T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R

Beşiktaş=Diktaş

27 Kasım Çarşamba günü bir grup Beşiktaşlı, Çorlu'da buluştu. Bir tesadüf eseri o akşam ben de kendimi Çorlu'da buldum. Davet sahibi Mehmet Diktaş, atadan-babadan Siyah-Beyazlı renklere vurgun, öylesine kibar, öylesine insan evladıdır ki, bu tür kişilerin dileklerini geri çevirmek insanın insanlığına sığmaz. Kadim dostum Orhan Ayhan'a olayı duyurduğumda "-İşin içinde Mehmet Diktaş var. Başta Hakkı Yeten olmak üzere her Beşiktaşlı Trakyaya yolları düştüğünde Orhan Diktaş'a mutlaka uğrarlardı. Diplomasi öğrenimi gören Orhan Diktaş, tıpkı oğlu Mehmet Diktaş gibi es geçilmesi imkansız kişilerdendi. Hemen yola çıkalım" dedi ki, haklıydı. Toplantı Şehir Kulübü'ndeydi. Oraya vardığımızda gayet zengin iftar sofrası bulduk. Dernek Başkanı (Mahmut Selvi)nın açıkladığına göre Beşiktaşla ilgili çevrede ne kadar hareket varsa bu çalışmaların sponsoru Mehmet Diktaş imiş. Başkan, bu muhterem arkadaşımın katkılarını anlattıkca, o yanımda oturduğundan farkındaydım, sanki masanın altına girecek gibi oluyordu. Çorlu Kaymakamı M.Ali Ulutaş, İlçe Emniyet Müdürü Ömer Ulvi Akcan, Milli Eğitim Müdürü Mehmet Bulut, Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Feridun Demirel'le birlikte herhalde 100 kişiydik. Türk futboluna yetiştirici antrenör olarak en önemli hizmeti yapanlardan Serpil Hamdi Tüzün de eşiyle birlikte davetteydi. Bir dönemin en başarılı foto muhabirlerinden baba dostu Ali İncegül'ü de gördüm. Çorlu'ya yerleşmiş. Ah şu Babıali! Bir ara: "-Ali oturma! Al şu makineyi de birkaç kare çek" diyerekten Olimpos'u uzattığımda "-Bunun deklanşörü nerde?" diye sordu ki, soğuk durup bu kadar ince espri yapan azdır. Hürriyet'ten İsmail Er de konuklar arasındaydı. İftar ve duayı takiben Orhan Ayhan'dan konuşma yapması istendi. Bir spiker konuşmadan oturursa yediği yemekler de midesine oturur, iyi oldu. Orhan, gırtlağını temizleyip Mehmet Ali Birand'ın tam aksine hiç geğirmeden sıraladı: "-Ağır Ceza Reisi namlı futbolcu Tereyağ Nuri (Togay), Hakim İsmet Can, Hakkı Yeten'le birlikte Beyoğlu'na çıktıklarında en önde daima Hakkı Kaptan olurdu. Beşiktaşlılık, büyüğe saygı, küçüğe sevgi spor ve vatan aşkıdır. Beşiktaş, bu konuda öncü kulüplerimizdendir." Orhan Ayhan sözlerini tamamladığında TBMM Başkanı Bülent Arınç'ı hatırladım. Bence pekçok spikerin Arınç'tan ders alması gerek, kekelemeden, geğirmeden meramını anlatan ender kişilerden. Bir dönemin en iyi güreşçilerinden, Federasyon Başkanlığı da yapan Fazlı Arınç'ın Sayın başkanla akrabalığı olduğunu sanıyorum, her ikisi de Manisalı. Sayın Bülent Arınç'a telefon açtım ama görüşmek, bu konuda doğruyu öğrenmek şimdilik mümkün olmadı. Gecede söz birara siyasete de geldi. Mehmet Diktaş: "Kasım ayında seçim yapılması kararını alanlar, AK Parti Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Kasımpaşalı olduğunu ve Kasım ayının O'na uğur getireceğini düşünemediler. İyi ki de düşünememişler" dedi. Beşiktaşlıların Çorlu'daki gecesine gittiğime hiç pişman olmadım. Aynı gece mutlu bir şekilde Beşiktaş ilçesindeki (Etiler) evime döndüm...

NOTLAR

Mehmet Diktaş'la birlikte tanıdığımız en büyük Beşiktaşlılardan biri Avukat Levent Erdoğan'dır. Ben, İttihat ve Terakki Fırkası'nın bir numaralı kurucusu Dr. İbrahim Temo'nun kızı Sena ile eşi Ferhat Bey'i de çok yakından tanıdım. Bayan Sena bana 'Bilgili'nin akrabaları' olduğunu söylemişti. Bunu duyduğumda "-Bilgili Beşiktaş'a başkan olacak" diye yazmıştım. Dediğim de çıktı. Niye yazdım? Çünki, Dr. Temo'nun lügatınde 'yenilgiye' yer yoktu. Serdar Bilgili, Asbaşkan Levent Erdoğan ve diğer yöneticiler, 100. yılda Siyah-beyazlı kulübü tahminlerin üstünde yerlere taşıyacaklar. Çorlu'dan Mehmet Diktaş da Beşiktaş için her zaman hazır ve nazır.

BASINDAN

Beynine çok yükleme yaptığından Murat Bardakçı yorgun düşmüş! Çoktandır 'ölçüsü raydan çıkan' Hürriyet'te tam sayfa yayınlanan yazısında diyor ki "-Osmanlı İmparatorluğu'nda Sadrazamlık yapan 2 Abdullah vardı." Bardakçı meslekdaşım, Abdullah Gül'ü, Osmanlı İmparatorluğu'nun mirasçısı olan Türkiye Cumhuriyeti'ndeki adı Abdullah olan üçüncü başbakan diye yazıyor. Yanlış. Osmanlı İmparatorluğu'nda Sadrazamlık makamında bulunan (4) Abdullah vardır ki, adlarını ve görev yaptıkları yılları sıralayayım: Abdullah Paşa (Muhsinzade): 5 Ağustos-19 Aralık 1737. Boynueğri Abdullah Paşa: 24 Ağustos 1747-2 Ocak 1752. Abdullah Naili Paşa: 19 Mayıs-24 Ağustos 1755. Abdullah (Hamdullah) Paşa (Bostancıbaşı): 10 Kasım 1822-10 Mart 1823.


4 Aralık 2002
Çarşamba
 
ALİ GÜMÜŞ


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan| Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED