T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Masal, büyüsünü de alıp çekiliyor hayattan...

"Bir varmış de,
Bir varmış bir yokmuş deme
İçime dokunuyor"
Can Yücel

Masal kişileriydiler. Vardılar ve şimdi, büyülü dünyalarını da alıp yanlarına birer birer çekiliyorlar hayattan. Hepimizin hayatından. Yeşilçam sinemasının siyah-beyaz kahramanları, canlandırdıkları karakterleri zihinlerimize ilmek ilmek nakşederken gölgede geçen acılı bir hayatı usulcacık sonlandırıp nasıl da siliniveriyorlar. Sinema gibi hayat da renklendikçe hüznün gölgesi düşen çehreleri birer birer karanlığa gömülüyor. Çokken azalıyorlar.

TRT'li günlerin Cumartesi sineması kuşağında oynayan aile dramları ve komedileriyle girmişlerdi hayatımıza. Ne çoktular.

Yüzü, kocaman açtığı gözleriyle bir gülen, ama şen kahkasına o güldükçe hoplayarak eşlik eden göbeğiyle Adile Naşit, acılanışı da öfkesi ve sevinci de çok tanıdık Münir Özkul, gidici kadınları sevip giden sevgilinin ardından illaki ağlayarak üçüncü şahıs olma bilgeliğine erişen mahzun bakışlı, dudak üstü ipince bıyıklı Sadri Alışık, hilekârlığın ve kalleşliğin tiksindiren bileşimine sahip kart zampara Ali Şen, tombul vücudu, boyalı sarı saçları ve inanılmaz bir kavis çizen kaşlarıyla arzu nesnesi, vamp kadın Neriman Köksal, dediğim dedik tavırlarına rağmen yüreği çabucak yumuşayan, uçlarını kıvırıp kıvırıp havalandırdığı beyaz bıyıklarıyla seyirciye aramızda kalsın gülümseyişleri gönderen kalantör Hulusi Kentmen, beş kat çekilmiş sürme marifetiyle, gözleri etrafı çevrilmiş bir kuyuyu andıran, otoritenin, hatta şirretliğe varan bir otoritenin yüzünü takınan, köyde monarşiyi, kentte Cumhuriyeti savunan, aileyi, kocayı, oğulu kim varsa etrafında, herbirini çekip çeviren devletlu kadın Aliye Rona, başı önünde, dokunsanız kırılacak sarışın kadın Filiz Akın, kocaman gövdesini küçücük filmlere sığdırmayı başarmış bir iri yarı Yadiğar Ejder, kâh beyaz takım elbisesi içinde kaybolan, muktedir ama insaf sahibi fabrikatör, kâh paçavralar içinde garibanın teki olarak karşımıza çıkan ak saçlı Nubar Terziyan, duru bir güzelliğin ve saflığın hakim olduğu yüzünün orta yerinde, yanağında her daim sabit şarklı beniyle bir küçük hanfendi Belgin Doruk, iyi-kötü zıtlığına yaslanan filmlerde kendisine biçilen kötü adamı itinayla oynayan Hayati Hamzaoğlu, bir başka kötü ötesi adam Turgut Özatay, fıldır fıldır çevirdiği gözlerine inat hüznü yüzünden hiç eksilmeyen Sami Hazinses...

Onlar ve Yeşilçam'ın karakter oyuncularından daha niceleri, aynı kuşaktan bazıları gibi başka türlü çıkmadılar hiç karşımıza. Ne surat asmayı erdem sanan "entel"lerin puslu bar ortamlarında geçen bohem hayatlar konulu filmlerinin bunalımlı tipleri oldular, ne de reklam filmlerinin on paralık figüranları. Gerçek hayatlarında kendi dramlarını yaşarken bile Yeşilçam'ın derme çatma hayal perdesinde masal kahramanları olarak kalmayı tercih ettiler. Ellili altmışlı yıllarda çekilmiş, "Erman Film iftiharla sunar" ibaresiyle açılıp iyiyle kötünün çarpıştığı ve mazlumların yüzünü güldüren, kalleşlerle zalimlerin belasını bulduran adaletin tecelli ettiği o mutlu mesud sahneye bitişik, italik "Son" yazısıyla kapanan siyah-beyaz filmlerin başıyla sonu arasında geçti hayatları.

Gerçeküstü bir sihirli gerçeklik platformu kurmayı başaran Yeşilçam'ın adalet duygusunu yücelterek yürekleri ferahlatan arı duru masal dünyasında yaşadılar ve öldüler. O kadar.

Bu seçilmiş bir ahmaklık belki bazılarına göre, gereksiz bir romantizm. Ama ortalama hayatlar da dahil herşeyin gerçekliğinden soyunup heyacanlı belki ama bir o kadar da kirli bir seyirliğe dönüştüğü, plastikleşip rengini ve kokusunu yapıştırma bir yapaylığa bıraktığı, gösteri dünyasının büyüyüp büyüyüp herşeyi yuttuğu, hayatın kocaman bir film stüdyosuna dönüştüğü günümüzde, zihinlere nakşolundukları gibi kalmayı başaranlardı onlar.

Şimdi içimizi burka burka bildik bir masalı sonlandırıyorlar. "Onlar ermiş muradına.." diyen yok arkalarından. Bir varmış, bir yokmuş oldular sadece.


31 Ağustos 2002
Cumartesi
 
FADİME ÖZKAN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED