T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Kamusal alanın mübarekleri "modacılar"

Bol boyalı (şık mı demeliyim yoksa?) gazetelerimizden birinde (15.12.2002) tam sayfa bir yazı yayınlandı. "Tesettürlü First Lady'ler manken olsaydı." Başlık yazının içeriğiyle doğrudan alakalı görünmüyor. Çünkü büyük boy fotoğraflı yazı Emine Erdoğan, Hayrinüsa Gül, Münevver Arınç ve Zeynep Babacan'ın fotoğraflarının altında, modacılardan alınan fetvalarla bitiyor. Ortada mankenlik bir durum yok.

AK Parti iktidarıyla kendi konumlarını başörtüsü yasağı dolayımından zaman zaman ombdusman; zaman zaman da laikçi kamunun moda kurallarının/kutsallarının ihlal edilmesini engellemek üzere görevlendirilmiş fetva makamı olarak görüşlerine müracaat edilen "mübarek kişiler" yani modacılar hükümlerini veriyor: "En şık Hayrinüsa Gül, en rüküş Münevver Arınç." Kırmızıyla renklendirilmiş bu ikinci manşetin altında First Lady'lerin giyimlerinin modanın kutsallarına uygunluğu tartışmaya açılıyor. Saçlarını salınarak dolaşamadıkları ve bu eylemlerini hem de cumhuriyetin 80. yılında yaptıkları için hepsine "O" veriyor kadın modacı. Başlarını bağladıkları için kamusal alanın "moda kutsiyetini" bozdukları, modacıların giy dediğini giymeyip giyme dediğini giymeye devam ettikleri, kendi tarzlarına sıkı sıkı yapıştıkları için kamusal alanın cehenneminde yakılmalı bütün başörtüler.

Modacılar konumlarından aldıkları "kutsiyete" ve tartışmasız kabul edilen "otoritelerine" güvenerek sıralıyorlar derecelerini. Sıralamalar satır arası hakaretler, satır sonu tavsiyelerle bitiyor.

"Kapanmış olmak için değil, elbisenin gereğiymiş gibi giyinin."

İzahı: Siz giyinmeyi beceremiyorsunuz. Sizi ben giydirmeliyim. Giyim günahlarınızdan kurtulmanız için benim yazdığım muskayı (pardon kıyafeti) taşımalısınız.

"Hepsine tavsiyem başındakileri çıkarıp atmaları. Saçlarını özgürce salmaları."

İzahı: Başınızda örtü olduğu sürece sizi ben bile kurtaramam. Önce benim gibi olmanız gerekiyor. Önce herkes "bana" benzemeli. Bana benzedikten sonra çuval giyseniz de şık olursunuz.

"Bunlar Batı'ya dönük giysiler değil. Kendilerinin yarattığı bir moda türü ve tarzları var. Ben buna tamamen yabancıyım. Bu yüzden sadece makyajlarını ve eşarplarını değerlendirebilirim."

İzahı: Durumlarını değerlendiremem. Bunlar benim dinimden değil.

Şimdi dindar biri çıkıp Firs Lady'lerin kıyafetlerini İslam'a uygunluk açısından değerlendirmeye kalksa ne olur? Mesela o da sıralamasını şıklık-rüküşlük üzerinden değil de tesettüre uygunluk noktasından değerlendirmeye kalksa... Ve düzenli olarak da sanatçılardan-artislere kamuoyunda isim sahibi olmuş kadınların ve erkeklerin giyimlerinden vücut dillerine kadar her şeyi İslami kriterlere göre değerlendirse ve bu değerlendirmeyi falana "9" filana "0" olarak sunsa... Sunamaz!

"Çünkü kamusal alan kutsallardan arındırılmış bir alandır. Hiç kimseyi doğrudan dini kriterlere göre yargılayamazsınız." Kamusal alan dini değerlerden arındırılırken ondan kalan boşluk yeni kutsallıklarla dolduruluyor.

Modacılar din adamlarından kalan boşluğu dolduruyor. Din adamlarından daha hoşgörüsüz olarak üstelik. Dini/ahlaki kriterlerin yerini modanın lokomotifliğinde tüketim kriterleri alıyor. İnsanların özellikle dindarların marka giydikleri ve dini emirlerden renk alan "giyim zevkini" bıraktıkları zaman "beğenilmeyi hak edecekleri" yargısı kazınıyor zihinlere. Böylece son yirmi yıldır dindarların (erkekler ve kadınlar) kendileri için değil "ötekiler" için giyindikleri bir süreçte tesettür, tesettür modasına evrilen bir yapı kazanıyor. Birbiriyle asla yan yana gelmeyecek olan iki kelime olarak "tesettür modası" her geçen gün, ikincisinin hakimiyetini ilan ederek birincisinin içini boşalttığı; kamusal alanda var olabilmek için modacıların emirlerine itaat edilen modaerkilliği kutsamış oluyor.


20 Aralık 2002
Cuma
 
FATMA K. BARBAROSOĞLU


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat| Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED