|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Yüzyıllardır büyük bir coşkuyla okunan Süleyman Çelebi'nin mevlidi günümüzün de en sevilen eserlerinden. Ancak ne yazık ki bu eserin büyük kısmı uzunluğu sebebiyle asırlardır okunmuyor Süleyman Çelebi'nin Mevlid isimli eserini pek çoğumuz mevlüthanların okuduğu kısımlar kadariyle biliriz. Peygamber Efendimiz' (sav)in doğuşunun melekler tarafından annesi Amine'ye nasıl müjdelendiği, büyük bir coşku ve içtenlikle okunurken, yürekler kıpır kıpır olur. Mevlidde, veladet hadisesinin yanısıra, münâcaat (Allahü teâlâya yalvarma), risâlet (Peygamberliğin bildirilişi), mîrâc (Göklere çıkışı, Cennet'i ve Cehennem'i görmesi), rıhlet (Peygamberimizin vefâtı) ve duâ bölümleri de yer alıyor. Tüm bu bölümler okuyanı yüreğinden yakalayan ve kalplere Peygamber Efendimiz (sav) aşkını veren en veciz ifadelerle sunuluyor. Edebiyatımızın en güzel söz sanatlarına baş vurararak yapılan bu anlatımda kelimelerin mecâzî anlamlarında kullanılmaları duygu ve hayali şahlandırıyor ve sözün etkisini artırıyor. Bu kullanım sayesinde peygamber sevgisinin daha iyi kavranması sağlanıyor. Sözün etkisini arttırmak amacıyla ve çoğu kez heyecan sebebiyle, divan şiirinde geniş hayal gücünü de gösterebilmek için başvurulan sanatlarla, bazen durumun olduğundan büyük yada küçük gösterilmesi de söz konusu. Tüm bu söz sanatları mevlid içerisinde, nükteli ve zarif yerleştirildiğinden büyük bir sanat değeri taşıyor. O parmağını göğe kaldırdığı zaman ilâhi bir mucize olarak Ay iki parçaya ayrılır, ağaç dalını bir sahabiye verdiği zaman keskin bir kılıç olur, ellerini uzattığı zaman on parmağından sular akar. Ağaç dile gelir O'nun hak bir peygamber olduğunu söyler, dağlar, taşlar, ağaçlar ve hayvanlar O'nu tanır, selâm verir ve risaletini tasdik ederler. İşte Peygamber Efendimiz'in mucizeleri Mevlid'de, doğum, risalet ve mirac bölümlerinde birçok kez tekrar ediliyor. Nur idi başdan ayağa gövdesi
Ol mübarek başı üzre her zeman
Fiziksel güzelliklerin aktarılmasında da yine son derece zarif seçilen sözcükler kullanılıyor ve beyitlerde ifadenin en arı hali ile O anlatılıyor. Depreticek dudağın ol mahveş
Dokunicek saçına bad-ı saba
İnci dişleri şu'aından gece
Mevlid'de Mirac mucizesi ise çok daha derin ve sır dolu bir dille kaleme dökülmüş. Okuyanlara hayret veren bu beyitlerde, Hz. Peygamber' in göge yükselerek Allah'ın huzuruna kabul edilmesi tasvir ediliyor. Bilindiği gibi Mirac olayı hicretten bir yıl önce Receb ayının yirmi yedinci gecesi gerçeklesiyor. Bir çok hadiste ayrıntılı olarak anlatılan bu hadise mevlidde rıhletten sonra geliyor. Dinle gel mi'racın ol şahın ayan
Bu gece zahir olur esrar-ı Hak
Ol Habib'ime ilet binsin anı
Zemzem ile doldu kevn ile mekan
MİNİK YÜREKLER ALLAH'A YALVARIYOR Bu iki fotoğrafın çekildiği bölgeler arasında yaklaşık 10 bin kilometre mesafe var. Ancak kahramanlarının içinde bulunduğu şartlar açısından ise şaşılacak boyutlarda bir benzerlik sözkonusu. İlk kare, Batı Şeria'nın çilekeş kenti El Halil'de mübarek Kadir gecesi çekilmiş. Filistinli küçük kızlar El Halil'in büyük camilerinden birinde ülkelerindeki kanlı savaşın ve İsrail vahşetinin sona ermesi için Cenab-ı Hakk'a yakarmaktalar. Diğer kare ise, Endonezya'nın Benda Aceh eyaletindeki Beytürrahman Camii'nde görüntülenmiş. Endonezyalı küçükler, Kadir gecesi bölgelerine barışın gelmesi için dua eden anne ve babalarını dinliyorlar. Savaş birbirinden binlerce kilometre uzaktaki bu iki İslam toprağında da tüm şiddetiyle devam ederken, yaşanan vahşetten her zaman olduğu gibi en çok minik yürekler ürperiyor. SEVDA ALKAN
Behlül Dânâ'nın ateş araması Harun Reşid erkânı ile birlikte bir yere giderlerken telaşlı vaziyette kendilerine doğru gelmekte olan Behlül Dânâ ile karşılaşırlar. Atını durdurarak sorar: "Ya Behlül, nereden geliyorsun böyle telaşlı telaşlı" der. Behlül Dânâ'dan "Cehennemden geliyorum" diye beklenmedik bir cevap alan Halife şaşırır ve "Ne işin var cehennemde, niye gittin oraya" diye sorduğunda: "Ateş lâzım oldu, ateş almaya gitmiştim" cevabını alır. Peki "Nerede aldığın ateş, vermediler mi yoksa, niye elin boş" deyince Halifeye: "Bana ateş istediğimde, burada ateş bulunmaz, buraya herkes ateşini kendisi getirir, daha kıyamet kopmadı, hesaplar görülmedi, buraya gelecekler henüz gelmedi, onun için burada ateş yok, sen var git ateşi başka yerde ara dediler" der. DERLEYEN: İSMAİL ÖZGÜMÜŞ İFTARA NE HAZIRLAYALIM? Mercimek çorbası, Çiğ börek, Havuçlu ıspanak, Fırında makarma MERCİMEK ÇORBASI MALZEMELER: 1 su bardağı kırmızı mercimek, 2 çorba kaşığı un, 1 tatlı kaşığı kimyon, 1 tatlı kaşığı nane, 1 fincan sıvıyağ, yarım çorba kaşığı tereyağı, 4 diş sarımsak, tuz, 1 çay kaşığı kırmızıbiber. YAPILIŞI: Mercimek ayıklanıp, yıkanır. Tencereye mercimek ve 5 su bardağı su konup haşlanır. Mercimek hamur gibi oluncaya kadar pişirilir. Bir tavada yağ ile un kavrulup meyane yapılır. Kaynamakta olan çorbaya meyane katılarak karıştırılır. Sarımsağın kabuğu soyulup havanda tuz ile dövülüp çorbaya katılır. Tavada tereyağı kızdırılıp buna kimyon, kırmızıbiber ve nane katılarak karıştırılıp çorbanın üzerinde gezdirilir. RAMAZAN ETKİNLİKLERİ Sultanahmet'te Hacivat Karagöz oyunu sahnelenecek, Turgay Göktepe ve Mustafa Keser konser verecek. Esenler Gürses Düğün Salonu'nda, Arefe günü ve Ramazan'a veda adlı özel programa yerverilecek. Eyüp'te, sanatçıların katılımıyla veda gecesi düzenlenecek. Büyükçekmece Bel.Kervansaray'da Arefe günü programı düzenlenecek. Üsküdar iftar çadırında Arefe günü programı düzenlenecek.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Ramazan| Arşiv Bilişim| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |