaptırımlar kalkarsa, bu ülkenin dev petrol rezervleri için dünyanın büyük petrol firmaları yarışa gireceklerdir. Önümüzdeki 10 yıl içinde Irak'a yerleşecek petrol firmaları, Suudi Arabistan'ın en büyük rakibi olabilecekler" dedi.

"Saddam sonrası hükümet", bugün Irak liderine yakın davranan Rusya, Fransa ve Çin'in Irak petrol sahalarındaki sözleşmelerine sadık kalmayabilir. Petroleum Finance şirketinin uzmanı Raad Elkadiri, Irak petrol sahasını, 120 yıl önce Kanada'da altın bulunduğunda, arama çılğınlığı seline dönüşen Klondike Irmağı ve kollarına benzetiyor.

İngilizler'in yüzde 90'ı Irak saldırısına karşı

İngiltere'de yayınlanan Daily Mirror' gazetesi tarafından yapılan kamuoyu yoklamasıncda, İngiliz halkının yüzde 90'ının, İngiltere Başbakanı Tony Blair'ın ABD ile işbirliği yaparak Irak lideri Saddam Hüseyin'in rejimini yıkma kararına karşı olduğu ortaya çıktı. Araştırmaya katılan 10 bin 240 kişinin yüzde 90'ının Irak liderinin görevine güç kullanarak son verme kararına karşı olduğu açıklandı.

Riyad ve Tahran: Irak harekatına karşıyız

İran ve Suudi Arabistan, ortak bir açıklama yaparak ABD'nin Irak'a düzenlemeyi planladığı saldırıya karşı karşı olduklarını açıkladılar. Suudi Arabistan ve İran dışişleri bakanları, Saddam Hüseyin'i devirecek her türlü girişime karşı olduklarını açıkladılar. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Saud El-Faisal, operasyona sıcak bakmadıklarını söylerken İran Dışişleri Bakanı Kemal Harrazi, operasyona her ne şekilde olursa olsun karşı olduklarını açıkladı.

'Ankara' ABD'nin planlarından rahatsız

Rusya'nın RİA Novosti ajansı, Irak'a saldırıya hazırlanan Amerika'nın, bu konuda Türkiye'yi yeteri kadar bilgilendirmemesi nedeniyle Başbakan Bülent Ecevit'in rahatsızlık duyduğunu bildirdi. Ajans, Ecevit'in, Kuzey Irak'ta, ABD askerlerinin çalışmalarından endişeli olduğunu belirtti. Türkiye'nin, Saddam'la ilgili tüm planlarla ilgilendiği vurgulanan haberde, "Türkiye, ABD askeri delegasyonuna transit vizesi vermeyerek, K. Irak'a girişini engellemişti" deniliyor.

Clinton: İsrail için savaşıp öleceğim

ABD eski Başkanı Bill Clinton, ABD Irak'a saldırdıktan sonra Bağdat yönetiminin İsrail'i hedef alması halinde, eline silah alıp İsrail için savaşacağını söyledi. New York Post gazetesinin manşetten verdiği habere göre, Clinton Kanada'nın Toronto kentinde Pazartesi gecesi Yahudi çocukları yararına düzenlenen bir yemekte yaptığı konuşmada, "İsrailliler bilsin ki eğer, İran ve Irak Ürdün nehrini geçerse, tüfeği kaptığım gibi sipere gireceğim ve savaşarak öleceğim" deyince toplantıya katılan 350 kişi tarafından çılgınca alkışlandı. Vietnam savaşına karşı olan ve o dönemde askere gitmeyen Clinton konuşmasında, ABD'nin Ortadoğu sorununda taraf olmasının önemine değinerek, "İsrailliler, Amerika'nın, ölüp ölmediklerini umursayan tek büyük ülke olduğuna inanıyorlar" diye konuştu.

Bush İslam için 'sahte din' dedi

ABD Başkanı George Bush, çarşamba günü İsrail'de meydana gelen bombalı saldırıyı kınamak için yaptığı konuşmada, İslam için "sahte dinler" sözünü kullanınca ortalık gene karıştı. 7 kişinin öldüğü olayı kınayan Bush, "Sahte bir din uğruna insanları öldürenleri nasıl kınadığımı söyleyecek söz bulamıyorum" dedi. Bush'un bu gafı üzerine bir açıklama yapan Beyaz Saray sözcüsü Ari Fleisher, "Başkan Bush şiddeti haklı kılmak için İslam dinini kullanan teröristleri kastediyordu" dedi. Sözcü, "Dini bahane ederek Yahudileri, İsrailliler'i ve şimdi de Amerikalılar'ı öldürmeyi haklı çıkaran insanlar var" dedi. Bush, daha önce de terörizme karşı açtığı savaşı "Haçlı Seferi" olarak nitelemiş ve İslam dünyasından büyük tepki almıştı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada Bush'a adına özür dilendi.


 
Beyaz Saray'a mahkeme darbesi
ABD bölge mahkemesi, 11 Eylül saldırılarıyla 'bağlantılı' oldukları iddiasıyla gözaltına alınan bin 200 kişinin isimlerinin 15 gün içinde açıklanmasını istedi.
300 bin Çeçen yardım bekliyor
Çeçenistan ve komşu bölgelerde 300 binin üzerindeki mülteci, kendilerine uluslararası yardım sunulmasını bekliyor. BM, Çeçenistan'a yaptığı yardımları süresiz durdurdu. Grozni'de 200 bin kişinin yaşadığı evler oturulamayacak hale gelmiş. Şehirdeki hastanede, mayınların patlaması sonucu yaralanan insanlarla, elektrik, su ve kanalizasyon sistemi yüzünden hayatı mahvolan insanlar bulunuyor. Çeçenler, Rus askerlerinin düzenlediği ani baskınlarda sık sık gözaltına alınıyor. 17 yaşındaki Çeçen Alej, "Bize resmen işkence yapıyorlar. Dövüyorlar veya parmaklarımızı kesiyorlar. Gözaltına alınanlardan bazılarının dönmediği de oluyor" diyor. Bu arada, Çeçen mücahitlerin son 24 saat içinde düzenlediği saldırılarda 12 Rus askerinin öldüğü, 13 askerin yaralandığı bildirildi.
ISAF'ın görev alanı Kabil dışına yayılacak
ABD Senatosu Dışişleri Komisyonu, komutasını Türkiye'nin yaptığı Afganistan'daki uluslararası askeri gücün (ISAF) görev alanının, başkent Kabil dışına genişletilmesi ve bu ülkeye yardımın artırılması konularındaki yasa tasarısını kabul etti. Tasarıda, Afganistan'ın yeniden yapılandırılması amacıyla bu ülkeye 4 yıllık süre içinde 2,5 milyar dolar ve ISAF için de 500 milyon dolarlık yardım yapılması öngörülüyor. SAF'ın görev alanının genişletilmesine karşı olan Türkiye, Batılı ülkelerin Afganistan'daki yükümlülüklerini yerine getirmemesinden şikayetçi.
207 kişiyi aynı yerde kurşuna dizmişler
Bosna'da, Avrupa'da 2. Dünya Savaşı'ndan sonra en büyük katliamın yaşandığı Srebrenitsa şehrinde geçen ay bulunan toplu mezardan 207 ceset çıkarıldı. Bosna'da Savaş Kayıplarını Araştırma Komisyonu'nun üyesi Murat Hurtiç, Srebrenitsa katliamında hayatını kaybeden 207 kişinin cesetlerinin çıkarıldığını bildirdi. Hurtiç, insan iskeletlerinde ellerin tellerle bağlı olduğunu tesbit ettiklerini ve cesetler üzerinde kurşunlar bulunduğunu ifade etti. Srebrenitsa'da 10 binin üzerinde Müslüman katledilmişti.
Mekke'de 10 bin kaçak yakalandı
Müslümanlar'ın kutsal kenti Mekke'de polis, 3 ay içinde 10 binden fazla kaçak göçmen yakaladı. Yetkililer, yakalanan göçmenlerin çoğunun Arap ve Asya kökenli olduklarını ve ucuz işçi konumunda ülkeye çalışmak için geldiklerini açıkladı. Suudi polisi, Suudi Arabistan'ın Mekke ve Medine kentlerine hac vazifesini tamamlamak için yaklaşık 7 milyon kişinin geldiğini, bunlardan 700 binden fazlasını kaçak göçmenlerin oluşturduğunu söyledi. Yakalanan kaçakların gerekli işlemlerin tamamlanmasından sonra sınır dışı edileceği kaydedildi.
Endonezya ordusu üç Açeli kadını idam etti
Endonezya'nın bağımsızlık savaşı veren Açe bölgesinde askerler, 3 kadını idam etti ve küçük bir kızı da ağır yaraladı. Görgü tanıkları, askerlerin, Kuzey Açe bölgesine bağlı Lhokseumawe kentinde yaptıkları operasyonlarda Açeh Özgürlük Hareketi'ne (GAM) bağlı gerillaların ailelerinden 3 kadının başlarını kestiğini, küçük bir kızı ağır yaraladığını söylediler. Bölge askeri sözcüsü bu tip bir olayın meydana gelmediğini açıklarken yerel GAM Sözcüsü İsak Davut olayı doğruladı.
4 Ağustos 2002
Pazar
 
Künye
Temsilcilikler
Reklam Tarifesi
Abone Formu
Mesaj Formu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED